İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Kasım 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   

Takvim Takvim

En son konular
» Medine-i Münevvere’de Ramazan’ı Yaşamak
C.tesi Kas. 04, 2017 11:57 am tarafından yağmur

» EY KALEM! ESER SENİN DEĞİLDİR
C.tesi Kas. 04, 2017 11:45 am tarafından yağmur

» MESCİD-İ NEBEVÎ'DE TANIDIK BİR İMZA
C.tesi Kas. 04, 2017 11:37 am tarafından yağmur

» Medine-i Münevvere'ye Gidin / Dursun Ali Erzincanlı
C.tesi Kas. 04, 2017 11:27 am tarafından yağmur

» diken Tohumu
Paz Eyl. 17, 2017 12:15 pm tarafından yağmur

» Hakka Vuslat
Paz Eyl. 17, 2017 12:00 pm tarafından yağmur

» Kalpteki Nurun Sebebi
Paz Eyl. 17, 2017 11:49 am tarafından yağmur

» Sâlih Amelleri Yok Eden Belâ: HASET
Paz Eyl. 17, 2017 11:30 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|Kurban Bayramımız Mübarek Olsun|❀ܓ|
Cuma Eyl. 01, 2017 8:19 am tarafından yağmur

» Hac
Salı Ağus. 29, 2017 8:33 am tarafından yağmur

» Zilhicce Ayının On gününün Önemi
Paz Ağus. 27, 2017 3:54 am tarafından yağmur

» AH ŞU TATİL GÜNLERİ
C.tesi Ağus. 26, 2017 7:41 pm tarafından yağmur

» AMAN İSLAM'I BIRAKMAYIN!
C.tesi Ağus. 26, 2017 7:23 pm tarafından yağmur

» Zilhicce Ayı Orucu İle İlgili Hadis-i Şerifler
Salı Ağus. 22, 2017 4:45 am tarafından yağmur

» ZİLHİCCE AYININ İLK ON GÜNÜNDE YAPILMASI FAZİLETLİ AMELLER
Salı Ağus. 22, 2017 4:39 am tarafından yağmur

» Haccın Hikmetleri
Paz Ağus. 13, 2017 6:12 pm tarafından yağmur

» SADAKA ÖMRÜ UZATIR, BELAYI DEFEDER
Paz Ağus. 13, 2017 6:05 pm tarafından yağmur

» Eden Bulur.
Paz Ağus. 13, 2017 6:02 pm tarafından yağmur

» Bir Karga Hikayesi..
Paz Ağus. 13, 2017 5:59 pm tarafından yağmur

» Talep..
Paz Ağus. 13, 2017 5:56 pm tarafından yağmur

» Hac üzerine 🕋🥀♥
Paz Ağus. 13, 2017 11:21 am tarafından yağmur

» MEKKE-İ MÜKERREMEYE GETİRİLEN İLK SU: AYN-I ZÜBEYDE
Paz Ağus. 13, 2017 11:10 am tarafından yağmur

» Ana Babaya İyilik Hakkında Hikaye ve Hadis-i Şerifler♥
Paz Ağus. 13, 2017 7:43 am tarafından yağmur

» Bakalım cennete ilk önce kim varır. 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:31 am tarafından yağmur

» Ikilemeli konuşma 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:28 am tarafından yağmur

» Tabaktaki et :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:25 am tarafından yağmur

» İnşaallah :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:22 am tarafından yağmur

» Kurban ve Bilmemiz Gerekenler
Paz Ağus. 13, 2017 7:20 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN|❀ܓ|
Paz Haz. 25, 2017 3:47 am tarafından yağmur

» Ya Bardak Ya Göl...
Cuma Haz. 23, 2017 4:25 pm tarafından yağmur

» Elveda Ey Şehri Ramazan
Cuma Haz. 23, 2017 4:22 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Giderken
Cuma Haz. 23, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Bayramı
Cuma Haz. 23, 2017 4:19 pm tarafından yağmur

» BAYRAMIN SÜNNET VE EDEPLERİ
Cuma Haz. 23, 2017 4:18 pm tarafından yağmur

»  Ramazan nüktesi :)
Ptsi Haz. 05, 2017 12:09 pm tarafından yağmur

» Yurdum İnsanı
Ptsi Haz. 05, 2017 12:04 pm tarafından yağmur

» Ne Zaman Uyanır?
Ptsi Haz. 05, 2017 11:59 am tarafından yağmur

» Köpeğe su vermesi affına vesile oldu
Ptsi Haz. 05, 2017 11:52 am tarafından yağmur

» Her Koyunu Kendi Bacağından Asarlar.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:48 am tarafından yağmur

» Hikmetler.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:38 am tarafından yağmur

» Kalbe Dokunan Sözler...
Paz Mayıs 28, 2017 10:37 pm tarafından yağmur

» Kelebeğin Yüreği
Paz Mayıs 28, 2017 9:43 pm tarafından yağmur

» Acziyet
Paz Mayıs 28, 2017 9:38 pm tarafından yağmur

» Hastalık Üzerine
Paz Mayıs 28, 2017 9:35 pm tarafından yağmur

» Hayat Dediğin Nedir?
Paz Mayıs 28, 2017 9:27 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Muhammed (s.a.v.)
Perş. Mayıs 25, 2017 10:05 am tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Levlake
Perş. Mayıs 25, 2017 10:01 am tarafından yağmur

» Güneş Yüzlüm
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:21 am tarafından yağmur

» Süreyi Meryem Yasser Dossarİ
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:15 am tarafından yağmur

» سورة يوسف - وديع اليمني
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:12 am tarafından yağmur

KUR’AN-I KERİM DİNLE

Mealli Kur'an Dinleyelim

Hadis-i Şerif

1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

************************
29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Istatistikler
Toplam 2056 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: ferace313

Kullanıcılarımız toplam 11780 mesaj attılar bunda 4560 konu

Sûizan Hastalığı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Sûizan Hastalığı

Mesaj tarafından İslamcokguzel Bir Cuma Kas. 13, 2009 1:16 pm

SÛİZAN (SÛ-İZAN)

Kötü zann, fena tahmin, şüphe "Sû" "fenalık, kötülük" demektir.

"Sû-i hareket (kötü davranış)", "sûi ahlâk (kötü ahlâk)", "sû-i niyet (kötü niyet)" vb. gibi, "sû-izan" da, "kötü zan" anlamındadır. "Sû" kelimesi, verilen örnekler ve benzerlerinde, daima, "sıfat" anlamını ifade eder.

"Zan" kelimesi ise, "sanma; farz ve tahmin etme; ihtimâle göre hükmetme" demek olduğu gibi, "şek, şüphe, tereddüd, vehim, hayâl" gibi anlamlara da gelir.

"Sû-i zann"ın zıddı (karşıtı), "Hüsnüzan * (hüsn-i zan)"dır. "Hüsn", "güzellik, iyilik, hoşluk, olgunluk, mükemmellik" demektir. "Hüsn-i ahlâk (iyi - güzel ahlâk)", "hüsn-i hat (güzel yazı)", "hüsn-i niyet (iyi niyet)"... gibi, "hüsn-i zan"da, "iyi-güzel zan; bir kimse veyâ bir olayın iyiliği hakkında vicdânî kanâat" demektir.

Görüldüğü gibi, iki türlü "zan" vardır. Zan, "tahmin" ve "ihtimâl''e dayandığına göre, bu konuda alınacak tavır ne olmalıdır. Kur'ân ve Hadis, bu hususla ilgili davranışın nasıl olması gerektiğine açıklık getirmektedir: Kur'ân-ı Kerim'de: "Ey inanan (mü'min)ler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü bazı zan (vardır ki) günahtır... " buyurulmuştur (el-Hucurât, 49/12). Âyette, "zanların birçoğundan kaçınınız" denilmekte; sebep olarak da, "bazılarının günah olduğu ifade edilmektedir. Demek ki, zannın hepsi günah değildir; hattâ Allah'a ve mü'min (inanan)lere hüsn-i zanda bulunmak gereklidir. Nûr Süresi'nde: "Onu işittiğiniz vakit erkek mü'minlerle kadın mü'minlerin, kendi vicdanları (önünde) iyi bir zann'da bulunup da..." buyurulduğu gibi (en-Nûr, 24/12), bir Kudsî Hadis'de de:

"Ben, kulumun, bana zannı gibiyim " diye vârid olmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s) de: "Her biriniz, Allah'a, hüsnüzan ederek ölsün"buyurmuş ve bir başka hadisinde de: "Hüznüzan, imândandır" demiştir.

Keşşâf ve benzeri büyük Kur'ân müfessirleri, "doğruyu ve yanlışı, açık belirtileriyle seçmeden, iyice gözleyip düşünmeden zanda bulunulmamasını" önemle tavsiye etmekte, "açıkta bir sebebi ve doğru belirtisi bulunmayan zannın harâm olduğunu, kaçınılması gerektiğini" belirtmektedirler. İhtimal üzerine hüküm olan zanlar, gerçeğe uymadığından, başkasına bühtan ve iftira olacağından, zanda bulunanı vebâl altına sokacaktır.

Bütün bunlardan, zan konusunda çok dikkatli olmak gerektiği ve "Sû-i zann"ın ise, kesinlikle yasak olduğu, açıkça anlaşılmaktadır. Sû-i zann'ın harâm olmayanı, yalnızca fısk ve fucûr (günahkârlık) ile tanınan kimselere karşı yapılanıdır. Durumu kesin olarak bilinmeyen birine hüsnüzan gerekmese bile, Sû-i zan da câiz değildir.

Sû-i zan'dan kaynaklanan "tecessüs" hakkında da, daha önce verilen Hucurât Süresi'ndeki âyette, "tecessüs de etmeyin" buyurulmaktadır. Tecessüs, "Onun-bunun durumlarını araştırmak, eksik (kusur)lerini öğrenme isteği"dir. Allah tarafından yasaklanan bu davranışla ilgili olarak Hz. Peygamber (s.a.s)'de:

"Müslümanların eksiklerini, ayıplarını araştırmayın. Zira herkim müslümanların ayıplarını araştırırsa, Allah Teâlâ'da onun ayıb (kusur)ını tâkip eder, nihayet evinin içinde bile onu rezil ve rüsvây eder" buyurmuştur (Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'ân Dili, İstanbul 1960, VI, 4471-4473; Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihâli, İstanbul 1957, 633-634).


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
avatar
İslamcokguzel

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 2657
<b>Puanı</b> Puanı : 2181
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 89
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 13/03/09

http://islamcokguzel.wordpress.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sûizan Hastalığı

Mesaj tarafından İslamcokguzel Bir Cuma Kas. 13, 2009 1:19 pm

Su-i Zan Hastalığı
Hayatımızın her alanında bize rehberlik eden Kuran-ı Kerim sosyal hayatımızda, insan ilişkilerimizde bilerek veya bilmeyerek hataya düştüğümüz bir hastalık hususunda bizi uyarmış: su-i zan hastalığı. Evet, hastalık diyorum zira kalbimize virüs gibi yerleştiği zaman kurtulması zor bir müzmin hastalık haline dönüşüyor.
Yüce Mevla Kuran-ı Kerim’de ‘Ey inananlar! Zandan çok sakının. Zira zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli şeylerinizi araştırmayın, biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan iğrendiniz. O halde [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’tan korkun, şüphesiz [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.(Hucurat:12)
‘Onların Çoğu zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz zan, haktan bir şeyin yerini tutmaz.’ (Yunus:36)
Kuran-ı Kerim kesinkes su-i zanna kapılmaktan biz müminleri men ediyor, uzak durun, [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’tan korkun diyor. Bu virüsü taşıdığımız sürece mümin kardeşimizin etini yemiş olacağımızı ikazla, aman sakının uzak durun diyor. Peki ama bunca uyarıya rağmen, bizlere ne oluyor da ‘zandan çok sakının’ emr-i ilahisini dinlemiyor, kalbimiz hiç titremeden, vicdanlarımız hiç sızlamadan en yakınımızdan en uzağımızdaki mümin kardeşimize kadar pek çok kişi hakkında su-i zanda bulunuyor, gıybetini yapıyor, onu tanıyan veya tanımayan insanların o kardeşimiz hakkında yanlış intibalara kapılmasına sebebiyet veriyoruz? İçimizde ısrarla bu su-i zan virüsünü taşımamızın temelinde ne var öyleyse?
Temelinde kibir var, insanlara üstten bakma, kendini aşırı beğenme var. Psikolojik bir rahatsızlığın habercisi aslında su-i zan virüsü. Ben daha iyi bilirim, ben daha tecrübeliyim gibi ucub ve gurur kokan cümlelere dilini alıştıran mümin bir süre sonra bu sözlere öylesine inanıyor ki; kimseyi beğenmez oluyor.
Bu su-i zan virüsünün nasıl tedavi edileceğine gelince de, tedavisi gayet basit ve zahmetsiz: kalbimize, beynimize hüsn-i zan anti virüsü şırınga etmek, dilimizi de buna alıştırmak. Mümin bir kardeşim hakkında hep iyi sözler sarf edeceğim diye irademizi zorlamak.
İkinci olarak; Rasulullah Efendimizin (sav) çok değil bir-iki sözüne kulak vermek kafi ‘su-i zan’ dan uzaklaşmak için:
Bazı seferlerde ashabtan iki zatın yemeğini yapması için Rasulullah Efendimiz (sav), Selman Farisi’yi vazifelendirirdi. Bir gün Selman Farisi (ra) uyuya kaldığı için yemeği zamanında hazırlayamadı ve bu iki sahabe de Selman Farisi’yi Rasulullah’ın yemeğini hazırlayan Usame bin Zeyd’in yanına yemek alması için gönderdi. Selman Farisi (ra), Rasulullah (sav)’ ın evinde de yemek olmadığı için eli boş döndü ve bu iki sahabe Usame bin Zeyd’e su-i zanda bulunarak yemek olduğu halde vermedi gibi sözler sarf ettiler, Selman Farisi hakkında da ‘sulu kuyuya gitse susuz gelir’ dedi.
Sonra bu iki zat, Rasul-u Zişan’ın huzuruna gelince Rasulullah Efendimiz (sav) ‘bana ne oluyor da ağzınızda et parçası görüyorum’ dedi. Onlar da biz et yemedik deyince Rasulullah Efendimiz “Selman’ı ve Usame’yi gıybet ettiniz, bir kimse mümin kardeşinin gıybetini ederse etini yemiş gibi olur” dediler.
İbn Ömer (ra) rivayet ediyor. Rasulullah (sav) bir gün Kabe’yi tavaf ederken; ‘Ey Kabe! Sen ne güzelsin, kokun da ne hoştur! Sen ne ulusun, hürmetin de ne yücedir! Muhammed’in ruhunu elinde bulunduran Zat’a yemin ederim ki, bir müminin [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] katındaki hürmet ve kıymeti senin hürmetinden çok daha büyüktür. Mümin hakkında hayırdan başka zanda bulunmanın haramlığı da böyledir. Şüphesiz [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]-u Teala sende bir şeyi haram kıldı; seni haram bölgesi yaptı. Fakat müminin üç şeyini haram kıldı; malını, kanını ve şerefini… Bir de Mümin hakkında kötü zan beslemeyi yasakladı.’ (Ibn Mace)
Bir de madalyonun öbür yüzü var, ya biz su-i zanna maruz kaldıysak ne yapacağız? O zaman nasıl bir tavır içine gireceğiz? Sükuneti korumak, fevri bir çıkış yapmamak, tedbirli davranıp ileride pişman olacağımız sözler sarf etmemek lazım öncelikle. Ve şunu da unutmamak lazım ki; hakkında su-i zan yapılmayacak, iftiraya uğramaktan muaf tutulacak biri olsaydı bu iki cihan güneşi, efendiler efendisi Habibullah (sav) olurdu. Üçüncü olarak ta, dünya hayatımızda son nefesimize kadar imtihan olunacağımızı hatırdan çıkarmamak ve böyle bir durumla karşılaşırsak – ki nazargah-ı ilahi olan gönüllerin hiç pahasına yıkıldığı bir dünyada bu gibi durumlara hemen hergün rastlıyoruz- Ya İlahi! Her işte Faili Mutlak SEN’sin deyip O’ndan medet ummak. Dördüncü olarak ta; duyduğumuz bir sözün ya da haberin doğruluğunu araştırmak; zira bu konuda Cenab-ı Mevla :
“Ey iman edenler! Bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurat:6)
İkaz-ı ilahisiyle bizlere nasıl bir tavır içinde olmamız gerektiğini bildiriyor.
Velhasıl kelam; bu su-i zan hastalığından kurtulmak ya da böyle bir hastalığımız yoksa bile bu virüse karşı tedbir almak için hüsn-i zan etmeyi hayatımızda bir disiplin haline getirmeli , irademizi zorlayarak bu şuuru içimize yerleştirmeliyiz. Güzel düşündüğümüz ve güzel sözler sarf ettiğimiz zaman hayatımız daha da güzelleşecek, Rahman’a yürüdüğümüz bu yolda daha fazla mesafe katedeceğiz.
Su-i zan etmekten ve hakkımızda edilmesinden Rabbimize (c.c.) sığınıyoruz.
Allahummehfazna min şerri lisanina ve kulubina!




[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
avatar
İslamcokguzel

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 2657
<b>Puanı</b> Puanı : 2181
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 89
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 13/03/09

http://islamcokguzel.wordpress.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sûizan Hastalığı

Mesaj tarafından ~ turab ~ Bir Cuma Kas. 13, 2009 5:52 pm

Su-i zan etmekten ve hakkımızda edilmesinden Rabbimize (c.c.) sığınıyoruz.

Allahummehfazna min şerri lisanina ve kulubina!


amin..
Allah (c.c.) razı ol
avatar
~ turab ~

Aktiflik :
300 / 999300 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 55
<b>Puanı</b> Puanı : 15
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 3
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 02/11/09
<b>Nerden</b> Nerden : alm.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sûizan Hastalığı

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz