İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Similar topics
    Haziran 2017
    PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
       1234
    567891011
    12131415161718
    19202122232425
    2627282930  

    Takvim Takvim

    En son konular
    » |❀ܓ|RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN|❀ܓ|
    Dün 3:47 am tarafından yağmur

    » Ya Bardak Ya Göl...
    Cuma Haz. 23, 2017 4:25 pm tarafından yağmur

    » Elveda Ey Şehri Ramazan
    Cuma Haz. 23, 2017 4:22 pm tarafından yağmur

    » Ramazan-ı Şerif Giderken
    Cuma Haz. 23, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

    » Ramazan-ı Şerif Bayramı
    Cuma Haz. 23, 2017 4:19 pm tarafından yağmur

    » BAYRAMIN SÜNNET VE EDEPLERİ
    Cuma Haz. 23, 2017 4:18 pm tarafından yağmur

    »  Ramazan nüktesi :)
    Ptsi Haz. 05, 2017 12:09 pm tarafından yağmur

    » Yurdum İnsanı
    Ptsi Haz. 05, 2017 12:04 pm tarafından yağmur

    » Ne Zaman Uyanır?
    Ptsi Haz. 05, 2017 11:59 am tarafından yağmur

    » Köpeğe su vermesi affına vesile oldu
    Ptsi Haz. 05, 2017 11:52 am tarafından yağmur

    » Her Koyunu Kendi Bacağından Asarlar.
    Ptsi Haz. 05, 2017 11:48 am tarafından yağmur

    » Hikmetler.
    Ptsi Haz. 05, 2017 11:38 am tarafından yağmur

    » Kalbe Dokunan Sözler...
    Paz Mayıs 28, 2017 10:37 pm tarafından yağmur

    » Kelebeğin Yüreği
    Paz Mayıs 28, 2017 9:43 pm tarafından yağmur

    » Acziyet
    Paz Mayıs 28, 2017 9:38 pm tarafından yağmur

    » Hastalık Üzerine
    Paz Mayıs 28, 2017 9:35 pm tarafından yağmur

    » Hayat Dediğin Nedir?
    Paz Mayıs 28, 2017 9:27 pm tarafından yağmur

    » Hasan Dursun - Muhammed (s.a.v.)
    Perş. Mayıs 25, 2017 10:05 am tarafından yağmur

    » Hasan Dursun - Levlake
    Perş. Mayıs 25, 2017 10:01 am tarafından yağmur

    » Güneş Yüzlüm
    Çarş. Mayıs 10, 2017 10:21 am tarafından yağmur

    » Süreyi Meryem Yasser Dossarİ
    Çarş. Mayıs 10, 2017 10:15 am tarafından yağmur

    » سورة يوسف - وديع اليمني
    Çarş. Mayıs 10, 2017 10:12 am tarafından yağmur

    » Saleh Alansari |Surat Al-Ĥijr
    Çarş. Mayıs 10, 2017 10:03 am tarafından yağmur

    » Surat Al-Mulk Wadie Yamani
    Çarş. Mayıs 10, 2017 9:51 am tarafından yağmur

    » Berat kandiliniz mubarek olsun:
    Çarş. Mayıs 10, 2017 9:28 am tarafından yağmur

    » Berat Gecesi
    Çarş. Mayıs 10, 2017 8:48 am tarafından yağmur

    » Ya Rasulallah (SAV)
    Paz Nis. 09, 2017 4:43 pm tarafından yağmur

    » Ya RasulAllah
    Paz Nis. 09, 2017 4:34 pm tarafından yağmur

    » Cürmüm İle Geldim Sana - Affeyle Beni Ya Rabbi (c.c.)
    Paz Nis. 09, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

    » Kuranı Kerim Okuyan
    Perş. Nis. 06, 2017 9:01 am tarafından yağmur

    » Rasulallah efendimizin guzelliği
    Perş. Nis. 06, 2017 8:49 am tarafından yağmur

    » Ey Ümmetin Yetim Şehri!
    C.tesi Nis. 01, 2017 5:54 pm tarafından yağmur

    » SOSYAL VERÂSET
    Ptsi Mart 20, 2017 10:45 am tarafından yağmur

    » Kimi Dost'a Varır
    Ptsi Mart 20, 2017 10:34 am tarafından yağmur

    » من اجمل تلاوات جزء عم كامل وديع اليمني
    Ptsi Mart 20, 2017 10:27 am tarafından yağmur

    » Receb-i Şerif Ayında Kılınacak Namaz
    Ptsi Mart 20, 2017 10:20 am tarafından yağmur

    » Receb-i Şerif
    Ptsi Mart 20, 2017 10:18 am tarafından yağmur

    » Receb-i Şerif Ayı'nın İlk Cuma Gecesi
    Ptsi Mart 20, 2017 10:18 am tarafından yağmur

    » Üç Aylar ve Mübarek Geceler
    Ptsi Mart 20, 2017 10:14 am tarafından yağmur

    »  Bakara Süresi وديع اليمني
    Ptsi Mart 20, 2017 10:04 am tarafından yağmur

    » Subhânallâhi ve Bihamdihi Subhânallâhi’l-Azîm
    Paz Şub. 12, 2017 12:49 pm tarafından yağmur

    » Gidenlerden Umre Hatıraları
    Paz Ocak 15, 2017 3:17 pm tarafından yağmur

    » Bin Tane Canın Olsa
    Paz Ocak 15, 2017 3:09 pm tarafından yağmur

    » Medine’de Bir Gece
    Paz Ocak 15, 2017 2:52 pm tarafından yağmur

    » En Güzel Müziksiz İlahiler
    Paz Ara. 04, 2016 9:13 am tarafından yağmur

    » Hasan Dursun - Levlake
    Paz Ara. 04, 2016 8:54 am tarafından yağmur

    » Stres
    Paz Ara. 04, 2016 8:43 am tarafından yağmur

    » DÎNİN ve ŞAHSİYETİN TEMELİ
    Paz Ara. 04, 2016 8:26 am tarafından yağmur

    » Abdurrahman al ossi Müthiş Kıraat
    Cuma Kas. 25, 2016 7:22 pm tarafından yağmur

    » Wadi' Alyamani | Surat Ar-Rahman
    Cuma Kas. 25, 2016 7:17 pm tarafından yağmur

    KUR’AN-I KERİM DİNLE

    Mealli Kur'an Dinleyelim

    Hadis-i Şerif

    1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
    ************************
    2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
    ************************
    3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
    ************************
    4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
    **********************
    5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
    *************************
    6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
    ******************************
    7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
    ***************************
    8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
    *************************
    9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
    ***************************
    10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
    ****************************
    11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
    *************************
    12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
    ************************
    13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
    ***********************
    14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

    ************************
    15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
    ************************
    16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
    ************************
    17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
    ************************
    18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
    ************************
    19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
    ************************
    20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
    ************************
    21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
    ************************
    22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
    ************************
    23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
    ************************
    24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
    ************************
    25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
    ************************
    26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
    ************************
    27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
    ************************
    28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

    ************************
    29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
    ************************
    30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
    ************************
    31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
    ************************
    32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
    ************************
    33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
    ************************
    34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

    35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
    ************************
    36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
    ************************
    37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
    ************************
    38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
    ************************
    39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
    ************************
    40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

    Giriş yap

    Şifremi unuttum

    Arama
     
     

    Sonuç :
     


    Rechercher çıkıntı araştırma

    Istatistikler
    Toplam 2056 kayıtlı kullanıcımız var
    Son kaydolan kullanıcımız: ferace313

    Kullanıcılarımız toplam 11750 mesaj attılar bunda 4539 konu

    İSLAM VEİKTİSADİ NİZAM:

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

    İSLAM VEİKTİSADİ NİZAM:

    Mesaj tarafından şahmaran Bir Ptsi Mayıs 17, 2010 8:46 pm

    İslam Ve İktisadi Nizam :253: flowers :252: :251:

    İKTİSADİ FAALİYETLERDE İSLAMİ DAVRANIŞ TARZI

    Gerek kapitalizm ve gerekse sosyalizm; materyalist, maddeci bir dünya görüşe sahiptir. Bu dünyayı düzenleme tarzında birbirlerinden ayrlırlar. Fakat yola çıktıkları temel nokta aynıdır.

    Halbuki islam ekonomisinde, düşünülen insan Allahın emir ve nehylerine kitabı olan Kurana, peygamberimizin sünnetine, alimlerin müşterek kanaatlerine (icma-ı ümmet) ve büyük alimlerin ictihadları sonucunda tavsiye ettiklerine göre yaşayış ve davranışlarını düzenleyen insanlardır. Bu insan onların dediği gibi homo-economicus değil Kuranın tarifince "Allahın ipine sımsıkı sarılıp ayrılmaz."(3/103*109)

    Gerçi ferdin aslında menfaatini seven bir fıtratta yaratıldığı kabul edilmektedir. "Hakikat şu ki, o mal sevgisinde pek katıdır." (100/8) Menfaat ve tamah duygusunun, insanı tamahkarlığa, cimriliğe sevkettiği bilinir.(17/100, 4/128) Bu sebeble insanın iktisadi davranışları, yoğun bir meta-ekonomik baskı altında maceralara kanalize etmektedir. İslam iktisad teorisi ahlakidir. iktisadi hayatta serbest bırakır. Fakat onu fıtri ve nefsani duygularıyla oraya salmaz. Onu islami prensiplere, Allahın emirlerine binaen eğittikten sonra, iktisadi hayata salar ve serbest bırakır.

    Bu sebeble islami cemiyette, çocuğun rüşt çağına kadar, inançlarında serbest bırakılması söz konusu olamaz.

    Bu sebeble islam iktisad teorisi, fıtraten mevcut iktisadi kanunlarla, normatif islami prensiplerin birbiriyle imtizacından meydana gelmiştir.

    İstihsalde emek (say) ve teşebbüs

    İnsan davranışında dengeli olacaktır. Çünkü o homo- ekonomikus değil Allahın kuludur. İnsan rabbine: "bize dünyada da iyi bir nasib ver, ahrette de iyi bir nasib ver ve cehennem azabından koru" diyen ahret için hemen ölecekmiş gibi, dünya için ise hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışan insandır. "Bugünün işini yarına bırakma, aksi halde işleri ve hakları zayi etmiş olursun. Ecel, emelin önündedir. Ecele iş ve amel ile koş. Çünkü ecel geldikten sonra artık iş ve amel yoktur."
    Müslüman beşikten mezara kadar ilim tahsil eden ve kaabiliyetlerine göre iş seçen insandır çünkü "Allah katında en şerefliniz işinde en iy olanlarınızdır.(49/13)
    Mesleği işcilik ise, veya kendi başına çalışıyorsa, islami ahlakın şu prensiplerine uygun biçime hareket eder: a-Maişetini temin için fikri ve bedeni mesai sarfetmiş olmasından dolayı iftihar eder. b-"Yaptıklarınızdan elbet mesul olacaksınız","işçinin işi yaptığı vakit, güzel yapmasını Allah muhakkak ki sever." sözlerini bilerek çalışır c-Gelmiş geçmiş peygamberlerin hepsinin maişetini temin için bir meslek erbabı olduklarını bilir. d-peygamberimizin çalışanları verdiği müjdeleri bilir. e-Müslüman adam işinde şu prensiplerle çalışır: temzidir, görünüşü iyidir, geçimlidir, emir ve talimatları dinler, tezcanlıdır, işini sever, işini sonuna kadar yapar, süratli çalışır, temiz iş çıkarır, işbirliği yapar, tenkide açıktır, iş başında uygun şekilde hareket eder, düzenli bir iş sırası takib eder. alet-teçhizat, hammadde ve malzemelere gereken ihtimamı gösterir, alet ve motorlu teçhizatı uygun şekilde kullanır, verimli çalışma metodlarını uygular, sağlık ve emniyet tedbirlerine riayet eder. f-bütün çalışması sonucunda aldığı ücretten dolayı Allaha şükretmesini bilir; başkalarının kazancına göz dikip hased etmez, işverene kinle bakmaz. g-çalışmadığı zaman, iktisadi hayatın çeşitli risklerine maruz kaldığı zaman, devletçe kendisinin ve çoluk çocuğunun sosyal güvenliğinin sağlanacağını bilir.
    a-Eğer bu müslüman işveren ise, özel teşebbüs erbabı olup ziraat, ticaret, hizmet veya sanayi kesiminde çalışıyorsa, mülkiyet hakkının devletçe güvence altına alındığını bilir, kazandığı servetinin ehline miras kalacağından emin olarak, devletin iktisadi hayata müdahele etmeyeceği güveni içinde istikbale emniyetle bakar, geçimini helal yollarla temin etmenin şart olduğunu bilir. b-Fakat elde ettiği bu gelirin sırf çalışmasının sonucu olmayıp Allahın takdiriile tahakkuk ettiğine inanır.
    Mülkiyet hakkını istimalde bilhassa şu hususlara riayetle çalışır:

    Malını atıl tutmaz, faydalı olma amacıyla başkalarına zarar vermeden, yararlı alanlarda kullanır.
    Zekatını verir
    Malını helal yollardan kazanır
    Malının tükeminde ne israf ve ne de cimrilikte bulunur.
    İslamın miras hukukunu eksiksiz uygular.
    c-işçisini gözetir, kalbini hoşnut eder. Ücretini hakkı ölçüsünde, vaktinde öder. d-İşçinin iş yükünü makul şekilde düzenler. e-iş yaparken, hileden, spekülasyondan, vurguncu ve tekelci davranışlardan kaçınır. f-faizden kaçınır. g-Ayrıca Allah yolunda harcamada bulunur h-doğru sözlü, dürüst bir tüccarın peygamberlerle, sıddık ve şehitlerle birlikte olduğunu bilir.

    İstihsalden sağlanan gelir:

    Bir müslüman için 3 çeşit gelir vardır. Ücret, kar ve kira. Faiz alamaz. Bu gelirlerin sağlanmasında:

    Haram ve helal hudutlarına riayet eder. Helal peşinde koşar
    Kazancını mutlaka emek ya da risk unsurlarına dayandırır.
    Emek sarfetmeden ve riske katlanmadan sırf parasını kullanarak para kazanmasının mümkün olmadığını haram olduğunu bilir.
    İnsanlar arasında kazanç ve gelirde mutlak bir eşitlik olmayacağını kabul eder. Başkalarının gelirine göz dikmez.
    Baht oyunları, kumar v.s. gibi zahmetsiz ve kolay kazanç yollarına gitmez, bunların haram olduğunu bilir.
    Ticaretin helal olduğunu, fakat spekülaston ve karaborsacılığın haram olduğunu ve kim ihtikar yapacak olursa onun büyük bir günah işlemiş olduğunu bilir.
    İsraftan ve cimrilikten ve serveti yığmaktan yani iddihardan kaçınır.
    Servetini toplum aleyhine kullanmaz.
    Tüketim:

    Şimdi, islami prensiplere ve islami ahlaka göre hareket eden bu insanın en doğru şekilde davranışı nasıl olmalıdır?

    Önce mevcut ihtimalleri düşünelim: Bir insan;

    Önce ihtiyaçlarını tatmin için istihlake yönelir, tüketim harcamalarında bulunur.
    Geliri ihtiyacından fazla ise tasarrufta bulunur.
    Bu tasarruflarıyla kıymetli madenler slıp saklayabilir.(iddihar, kenz)
    borç verebilir
    yeni bir teşebbüse girişerek, bir şirket kurarak, tasarrufunu yeniden üretime tahsis edebilir, yatırım yapar.
    Acaba müslüman adamın tüketimle ilgili bu faaliyetlerini düzenleyecek islami faktörler nelerdir?

    Bir müslüman önce, tüketim harcamalarının münhasıran gelirin bir fonksiyonu olmadığı görüşünden hareket eder. İnsan gelirlerinin eşit olmadığını bilir, gelirin tüketimi sınırlayıcı rolü olduğunu da bilir, fakat, tüketim harcamalarını tayin eden tek faktörün iktisadi bir unsur olan gelirden olmadığını, istihlak alanının, ayrıca meta-ekonomik prensiplerle düzenlendiğini bilir.
    Müslümanın tüketimini engelleyen meta-ekonomik faktörle şunlardır: a-Müslümanın harcama sahaları islami meşruiyet çerçevesi ile sınırlandırılmıştır. Haram ve fuhşiyata mal sarfedemez. b-Lüks ve gösterişe olan masraflara da girişemez. c-İsraf şeklinde harcamalara yönelemez d-israfa gitmediği gibi mecbur kalmadıkça borç altına da girmeyecektir. Böylelikle de varlıklı yani geliri ihtiyacını aşan müslüman adamın tüketim harcamaları islami prensiplerle sınırlandırılmaktadır.
    Tasarruf:

    Müslümanın geliri giderini aşınca tasarrufa gidecek, mal ve parasını biriktirmeyi düşünecektir. Bu noktada da islamın iki prensibi önüne dikilecektir. Birincisi İddiharı men eden prensip. Çünkü allah altın ve gümüş biriktirip bunları allah yolunda sarfetmeyenleri kınamıştır.

    Müslüman ileride yatırımda bulunmak üzere, belirli bir süre bu yola gitmek isterse, islamın diğer bir prensibi yani vecibesiyle karşılaşacaktır. Çünkü atıl duran servetin yılda %2,5'i orannda bir kısmı zekat olarak ödenmesi gerektiğinden, atıl duran nakdi servet durduğu zaman eriyecektir.

    Şu halde akıllı bir müslüman, hem allahın emrine uymak, hem de menfaatini savunabilmek için nakdi servetini atıl tutmak istemeyecektir.

    Bu davranış tarzı islam cemiyetinde tasarrufların atıl şekilde kalmasını önleyecek, gelirin yeniden iktisadi hayata dönmesine yardım edecektir. Paranın tedavül ve süraatinin artışı, para miktarındaki artış gibi iktisadi hayatı canlandıracak ve üretimi artıracaktır.

    İkrazda bulunmak:

    Müslüman adam servetini atıl tutmak istemezken, geriye iki ijhtimal kalacaktır. Ya, bu gelirini iş yapan kimselere borç verebilir, veya kendisi iş yapıp, yatırıma yönelebilir.

    Şayet servetini, başka birine ikraz etmeyi düşünür ve bunu bir sosyal yardım şeklinde değil de iktisadi bir faaliyet olarak ifa etmek isterse, karşısına islamın en büyük duvarı çıkacaktır. O prensip: Emek sarfetmeden ve riske katlanmadan sırf parakarşılığında para kazanma yani Faiz yasağıdır. Faizi Allah yasaklamıştır (2/275-276) Şu halde böyle bir şekilde parasını işletme imkanı kalmayacaktır.

    Yatırım Yapmak:

    Bu durumda müslüman damın yapacağı rasyonel davranış nakdi servetini üretime tahsis etmek, yani yatırım yapmaktır. Çünkü başka yapacak makul bir şey ypktur.

    Yatırımla müslüman kişinin muhtemelen karı artacaktır; başarılı olduğu takdirde yeniden şirketler kuracak, fabrikalar inşa edecek, hisse senetleri satın alacak ve mutemadiyen faaliyetini genişletecektir. Bu adamın bu arada artan geliriyle hayat seviyesi de çevre şartların üstüne çıkmayacaktır. Aksi takdirde onun üretimiyle tüketimi arasındaki fonksiyonel bağıntı tamamen kopmuş olacaktır.

    Müslüman adamın yatırımlara yönelme zorunluluğu, yatırımlar, iktisadi kalkınmanın müşevvik unsurları olduğundan, iktisadi kalkınmayı hızlandıracak, müslüman adamın geliriyle birlikte milli gelir de artacaktır. Müslüman adama gelince, iktisadi başarının doruğuna yükselen müslüman adam, karşısında islamın çok çeşitli sosyal prensiplerini bulacaktır. Çünkü, Peygamberimiz Allahın sevmediği ve günahlarını affetmeyeceği ikinci insab tipi: "diğer insanlara olan mesuliyetlerinden bi-haber olandır."

    İslamın bu prensipleri müslümanı hayır sahasına yöneltir ve Allahın verdiği serveti Allah yolunda harcama eğilimini arttırır. Çünkü iyi bir müslüman, kazancının belirli bir nisbetini zekat olarak devlete veya fakirlere verdikten sonra da her müslümanın öbür müslümanların durumundan sorumlu olduğu bilincine varınca; "Allah faizi eksiltir, sadakaları bereketlendirir. mealindeki müjdesini hatırlar. Bu nokada kişinin ihtiyaçları doyum noktasındadır. Bu noktadan itibaren, ilave tüketim harcamalarının azalan fayda kanunun gereğince faydası süraatle azalacak, sıfıra inecek, hatta negatife dönüşebilecektir. Bu durum ise insanı bunalıma götürür, hayattan lezzet almaz bir noktaya getirir.

    Müslüman şahsiyet ise böyle bir noktaya gelmez. Çünkü ona israf ve lüks düşkünlüğü yasaklanmıştır. Bu minval üzere müslüman adam islami prensiplere göre hareket ettikçe rasyonel bir davranış olarak sosyal yardım cihetine yönelir.

    Müslüman kişi gelirini hayra sarfedince, fakirin nezdinde itibarı artmış olur. Sınıf mücadelesi ve nefreti, yerini insanları ahenk ve sevgiye bırakmış olur. Bu arada bu zengin müslüman, yardıma muhtaç insanlarla, dara düşmüş tüccarlarla, borç isteyen müslümanlarla karşılaşır.

    Karz-ı Hasen:

    Müslüman adam, hemcinslerine karşılıksız borç verir. (2/280)

    Karz-ı Hasen, menfaat düşünmeden, hayır için borç vermek, olduğundan müslüman adam kime borç verecektir. Tabiatıyle, ihtiyacı olan iyi bir müslüman adama...Böylece varlıklı müslüman adam cemiyette her yönüyle pirim yapacaktır. Müslüman adam şahıslara direk borç verebileceği gibi hayır kurumları vasıtasıyla da yapabilir. Mudarebe yoluyla islami bankalara para yatırıp, bu kanalla ihtiyacı olan müslümanlara kredi verilmesini mümkün kılar.

    Mudarebe prensibinde emekle sermaye bir işe ortak olarak girer ve ikraz edenin hem kara, hem de zarara ortak olması sağlanır. Emek-sermaye çatışmasını engelleyen bu sistemle: sınai ticari ve zirai teşebüslerin çeşitli üretim birliklerince mudarebe prensiplerine göre işletilmesi mümkün olur.(Kara iştirak sistemi)

    ÖZET

    İslam cemiyetinin iktisadi bünye itibarıyla dengeli bir yapı arzetmesi her şeyden evvel, bu müslüman adam tipinin yetiştirilmesine bağlıdır. Çünkü toplumun temelinde fertler vardır.

    Eğer iktisadi hayatta müslüman adam tipi hakim olur, fertler islam ahlakına göre davranışlarına ayarlarsa adamın eline geçen imkanları iş hayatında iyi değerlendirmesi, talebi meşru ve faydalı sahalara yöneltmesi, üretimi arttırması, işte verimi çoğaltması, artan tasarrufu faydalı yatırımlara yatırması, ve ya başka müteşebbislere devamlı bedava sermaye olarak ikrazda bulunması, devletin vergi ve zekatını tam olarak ödemesi, servetini Allah yolunda sosyal yardımlara harcaması neticesinde, böyle bir cemiyet modelinde sosyal adalet içinde iktisadi gelişme sağlanmış olur.


    :251: :252: 6300 gg g
    avatar
    şahmaran
    Özel Üye
    Özel Üye

    Aktiflik :
    550 / 999550 / 999

    <b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
    <b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 302
    <b>Puanı</b> Puanı : 377
    <b>Teşekkür</b> Teşekkür : 31
    <b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 17/03/10
    <b>Yaş</b> Yaş : 53

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

    - Similar topics

     
    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz