İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Kasım 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   

Takvim Takvim

En son konular
» Medine-i Münevvere’de Ramazan’ı Yaşamak
C.tesi Kas. 04, 2017 11:57 am tarafından yağmur

» EY KALEM! ESER SENİN DEĞİLDİR
C.tesi Kas. 04, 2017 11:45 am tarafından yağmur

» MESCİD-İ NEBEVÎ'DE TANIDIK BİR İMZA
C.tesi Kas. 04, 2017 11:37 am tarafından yağmur

» Medine-i Münevvere'ye Gidin / Dursun Ali Erzincanlı
C.tesi Kas. 04, 2017 11:27 am tarafından yağmur

» diken Tohumu
Paz Eyl. 17, 2017 12:15 pm tarafından yağmur

» Hakka Vuslat
Paz Eyl. 17, 2017 12:00 pm tarafından yağmur

» Kalpteki Nurun Sebebi
Paz Eyl. 17, 2017 11:49 am tarafından yağmur

» Sâlih Amelleri Yok Eden Belâ: HASET
Paz Eyl. 17, 2017 11:30 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|Kurban Bayramımız Mübarek Olsun|❀ܓ|
Cuma Eyl. 01, 2017 8:19 am tarafından yağmur

» Hac
Salı Ağus. 29, 2017 8:33 am tarafından yağmur

» Zilhicce Ayının On gününün Önemi
Paz Ağus. 27, 2017 3:54 am tarafından yağmur

» AH ŞU TATİL GÜNLERİ
C.tesi Ağus. 26, 2017 7:41 pm tarafından yağmur

» AMAN İSLAM'I BIRAKMAYIN!
C.tesi Ağus. 26, 2017 7:23 pm tarafından yağmur

» Zilhicce Ayı Orucu İle İlgili Hadis-i Şerifler
Salı Ağus. 22, 2017 4:45 am tarafından yağmur

» ZİLHİCCE AYININ İLK ON GÜNÜNDE YAPILMASI FAZİLETLİ AMELLER
Salı Ağus. 22, 2017 4:39 am tarafından yağmur

» Haccın Hikmetleri
Paz Ağus. 13, 2017 6:12 pm tarafından yağmur

» SADAKA ÖMRÜ UZATIR, BELAYI DEFEDER
Paz Ağus. 13, 2017 6:05 pm tarafından yağmur

» Eden Bulur.
Paz Ağus. 13, 2017 6:02 pm tarafından yağmur

» Bir Karga Hikayesi..
Paz Ağus. 13, 2017 5:59 pm tarafından yağmur

» Talep..
Paz Ağus. 13, 2017 5:56 pm tarafından yağmur

» Hac üzerine 🕋🥀♥
Paz Ağus. 13, 2017 11:21 am tarafından yağmur

» MEKKE-İ MÜKERREMEYE GETİRİLEN İLK SU: AYN-I ZÜBEYDE
Paz Ağus. 13, 2017 11:10 am tarafından yağmur

» Ana Babaya İyilik Hakkında Hikaye ve Hadis-i Şerifler♥
Paz Ağus. 13, 2017 7:43 am tarafından yağmur

» Bakalım cennete ilk önce kim varır. 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:31 am tarafından yağmur

» Ikilemeli konuşma 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:28 am tarafından yağmur

» Tabaktaki et :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:25 am tarafından yağmur

» İnşaallah :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:22 am tarafından yağmur

» Kurban ve Bilmemiz Gerekenler
Paz Ağus. 13, 2017 7:20 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN|❀ܓ|
Paz Haz. 25, 2017 3:47 am tarafından yağmur

» Ya Bardak Ya Göl...
Cuma Haz. 23, 2017 4:25 pm tarafından yağmur

» Elveda Ey Şehri Ramazan
Cuma Haz. 23, 2017 4:22 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Giderken
Cuma Haz. 23, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Bayramı
Cuma Haz. 23, 2017 4:19 pm tarafından yağmur

» BAYRAMIN SÜNNET VE EDEPLERİ
Cuma Haz. 23, 2017 4:18 pm tarafından yağmur

»  Ramazan nüktesi :)
Ptsi Haz. 05, 2017 12:09 pm tarafından yağmur

» Yurdum İnsanı
Ptsi Haz. 05, 2017 12:04 pm tarafından yağmur

» Ne Zaman Uyanır?
Ptsi Haz. 05, 2017 11:59 am tarafından yağmur

» Köpeğe su vermesi affına vesile oldu
Ptsi Haz. 05, 2017 11:52 am tarafından yağmur

» Her Koyunu Kendi Bacağından Asarlar.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:48 am tarafından yağmur

» Hikmetler.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:38 am tarafından yağmur

» Kalbe Dokunan Sözler...
Paz Mayıs 28, 2017 10:37 pm tarafından yağmur

» Kelebeğin Yüreği
Paz Mayıs 28, 2017 9:43 pm tarafından yağmur

» Acziyet
Paz Mayıs 28, 2017 9:38 pm tarafından yağmur

» Hastalık Üzerine
Paz Mayıs 28, 2017 9:35 pm tarafından yağmur

» Hayat Dediğin Nedir?
Paz Mayıs 28, 2017 9:27 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Muhammed (s.a.v.)
Perş. Mayıs 25, 2017 10:05 am tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Levlake
Perş. Mayıs 25, 2017 10:01 am tarafından yağmur

» Güneş Yüzlüm
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:21 am tarafından yağmur

» Süreyi Meryem Yasser Dossarİ
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:15 am tarafından yağmur

» سورة يوسف - وديع اليمني
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:12 am tarafından yağmur

KUR’AN-I KERİM DİNLE

Mealli Kur'an Dinleyelim

Hadis-i Şerif

1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

************************
29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Istatistikler
Toplam 2056 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: ferace313

Kullanıcılarımız toplam 11780 mesaj attılar bunda 4560 konu

Gidenlerden Umre Hatıraları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Gidenlerden Umre Hatıraları

Mesaj tarafından yağmur Bir Paz Ocak 15, 2017 3:02 pm

Gözlerim bir farklı bakıyordu bu sefer Kâbe’ye. Çünkü vakit AYRILIK vaktiydi. Son tavafımı, VEDA tavafımı yapıyordum. Son kez Hacerü’l-Esved’e selam veriyor, son kez dokunuyordum O’na. Ama bu bir “veda” değil, bir “başlangıç” olmalıydı. Rabbimin evine yaptığım ilk ziyaretti, veda olmamalıydı bu. Daha doyamamışken O’nun Cennet kokusuna, nasıl ayrılırdım buralardan? Yıllarca hasretini çektiğim bu diyardan nasıl ayrılırdım ben? Ama anladım ki, Kâbe’ye gitmekten zormuş O’na veda etmek. Bir kez olsun O’na bakarak namaz kılınca, bir kez olsun O’nun Cennet kokusunu içine çekince kolay kolay ayrılamıyormuş insan. Ama elimde olsa ayrılır mıydım O’ndan? Her dakika, her saniye hasretiyle yanıp tutuşacağım bu aşk diyarından ayrılabilir miydim? Ne kadar üzülsem de ne kadar ağlasam da gitmek zorundaydım.

Yüzüm Kâbe’ye dönük bir şekilde, gözlerimden süzülen yaşlarla, ağır adımlarla ayrılıyordum Rabbimin evinden. Öyle acıyordu ki kalbim, sanki bir parça kopuyordu yüreğimden. Son kez doyasıya baktım Kâbe’me. Gönlüm Kâbe’de gözlerim gerilerde kalmıştı artık.

Sadece bedenimi götürüyordum bu kutsal topraklardan. Ayrılmak için değil, en kısa zamanda buluşma arzusuyla gidiyordum buralardan.

Beytullah’ı tekrar tavaf edebilmek, Hacerü’l-Esved’e tekrar selam verebilmek, Kâbe’ye bakarak tekrar namaz kılabilmek, O’nun Cennet kokusunu tekrar içime çekebilmek, Safâ ile Merve’yi tekrar Sâ’y edebilmek ve ait olduğum yere, asıl EVİME tekrar kavuşabilmek duası ile ayrılıyorum.

Tek tesellim, buradan Rasûl’ün huzuruna gidecek oluşumuz…
avatar
yağmur
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3891
<b>Puanı</b> Puanı : 4284
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gidenlerden Umre Hatıraları

Mesaj tarafından yağmur Bir Paz Ocak 15, 2017 3:05 pm

Rasûlullah’ın kabrini ziyaret etmek, mescidinde namaz kılmak, O’nun ve ashabının yaşadığı yerleri görmek üzere Medine’ye -güller diyarına- doğru huzur dolu bir yolculuğa çıktık. Bir an bile düşünmeden Rasûl ile beraber hicret eden ashabın geçtiği yollardan geçebilmek, Efendimizin gözünün nurunun iliştiği yerleri görebilmek mutlu ediyordu yüreğimi.

“ Beni görmedikleri halde, bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim.” buyurarak ümmetine olan sevgisini asırlar öncesinden dile getiren Rasûl’e kavuşma ümidiyle yolculuk ederken Medine göründü uzaklardan.

Medine, gül kokulu şehir… Medine, Peygamber Efendimize ev sahipliği yapan güzel şehir…

ELHAMDÜLİLLAH! Medine’deyim…
avatar
yağmur
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3891
<b>Puanı</b> Puanı : 4284
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gidenlerden Umre Hatıraları

Mesaj tarafından yağmur Bir Paz Ocak 15, 2017 3:05 pm

RAVZA-İ MUTAHHARA

Rasûl’ün gül kokulu bahçesindeyim. Kapılar açıldı. Rasûl’ün Cennet mekânına yüreğimden taşan sevgiyle, koşar adımlarla ilerliyorum. Hani sahabiler Efendimizin adını duyduklarında kalpleri yerinden fırlayacakmış gibi hissederlerdi de elleriyle göğüslerine bastırırlardı ya, işte şu an bir nebze de olsa onların duygularını kalbimin derinliklerinde hissediyorum. Bu duygularla kalbim güvercin gibi titrerken beşerin en yücesinin yanına varıyorum. Varıyorum varmasına ama nasıl çıkarım Rasûl’ün karşısına? O’na layık bir ümmet olabildim mi ben? Bu utanç içerisinde ilk selamımı veriyorum gül yüzlü Peygamberime.

Es-salâtu ve’s-selâmu aleyke yâ Rasûlallah, es-salâtu ve’s-selâmu aleyke yâ habiballah, es-salâtu ve’s-selâmu aleyke rahmeten li’l- âlemîn…

Ardından gözlerimden akan yaşlar ile salâtlar, selamlar, dualar dökülüyor dudaklarımdan.

“ Allah’ım! Uğruna kâinatı yarattığın habibin Hz. Muhammed (s.a.s) hürmetine affeyle beni ya Rabbim. Sen affedicisin, affetmeyi seversin affeyle beni Allah’ım… ”

Daha sonra Peygamberimizin “Kabrimle minberim arası Cennet bahçelerinden bir bahçedir.” buyurduğu o cennet bahçesinde namazımı kılarak içim buruk bir şekilde ayrılıyorum Rasûl’ün huzurundan…”
avatar
yağmur
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3891
<b>Puanı</b> Puanı : 4284
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gidenlerden Umre Hatıraları

Mesaj tarafından yağmur Bir Paz Ocak 15, 2017 3:07 pm



Umidsiz Ağlardım Ravza Aşkıyla...
avatar
yağmur
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3891
<b>Puanı</b> Puanı : 4284
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gidenlerden Umre Hatıraları

Mesaj tarafından yağmur Bir Paz Ocak 15, 2017 3:11 pm

Sabah namazı vakti daha bir duyguluyum şimdi, daha bir hüzünlü…

O’ndan sabah namazını kıldıktan sonra ayrıldım ben, ne kadar ağlasak, ne kadar zorlansak da olmadı. Ayrılık vaktiydi çünkü gitmemiz gerekti… Mekke’de geçirdiğimiz her gün “Nasıl ayrılacağız buradan?” diye sorardık birbirimize, evet nasıl ayrılacağız buradan? Nasıl ayrılabiliriz aşk kokan diyardan? Nasıl ayrılabiliriz ibadet dünyasından? Nasıl ayrılabiliriz ki rüyalar ülkesinden? Ama zamanıydı işte, vakit gelmişti… Sabah namazı son namazımızdı orda, İmam Mahir’in arkasında… Ve son tavafımızı yapacaktık, ne kadar istemesek de veda tavafını. Veda mı? Hayır hayır. Veda değildi bu, sadece ayrılık. Ona tekrar kavuşabilmek için ayrılık, onun özlemini çekip, gözyaşı dökebilmek için ayrılık…



Son tavaf yapılacaktı… O’nun yanında son dönüşümdü artık, Hacerü’l-Esved’e verdiğim son selamımdı. Dönerken etrafa son bakışımdı, Senin yanında hissettiğim son duygulardı… Evet çok zordu, çok acı veriyordu. Vakit ayrılık vaktiydi… Son tavaf namazımı kıldım Makam-ı İbrahim’de. Kâbe’ye gözlerim değerek başladığım son namazımı… Ellerimi açtığımda Yüce Rabbime kelimeler kendiliğinden çıkıveriyordu dudaklarımdan, yaşlar kendiliğinden boşalıyordu gözlerimden. Allahım tekrar nasip et, Rabbim tekrar gelebilelim. Allahım lütfen… Allahım lütfen… İnanmak istemesek de ayrılıktı bu. Duamızı yapıp samimi bir “âmin” çektik yüreğimizden. Gitmemiz lazımdı artık. Gidiyorduk Kâbe’m, ayrılıyordum senden… O kadar çok alışmışken gidiyordum ben, gözlerim sana doyamazken gitmem gerekiyordu. Ama gidemiyordum. Alamıyordum gözlerimi senden, kapıdan çıkana dek dönüp dönüp baktım sana. Gitmek istemiyordum. Ama gidiyordum… Kapıya vardığımızda arkama baktım bir daha, son bakışımdı. Son kez dokundum gözlerimle sana. Son kez gözlerimle hissettim seni, tekrar sevdim, tekrar hayran kaldım güzelliğine…

Ayrıldım senden Kâbe’m, ama bu sadece ayrılık. Rabbim senin hasretini çekip, sana tekrar kavuşabilmek için ayırdı bizi. Ve biliyorum ki bir gün tekrar kavuşacağım sana, tekrar öpeceğim seni doya doya, hani şu bir türlü içime sığdıramadığım kokun var ya. Evet, işte o koku, onu bir gün tekrar içime sığdırmaya çalışacağım… Seni soluma alıp, tekrar tavaf yapacağım inşallah. Kana kana içeceğim zemzemi. Hicr-i İsmail’e gireceğim, Hacerü’-l Esved’e selam vereceğim…

Kim bilir ne zaman bitecek bu hasret? Rabbime yalvarıyorum her gün, istiyorum seni her duamda. Yakındır inşallah Kâbe’m, uzak olsa da önemli mi ki? Gözüm görmüyor ama gönlümdesin canım Kâbe’m. Gönlümün derinliklerine hapsettim seni, kalbimde saklıyorum… Ben her namazımda sana bakıyor, her gün belki binlerce tavaf ediyor, sana yüzlerce kez dokunuyorum. Kalbimde yaşıyor, kalbimde öpüyorum seni ben. Gözümden ırak olabilirsin ama gönlümden değil Kabe’m. Allah gönülden ırak eylemesin seni. Senin aşkınla gözyaşı dökebilmek hiç eksik olmasın benden. Sana tekrar kavuşacağım günü sabır ve dua ile bekliyorum…

Sözlerin Gözlerden Aktığı Yer

“Ey Mekke, sen Allah katında yeryüzünün en hayırlı ve bana en sevimli yerisin; eğer çıkmak zorunda bırakılmasaydım, senden ayrılmazdım.’’

Allah Rasulü’nün sözleri düşüyor damla damla yüreğime… O da senden ayrılırken çok zorlanmıştı… Seni asla terk etmek istememişti… Ama ayrılmak zorundaydı… Seni bırakıp gitmek onun da kalbini acıtmıştı… O’nun için de, vakit ayrılık vaktiydi…

O’nunla aynı duyguları paylaşmış olmak mutlu etti bir anda yüreğimi. Allah Rasulü’nü ve hiç düşünmeden hicret eden Rasûlullah Dostları’nı düşündüm. Zaman ve mekânlar aynı olmasa da anıları yüreğimizde taptazeydi. Bastığım bu yerlere onlar da basmıştı, sanki birazcık eğilsek ve yaklaşsak ayak izlerini görebilecek gibi hissediyorduk kendimizi…

Bu duygu gerçekten çok eşsizdi, bu duygunun tarifi olamazdı, bu duygu bambaşkaydı. O’nu görmeden seven milyonlarca insandan sadece biriydim ben… O’nu görmeyi çok isteyenlerden fakat göremeyenlerdendim. Yine de Rasûlullah’a olan sevgi, O’nu göremesek de çok güzeldi… O’nu bütün kalbimizle hissederek sevebilmek, sevgilerin en güzeliydi…

“Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim.” demişti Rasûlullah Efendimiz.

Biz O’nu görmeyi ne kadar istemişsek, İki Cihan Serveri de yüzyıllar öncesinden bize seslenmiş, ben de sizi görmeyi çok isterdim demişti… Şimdi tek umudumuz O’nun kardeşlerim dediği kişilerden olabilmek…

Bu düşüncelerle yolculuk yaparken Medine göründü uzaklardan. Medine; Peygamber’e (s.a.v) ev sahipliği yapan kutlu şehir… Medine, gül kokulu şehir… Medine, peygamberin her an hissedilebileceği nurlu şehir…

Ve Ravza-i Mutahhara… Allah Rasülü’nün cennet bahçesi… Bir an önce ziyaret etmek istiyor kalbim, O’nunla buluşacak olmak heyecanlandırıyor yüreğimi… Diğer yandan O’nun yüzüne nasıl bakacağım, diye düşünüyorum. O’nunla buluşmaya ne kadar hazırım ki? Bu buluşmayı gerçekten hak ediyor muyum? Sünnetlerine ne kadar özen gösteriyorum? Kendime sorduğum bu sorularla boynum bükülüyor, utanıyorum, kendimi çok aciz hissediyorum…

Adım adım yürüyorum, çok ama çok heyecanlıyım. Şimdi sözlerin gözlerden aktığı yerdeyim… İlk selamımı veriyorum yüreğim lime lime…

Es-salâtu ve’s-selâmu aleyke yâ Rasûlallah, es-salâtu ve’s-selâmu aleyke yâ habiballah, es-salâtu ve’s-selâmu aleyke rahmeten li’l- âlemîn…
avatar
yağmur
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3891
<b>Puanı</b> Puanı : 4284
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gidenlerden Umre Hatıraları

Mesaj tarafından yağmur Bir Paz Ocak 15, 2017 3:17 pm

Zamanın ve mekânın merkezi olan Mekke yolundayım. Hayatıma yön veren bu kutlu yolculuğun, içimdeki sevda kıvılcımlarını tutuşturmasına mani olamıyorum. Onu düşünürken derin hayallere dalıyorum. İhramın mahiyetini anlamaya çalışıyorum önce. Beyaz iki parça bezin insan üzerindeki etkisi ne olabilir ki diye soruyorum kendime. Ama sonra bunun bir terbiye olduğunu anlıyor ve teslimiyetle boynumu büküyorum. Üzerimize giydiğimiz ihram bir nevi bizi bu ibadete hazırlıyor. Dünyalıklarımızı terk edip yalnızca Rabbimize yönelmemizi sağlıyor. Bizi yaratan yine bizi, bizden çok düşünüyor.

Gönül iklimimin şimdiye kadar sakin olan limanında fırtınalar koparmaya gidiyorum. Uçağın içinde sabırsızlıkla o anı bekliyorum. Yıllar önce gördüğüm ve bir türlü unutamadığım, kalbimin en derin köşesinde saklı duran sevdama bir an önce kavuşmayı umuyorum.

Ey gönlümün sahibi Mekke! Evim, sırdaşım, can yoldaşımsın. Adım adım sana yaklaşıyorum. Tüm günün yorgunluğunu omuzlarımda hissetmeme rağmen sana yaklaştıkça huzur buluyorum. Etrafta yükselen sesler arasında seni arıyorum. Sıcak bir tebessümün ardından gelen sevinçte seni buluyorum. Sana yakınlaşıp avuçlarım arasından kayıp giden gözyaşlarımla seni selamlamak istiyorum. Artık sana çok yakınım. Cidde’nin tozlu yollarından, Mekke’nin sımsıcak kucağına gidiyorum. Teslimiyetin kanatları arasında Yaradanıma söylemekten en çok lezzet aldığım kelimeleri dile getiriyorum. “Lebbeyk allâhümme lebbeyk! Lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk!”

Mekke’nin yollarında hasret, bir tespih tanesi oluyor. Onu ağır ağır çekiyorum önce, sonra bir yumak olup düğümleniveriyor boğazımda. Ardından gözyaşlarım ıslatıyor kalemimi. Anlatmak istediğim duygularıma hâkim olamıyorum. Ve Kur’an’ı duygularıma tercüman kılıyorum. Mırıldandığım bir kaç ayet, beni onun indiği zamana götürüyor. Çekilen zahmetlerin nasıl meyve verdiğine şahit olmak heyecanlandırıyor beni. Sonra Hira’nın sessiz bekleyişleri geliyor aklıma. Ardından yükselen sesle arşı âlâ titriyor ve ilk ayet sessizliği bozup tüm dünyaya sesleniyor. Böylece İbrahim’in elinde şekillenen Kâbe bu dinin kalbi oluyor.

Sana çok yaklaştım. Artık aramda sadece adımlar var. Seni ilk gördüğümde edeceğim duanın planlarını kuruyorum zihnimde. Tüm bu hesaplar, ilk görüşte edilecek duanın makbul olunacağının müjdesi için. Tek gayem o müjdeye mazhar olabilmek…

İşte seni gördüğüm an…

Hemen duamı yapıyorum. Tüm benliğimle sana bağlandığım için seni yavaş yavaş içime işliyorum. Seni yaşadıkça anlıyor ve anladıkça da anlatmak istiyorum.

Rüzgârın hafif esintisiyle önce güzel kokun karşılıyor bizi. Sonra da tüm ihtişamınla kendin. Gözleri kamaştırıyorsun. Sana koşmak için sabırsızlanıyorum. Seni kıskananları o an anlıyorum. Çünkü sen o kadar güzel ve heybetlisin ki kapında bir gözyaşı damlası olmaya razı oluyorum. Ebrehe’nin duyguları geliyor aklıma. O da kıskanmıştı seni; güzelliğini, haşmetini, herkesin çevrende pervane oluşunu… Ama Allah, tek ve eşsiz olarak seni seçmişti bir kere. Ve sen Allah tarafından korunmaktaydın.

Ben sana Ebrehe’nin isyankâr tutumuyla değil de Abdulmuttalib’in teslimiyetiyle teslim oluyorum. Aklımı ve kalbimi avuçlarımın arasına alıp bir anlığına sadece seni düşünüyorum. Gözümün yaşını silecek bir müjde arıyorum ve sana baktıkça eriyor, eriyor, eriyorum.
avatar
yağmur
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3891
<b>Puanı</b> Puanı : 4284
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Gidenlerden Umre Hatıraları

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz