İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Ağustos 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031   

Takvim Takvim

En son konular
» Haccın Hikmetleri
Paz Ağus. 13, 2017 6:12 pm tarafından yağmur

» SADAKA ÖMRÜ UZATIR, BELAYI DEFEDER
Paz Ağus. 13, 2017 6:05 pm tarafından yağmur

» Eden Bulur.
Paz Ağus. 13, 2017 6:02 pm tarafından yağmur

» Bir Karga Hikayesi..
Paz Ağus. 13, 2017 5:59 pm tarafından yağmur

» Talep..
Paz Ağus. 13, 2017 5:56 pm tarafından yağmur

» Hac üzerine 🕋🥀♥
Paz Ağus. 13, 2017 11:21 am tarafından yağmur

» MEKKE-İ MÜKERREMEYE GETİRİLEN İLK SU: AYN-I ZÜBEYDE
Paz Ağus. 13, 2017 11:10 am tarafından yağmur

» Ana Babaya İyilik Hakkında Hikaye ve Hadis-i Şerifler♥
Paz Ağus. 13, 2017 7:43 am tarafından yağmur

» Bakalım cennete ilk önce kim varır. 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:31 am tarafından yağmur

» Ikilemeli konuşma 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:28 am tarafından yağmur

» Tabaktaki et :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:25 am tarafından yağmur

» İnşaallah :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:22 am tarafından yağmur

» Kurban ve Bilmemiz Gerekenler
Paz Ağus. 13, 2017 7:20 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN|❀ܓ|
Paz Haz. 25, 2017 3:47 am tarafından yağmur

» Ya Bardak Ya Göl...
Cuma Haz. 23, 2017 4:25 pm tarafından yağmur

» Elveda Ey Şehri Ramazan
Cuma Haz. 23, 2017 4:22 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Giderken
Cuma Haz. 23, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Bayramı
Cuma Haz. 23, 2017 4:19 pm tarafından yağmur

» BAYRAMIN SÜNNET VE EDEPLERİ
Cuma Haz. 23, 2017 4:18 pm tarafından yağmur

»  Ramazan nüktesi :)
Ptsi Haz. 05, 2017 12:09 pm tarafından yağmur

» Yurdum İnsanı
Ptsi Haz. 05, 2017 12:04 pm tarafından yağmur

» Ne Zaman Uyanır?
Ptsi Haz. 05, 2017 11:59 am tarafından yağmur

» Köpeğe su vermesi affına vesile oldu
Ptsi Haz. 05, 2017 11:52 am tarafından yağmur

» Her Koyunu Kendi Bacağından Asarlar.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:48 am tarafından yağmur

» Hikmetler.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:38 am tarafından yağmur

» Kalbe Dokunan Sözler...
Paz Mayıs 28, 2017 10:37 pm tarafından yağmur

» Kelebeğin Yüreği
Paz Mayıs 28, 2017 9:43 pm tarafından yağmur

» Acziyet
Paz Mayıs 28, 2017 9:38 pm tarafından yağmur

» Hastalık Üzerine
Paz Mayıs 28, 2017 9:35 pm tarafından yağmur

» Hayat Dediğin Nedir?
Paz Mayıs 28, 2017 9:27 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Muhammed (s.a.v.)
Perş. Mayıs 25, 2017 10:05 am tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Levlake
Perş. Mayıs 25, 2017 10:01 am tarafından yağmur

» Güneş Yüzlüm
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:21 am tarafından yağmur

» Süreyi Meryem Yasser Dossarİ
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:15 am tarafından yağmur

» سورة يوسف - وديع اليمني
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:12 am tarafından yağmur

» Saleh Alansari |Surat Al-Ĥijr
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:03 am tarafından yağmur

» Surat Al-Mulk Wadie Yamani
Çarş. Mayıs 10, 2017 9:51 am tarafından yağmur

» Berat kandiliniz mubarek olsun:
Çarş. Mayıs 10, 2017 9:28 am tarafından yağmur

» Berat Gecesi
Çarş. Mayıs 10, 2017 8:48 am tarafından yağmur

» Ya Rasulallah (SAV)
Paz Nis. 09, 2017 4:43 pm tarafından yağmur

» Ya RasulAllah
Paz Nis. 09, 2017 4:34 pm tarafından yağmur

» Cürmüm İle Geldim Sana - Affeyle Beni Ya Rabbi (c.c.)
Paz Nis. 09, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

» Kuranı Kerim Okuyan
Perş. Nis. 06, 2017 9:01 am tarafından yağmur

» Rasulallah efendimizin guzelliği
Perş. Nis. 06, 2017 8:49 am tarafından yağmur

» Ey Ümmetin Yetim Şehri!
C.tesi Nis. 01, 2017 5:54 pm tarafından yağmur

» SOSYAL VERÂSET
Ptsi Mart 20, 2017 10:45 am tarafından yağmur

» Kimi Dost'a Varır
Ptsi Mart 20, 2017 10:34 am tarafından yağmur

» من اجمل تلاوات جزء عم كامل وديع اليمني
Ptsi Mart 20, 2017 10:27 am tarafından yağmur

» Receb-i Şerif Ayında Kılınacak Namaz
Ptsi Mart 20, 2017 10:20 am tarafından yağmur

» Receb-i Şerif
Ptsi Mart 20, 2017 10:18 am tarafından yağmur

KUR’AN-I KERİM DİNLE

Mealli Kur'an Dinleyelim

Hadis-i Şerif

1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

************************
29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Istatistikler
Toplam 2056 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: ferace313

Kullanıcılarımız toplam 11764 mesaj attılar bunda 4549 konu

İçimizdeki Zehir: Haset

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

İçimizdeki Zehir: Haset

Mesaj tarafından şahmaran Bir Çarş. Haz. 23, 2010 8:26 pm






İçimizdeki Zehir:
-------------


Huzurun temelini çürüten, sosyal yapıya zarar veren, ilişkileri, iletişimi zedeleyen huyların, kötü duyguların temelinde kıskançlık ve haset duygusu vardır. Öte yandan, namus, mal, vatan gibi değerlerin korunmasına hizmet eden kıskançlık duygusu normaldir. İnsanın eşini, sevdiğini kıskanması normaldir; çünkü bu kıskançlığın temelinde sevgi vardır. Fakat temelinde başka duygu ve düşünceler oluşmaya başlarsa o zaman kıskançlık, ilişkileri temelden çürütmeye başlar.

İnsanların din, namus, vatan ile ilgili kıskançlıklarını kaybetmesi, manevi bir yok oluşun başlangıcıdır. Ancak bu tür yüksek değerlerin dışında kalan kıskançlıklar, içten yanan bir ateş gibi sahibini sinsice eritir. Kıskançlık duygusunun altında, kişinin kendine güvensizliği, topluma güvensizliği, ihmal edilmişlik, dışlanmışlık hisleri gibi duygular yatar.

Kıskançlık yapan insan, bu duygunun kendini mahvedeceğinin bilincinde dahi olmadan, dostuna da düşmanına da gelen nimetlerden rahatsızlık duyar. Kıskançlık ilk olarak kıskanana zarar verir. Kıskanılan kişi bu duygudan zarar görmez. Ancak kıskançlık yapan kişi ileri derecede bu duygunun esaretine düşerse, o zaman kıskandığı kişiye zarar verici davranışlarda bulunabilir.

Uzmanlar, kıskançlığın her insanda bulunan doğal bir duygusal davranış olduğunda hem fikirdirler. Önemli olan bu duygusal davranışı kontrol altına alabilmek ve aşırıya kaçmamaktır. Çünkü aşırıya kaçan bir kıskançlık, yaşam kalitesine ve kişinin psikolojik yapısına zarar verici etkiler doğuracaktır. Bazı görüşlere göre kıskançlık, bir güvensizliğin belirtisi, olgunlaşmamış, ham bir duygu veya ruhsal bir bozukluk olarak kabul görmüştür.

Hasid ve kıskanç tavırlı insanlar, psikolojik olarak da bedensel olarak da yorgun olurlar. Çünkü bu duygular insanın enerjisini tüketir, kişiyi yıpratır ve ruhsal hastalıklara sürükler. Haset ve kıskançlık duygusu, insanda bir zayıflık belirtisidir. Bu zayıflığın etkileri ise hayatının her anında, gerek kendisi üzerinde ahlak zayıflığı, iman ve inanç zayıflığı şeklinde, gerekse sosyal etki olarak ahlaksızca davranışlar, suç vs. şeklinde ortaya çıkar.

Hz. Mevlana Mesnevi’de kıskançlık ve haset hakkında şöyle yazmıştır:

“Yolda haset boğazına sarılmasın. Zira şeytan haset yüzünden reddolundu.” (Mesnevi, I. 445)

“Nefsin ve akranına haset etme. Zira haset, kötü işlerin en kötüsüdür. Kusur ve ayıbın mayası hasettir. Şüphesiz o her şeyde zehirlidir.” (Mesnevi, II: 812–813)

“Kıskançlık; bütün kusurların mayası, en kötü huydur.” (Mesnevi, II / 812-13)

Tasavvuf erbabına göre kıskançlık ve haset, kötü ve zararlı bir duygu olduğu için haram hükmündedir. Bilgisizlik ve açgözlülükle beslenir. En çok tanıdık ve akrabalar arasında görülür.

Kıskançlığın ve hasedin haram olmasının nedeni; kişinin, Allah’ın insanlar arasında yaptığı paylaşımı beğenmeme, kabullenmeme ve hikmetini kavrayamamasıdır. “Size bir kötülük dokunsa, ondan dolayı sevinirler” (Ali İmran Suresi/120) “Kitap sahiplerinin çoğu, gerçek kendilerine belli olduktan sonra, sırf içlerindeki hasetten dolayı sizi imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler.” (Bakara,109)

İslam Ahlakında Haset ve Kıskançlık

Tasavvuf erbabı alimler, haset ve kıskançlığı dört derecede değerlendirmişlerdir:

1.İnsan, haset ettiği kişide bulunan nimetin yok olmasını ister. Bu nimet kendi eline geçsin veya geçmesin önemsemez, yeter ki kıskanılan kişi o nimeti kaybetsin, zarara uğrasın. Kıskançlığın ve hasedin en tehlikelisi budur.

2.Kişi, haset ettiği kişinin sahip olduğu nimetin kendisine geçmesini ister. Amaç, o nimete sahip olmaktır.

3.Kişi, başka bir kişideki nimetin aynısını veya benzerinin kendisinde olmasını ister. Kendisi de sahip olamayacaksa, karşısındaki kişinin de sahip olmasını istemez.

4.Kişi, başka birinin sahip olduğu nimetin benzerinin kendisinde de olmasını ister. Ancak kıskandığı kişinin nimetinin yok olmasını istemez. Bunlardan sadece sonuncusu zararsızdır.

Kıskançlığın ve Hasedin Sebepleri

1. Düşmanlık: Birisine karşı beslenen düşmanlık sonucunda haset ve kıskançlık duyguları gelişir; bunun sonucunda kavga vb. çekişmeler ortaya çıkar.

2. Birisinin üstünlük taslamasına karşılık: Bir insanın başka bir insana karşı üstünlük taslaması ve diğer insanları küçük görmesi durumunda, buna karşı kıskançlık ve haset duyguları oluşabilir.

3. Amacına ulaşamama endişesi: Kişinin belirlediği hedeflere, amaçlara ulaşmasında karşındaki kişiyi rakip görmesinden dolayı kıskançlık oluşabilir.

4. Makam, mevki sevgisi ve liderlik arzusu: Bazı insanlardaki aşırı statü, makam, mevki, hükmetme hırsı, kıskançlığa ve haset duygulara sebep olabilir.

5. Kötü huyluluk ve cimrilik: Bazı kişiler gereksiz yere insanlardaki nimetleri kıskanarak Allah'ın nimetine karşı cimrilik ederek bu duygularının esiri olurlar.

Bu nedenlerle insanlarda; güzellikte, bilgide, düşüncede, malda, parada, makam-mevkide, şöhrette kendisinden daha üstün olan kişileri gördüklerinde ya da öyle olduklarına inandıklarında, kıskançlık duyguları oluşabilir.

Kuran-ı Kerim’de Kıskançlığın Yeri

Haset ve kıskançlık, Kuran-ı Kerim’de kınanmıştır. Çoğu insan için kıskançlık, ruhunda, zihninde hissettiği, davranışlarla dışa vurduğu bir duygudur. “…Nefisler, kıskançlığa ve bencil tutkulara hazır kılınmıştır. Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.” (Nîsa Suresi, 128)

Bazı insanlar, diğer insanların maddi ve manevi üstünlüklerini veya onların kendilerinin sahip olmadığı bir şeye sahip olmalarını kıskanırlar. Kişinin başarısı, zenginliği, güzelliği, ünü, makamı vs. kıskançlık sebebi olabilir. “Yoksa onlar, Allah’ın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar?...” (Nîsa Suresi, 54)

Allah, kıskanç insanın kötülüklerinden sakınılması gerektiğini Felak Suresi ile bildirerek uyarmıştır. Çünkü kıskançlık ve haset, insanı mutlak bir ahlaksızlığa düşürür. “De ki; ‘Sabahın Rabbine sığınırım. Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlık çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfüren kadınların şerrinden, haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden.”

İnsan nefsindeki tüm kötülükler gibi kıskançlık ve haset de arınılması, kontrol altına alınması gereken bir duygudur. Kuran-ı Kerim’de insanların kıskançlık, haset ve azgınlıkları nedeniyle anlaşmazlığa düştükleri, doğru yoldan saptıkları bildirilmiştir: “İnsanlar tek ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak Peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler hakkında aralarında hüküm vermek üzere hak kitaplar indirdi. Oysa kendilerine apaçık ayetler geldikten sonra birbirlerine karşı olan ‘azgınlık ve kıskançlıkları’ yüzünden anlaşmazlığa düşenler; o (kitap), verilenlerden başkası değildir. Böylece Allah, iman edenleri, hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe kendi izniyle eriştirdi. Allah kimi isterse onu doğru yola yöneltir.” (Bakara, 213)

Bu ayetler, insanın kıskançlığının sebep olabileceği zararların, davranışların boyutunun anlaşılması açısından çok önemlidir.

Hadis-i Şeriflerde Kıskançlık ve Haset Konusu

Kıskançtan ve hasetten, hadislerle mutlaka sakınılması gerektiği ve insanın kendini bundan koruması gerektiği belirtilmiştir.

"İki kişiye karşı haset caizdir: Birincisi o kimsedir ki, Allah kendisine Kuran-ı Kerim'i nasip etmiştir, o da onu, gece ve gündüz boyu ikame eder. İkincisi de o kimsedir ki, Allah ona mal vermiştir; o da gece ve gündüz (hak yolda) infak eder." (Buhârî, Fedâilu'l-Kur'ân 20, Tevlıid 45; Müslim, Mûsâfrin 266 (815); Tirmizî, Bir 24)

"Hasetten kaçının. Çünkü o, ateşin odunu veya kuru otu yiyip tükettiği gibi, bütün hayırları tüketir." (Ebu Dâvud, Edeb 52, 4903)

"Resûlullah (as) buyurdular ki: "Size eski ümmetlerin hastalığı sirayet etti: Bu, haset ve buğzdur. Bu kazıyıcıdır. Bilesiniz; kazıyıcı derken saçı kazır demiyorum. O dini kazıyıcıdır. Nefsimi kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl'e yemin ederim, sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Birbirinizi sevmeye yardımcı olacak şeyi haber vereyim mi: Aranızda selâmı yaygınlaştırın." (Tirmizî, Sıfatu'1-Kıyâme 57, 2512)

Hz. Aişe (ra) anlatıyor: "Resulullah (as) bir gece yanımdan çıkıp gitmişti. Hanımlarından birinin yanına gitmiş olabilir diye içime kıskançlık düştü. Geri gelince halimi anladı ve: "Kıskandın mı yoksa?" dedi. Ben de:
"Evet! Benim gibi biri senin gibi birini kıskanmaz da ne yapar?" dedim. Resulullah; "Sana yine şeytanın gelmiş olmalı" dedi. Ben: "Benimle şeytan mı var?" dedim. "Şeytanı olmayan kimse yoktur" dedi. "Seninle de var mı?" dedim. "Evet, Ancak ona karşı Allah bana yardımcı oldu da Müslüman oldu!" buyurdu." (Müslim, Münafikün 70, (2815); Nesai, İşretü'n-Nisa 4, (7, 72))

Yine Hz. Aişe (ra) anlatıyor: "Safiyye (ra) gibi güzel yemek yapanı görmedim. (Bir defasında) Resûlullah (as) benim odamda iken, Safiyye ona yemek yapıp (göndermişti). Çok şiddetli bir kıskançlık hissettim. Öyle ki beni bir titreme sardı. (Gidip) kabını kırdım, sonra da pişman oldum ve: "Ey Allah'ın Resûlü dedim, yaptığım bu hareketin kefâreti nedir?". "Tabağa aynıyla tabak, yemeğe misliyle yemek!" buyurdular." (Ebu Davud, Büyü 91, (3568); Nesai, İşretu'n-Nisa 4, (7, 71))

Kıskançlık ve Gıpta Farkı

Gıptayı, kişinin başka bir kişide bulunan nimetin, malın, başarının vs.nin yok olmasını arzulamadan, aynı nimetlerin kendisinde de olmasını arzu etmesi olarak açıklayabiliriz. Gıpta bir nevi imrenmedir; İslami açıdan bir sakıncası olmadığı gibi, kıskançlık ve haset de değildir. Kıskançlık ve hasette var olan, başkasının sahip olduğu iyi hallerin ve nimetlerin yok olmasını isteme gıptada yoktur.

Gıpta ile ilgili bir Hadis-i Şerifte de belirtildiği gibi “Mümin imrenir, münafık haset eder.” Hadis-i Şerifte de görüldüğü gibi kıskançlık ve gıpta farklı duygulardır.

Hz. Muhammed (sav), Allah'ın kendisine verdiği malı hak yolunda harcayan, Allah'ın verdiği ilimle amel eden ve bunu insanlara öğreten kişiye karşı hasetliğin olmadığını, tersine bunun gıpta ile karşılanması gerektiğini belirtmiştir. Bir başka hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır: "Bu ümmetin durumu şu dört kişiye benzer:

a) Allah, bir adama mal ve ilim verir. O da ilmiyle hareket eder.

b) Birine ilim verir, mal vermez. Bu yüzden o şöyle der: "Rabbim, şayet benim de filanın malı gibi malım olsaydı, onun gibi elbette iş yapardım.' Bu ikisi de sevap bakımından aynıdır.

c) Birine mal verir, ilim vermez. O da bu malı Allah'a isyan olan yerde harcar.

d) Birine de ne ilim, ne mal verilmiştir. Bu da kalkıp "Şayet benim de filanın malı gibi malım olsaydı kötü yolda harcadığı şekilde harcardım' der. Bunlar da günaha eşittirler" (İbn Mâce İlim,15; Ahmed b. Hanbel, II, 36).

Hadis-i Şerif'ten anlaşıldığı gibi tek nimete sahip insan, buna sahip olamayan insanın ona sırf hizmet için gıpta etmesinde bir sakınca yoktur. Yalnız kötülük yapma konusunda bu fiili işleyen kimseye imrenmenin günah olacağı açık bir şekilde anlaşılmaktadır.

Gıpta etmek, insanın başkalarının güzel hallerini, iyi yönlerini, başarılarını, çalışmalarını örnek alarak gayret göstermesine imkân sağladığı için güzel bir haslettir. Kıskançlık ve haset ise, insanın gelişmesini, kendini bulmasını engelleyen bir huydur. Nice fırsatlar, insanların ve toplumun hayrına kullanılamadan haset ve kıskançlık nedeniyle ziyan edilmiş veya kötü işlerde kullanılmıştır


kus kus kus kus kus kus kus kus kus kus kus kus
avatar
şahmaran
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
550 / 999550 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 302
<b>Puanı</b> Puanı : 377
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 31
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 17/03/10
<b>Yaş</b> Yaş : 53

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İçimizdeki Zehir: Haset

Mesaj tarafından İslamcokguzel Bir Perş. Haz. 24, 2010 8:55 am

Kıskançlık hastalığından kurtarsın Rabbim (c.c.)

Allah (c.c.) razı ol


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
avatar
İslamcokguzel

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 2657
<b>Puanı</b> Puanı : 2181
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 89
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 13/03/09

http://islamcokguzel.wordpress.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz