İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Mayıs 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    

Takvim Takvim

En son konular
» Hasan Dursun - Muhammed (s.a.v.)
Dün 10:05 am tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Levlake
Dün 10:01 am tarafından yağmur

» Güneş Yüzlüm
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:21 am tarafından yağmur

» Süreyi Meryem Yasser Dossarİ
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:15 am tarafından yağmur

» سورة يوسف - وديع اليمني
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:12 am tarafından yağmur

» Saleh Alansari |Surat Al-Ĥijr
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:03 am tarafından yağmur

» Surat Al-Mulk Wadie Yamani
Çarş. Mayıs 10, 2017 9:51 am tarafından yağmur

» Berat kandiliniz mubarek olsun:
Çarş. Mayıs 10, 2017 9:28 am tarafından yağmur

» Berat Gecesi
Çarş. Mayıs 10, 2017 8:48 am tarafından yağmur

» Ya Rasulallah (SAV)
Paz Nis. 09, 2017 4:43 pm tarafından yağmur

» Ya RasulAllah
Paz Nis. 09, 2017 4:34 pm tarafından yağmur

» Cürmüm İle Geldim Sana - Affeyle Beni Ya Rabbi (c.c.)
Paz Nis. 09, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

» Kuranı Kerim Okuyan
Perş. Nis. 06, 2017 9:01 am tarafından yağmur

» Kalbe Dokunan Sözler...
Perş. Nis. 06, 2017 9:00 am tarafından yağmur

» Rasulallah efendimizin guzelliği
Perş. Nis. 06, 2017 8:49 am tarafından yağmur

» Ey Ümmetin Yetim Şehri!
C.tesi Nis. 01, 2017 5:54 pm tarafından yağmur

» SOSYAL VERÂSET
Ptsi Mart 20, 2017 10:45 am tarafından yağmur

» Kimi Dost'a Varır
Ptsi Mart 20, 2017 10:34 am tarafından yağmur

» من اجمل تلاوات جزء عم كامل وديع اليمني
Ptsi Mart 20, 2017 10:27 am tarafından yağmur

» Receb-i Şerif Ayında Kılınacak Namaz
Ptsi Mart 20, 2017 10:20 am tarafından yağmur

» Receb-i Şerif
Ptsi Mart 20, 2017 10:18 am tarafından yağmur

» Receb-i Şerif Ayı'nın İlk Cuma Gecesi
Ptsi Mart 20, 2017 10:18 am tarafından yağmur

» Üç Aylar ve Mübarek Geceler
Ptsi Mart 20, 2017 10:14 am tarafından yağmur

»  Bakara Süresi وديع اليمني
Ptsi Mart 20, 2017 10:04 am tarafından yağmur

» Subhânallâhi ve Bihamdihi Subhânallâhi’l-Azîm
Paz Şub. 12, 2017 12:49 pm tarafından yağmur

» Gidenlerden Umre Hatıraları
Paz Ocak 15, 2017 3:17 pm tarafından yağmur

» Bin Tane Canın Olsa
Paz Ocak 15, 2017 3:09 pm tarafından yağmur

» Medine’de Bir Gece
Paz Ocak 15, 2017 2:52 pm tarafından yağmur

» En Güzel Müziksiz İlahiler
Paz Ara. 04, 2016 9:13 am tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Levlake
Paz Ara. 04, 2016 8:54 am tarafından yağmur

» Stres
Paz Ara. 04, 2016 8:43 am tarafından yağmur

» DÎNİN ve ŞAHSİYETİN TEMELİ
Paz Ara. 04, 2016 8:26 am tarafından yağmur

» Abdurrahman al ossi Müthiş Kıraat
Cuma Kas. 25, 2016 7:22 pm tarafından yağmur

» Wadi' Alyamani | Surat Ar-Rahman
Cuma Kas. 25, 2016 7:17 pm tarafından yağmur

» Medine i Münevvere de Zaman
Ptsi Kas. 21, 2016 6:09 pm tarafından yağmur

» His
Ptsi Kas. 21, 2016 5:59 pm tarafından yağmur

» Ümit
Ptsi Kas. 21, 2016 5:56 pm tarafından yağmur

» Siyahtır Kabe’nin Örtüsü...
Ptsi Kas. 21, 2016 5:30 pm tarafından yağmur

» Ender Tekin Gül Diyarı Medine
Çarş. Eyl. 28, 2016 3:59 pm tarafından yağmur

» Yeni Hicri Yılınız Mübarek Olsun
Çarş. Eyl. 28, 2016 3:46 pm tarafından yağmur

» Aşure Günümüz Mübarek Olsun
Çarş. Eyl. 28, 2016 3:44 pm tarafından yağmur

» MUHARREMİN BİRİ İLE ONU ARASINDAKİ NAMAZ
Çarş. Eyl. 28, 2016 3:40 pm tarafından yağmur

» Merhamet
Çarş. Eyl. 28, 2016 3:33 pm tarafından yağmur

» BUNU SAKIN KİMSEYE ANLATMA
Çarş. Eyl. 28, 2016 3:30 pm tarafından yağmur

» Neden Sıkılırız?
Çarş. Eyl. 28, 2016 3:18 pm tarafından yağmur

» Aklın ve Kalbin İhtiyacı: İlim ve Eğitim
Cuma Tem. 08, 2016 4:20 pm tarafından yağmur

» Hazret-i Peygamber’e Coşkun Sevgi
Cuma Tem. 08, 2016 4:16 pm tarafından yağmur

» ZULM İLE ÂBÂD OLUNMAZ
Cuma Tem. 08, 2016 4:12 pm tarafından yağmur

» SILA-İ RAHM NE DEMEKTİR?
Ptsi Nis. 25, 2016 7:54 pm tarafından yağmur

» Selmân-ı Fârisî r.a
Ptsi Nis. 25, 2016 7:48 pm tarafından yağmur

KUR’AN-I KERİM DİNLE

Mealli Kur'an Dinleyelim

Hadis-i Şerif

1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

************************
29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Istatistikler
Toplam 2056 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: ferace313

Kullanıcılarımız toplam 11729 mesaj attılar bunda 4528 konu

Medine’de Bir Gece

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Medine’de Bir Gece

Mesaj tarafından yağmur Bir Paz Ocak 15, 2017 2:52 pm

Şevval Tosun / 10. sınıf öğrencisi

Medine’ye geleli beş gün olmuştu. Seher vaktinde, Mescid-i Nebevi’de oturuyordum. Medine’yle ilgili en sevdiğim şeylerden biri de güneşin doğuşuydu. Güneşin doğuşunu izlerken “Burası İslam’ın güneşlerinin doğduğu yer tabii ki güneş böyle güzel doğacak.” diye düşünürdüm. İslam’ın güneşleri; bir zamanlar şu an oturduğum yerde oturmuş, Efendimiz (s.a.s) ile dolaşmış, kimi zaman hep birlikte gözyaşı dökmüş, kimi zaman gülüşleriyle Medine’ye can olmuşlardı.

Medine’de Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in mübarek kabrinin başındayım. Güneş doğmaya hazırlanırken, asırlar önce Medine’nin üzerine adeta bir güneş gibi doğan Bedr’in Arslanları’nı düşlüyorum. İslam’ın güneşi dediğim o Arslanlar’ı bir zamanlar mübarek ayaklarını bastıkları bu yerde, hiç görmeden özlüyorum.



Bir ses geliyor kulaklarıma, bir adam Kuran-ı Kerim okuyor, sabah namazından önce Medine’de. Ayetlerin sıcaklığı tek tek sarıyor bedenimi. O okudukça titriyor arş-ı âlâ. O okumaya devam ettikçe titriyor ruhum. Hayatımda hiç bu kadar güzel Kuran-ı Kerim okuyan birini görmemiştim diyorum kendi kendime. Oracıkta, o Kur’an-ı Kerim nidalarıyla teslim etmek istiyorum canımı Allah’a. Sonra, bir el hissediyorum omzumda. Dönüp bakıyorum, arkamda tertemiz, bembeyaz, nur yüzlü bir kadın duruyor.“Hz. Salim’dir o, Kuran-ı Kerim’in ehli Hz. Salim, onun kadar güzel okuyanını henüz görmedim.” diyor.

Sabah ezanı okunuyor Medine’de, Peygamber şehrinde. Yer gök rükuda, secdede adeta. “Allah-u Ekber” dedikçe müezzin; melekler iniyor gökyüzünden. “es-Salât-ü hayrun mine’n-nevm” dedikçe, çekirgeler bile uyanıyor uykularından. Çok güzel diyorum, çok güzel! Yanımdaki kadın “Bilal-i Habeşi’dir o” diyor. Bu isim bir anda titretiyor ruhumu. Bilal-i Habeşi… Allah Rasûlü vefat ettiğinde ezan okurken, adını anınca dizlerinin üstüne düşüp bayılan Bilal-i Habeşi.

Mescide doğru ilerliyoruz, artık bana eşlik ediyor, yol arkadaşım oluyor yanımdaki kadın. Saflar dolu, melekler eşlik ediyor cemaate. En öndeki imamlık eden kişiye takılıyor gözlerim. Hayran kalıyorum namaz kıldırışına. Yol arkadaşım dokunuyor omzuma “Hz. Ebubekir o” diyor. Kelimeler tekrar dökülüyor dudaklarımdan. Hz. Ebubekir, Allah Rasûlü’nün en sadık dostu. Namaz bitiyor.Cemaat yavaş yavaş karışıyor Medine sokaklarına. Küçük çocuklar görüyorum, toplanmış birini bekliyorlar, bekledikleri görünüyor karşıdan. Gülümseyerek selam veriyor etrafındakilere ve çocukların yanına geliyor, saçlarını okşuyor, oturuyor aralarına. Çocuklar pür dikkat dinliyor onu. Gözlerimi alamıyor hayranlıkla izliyorum. Yol arkadaşım, ne kadar etkilendiğimi anlamış olmalı ki “Mus’ab bin Umeyr’dir o”diyor. İrkiliyorum duyduğum isim karşısında. Mus’ab bin Umeyr! İslam’ın ilk öğretmeni… Tatlı dili sayesinde birçok insanın İslam’la şereflenmesine vesile olan, Allah Rasûlü’ne çok benzeyen o mübarek insan. Mus’ab bin Umeyr!

Daha ilerde bir kalabalık dikkatimi çekiyor, insanlar toplanmış, birini dinliyorlar. Konuşmacı o kadar heybetli ki, o kadar güzel konuşuyor ki, herkesin ne kadar çok etkilendiği gözlerinden okunuyor. Herkes coştukça coşuyor. Yol arkadaşım; “Hz.Ömer“ diyor. Duruyorum. Hz.Ömer! Adalet kokan Hz.Ömer! Mücadeleci Hz.Ömer! Davasını her şeyden üstün tutan Hz.Ömer! Saygıdan titreyerek geçiyorum yanlarından.

Cennetin hangi katında olduğumu merak ediyorum bir an. Ya da cennette miyim diye soruyorum kendime? Şu an yaşadığım her neyse rüya ya da hayal, tüm gerçekliğiyle yaşadığımı hissediyorum. Bu adını koyamadığım şeyin hiç bitmemesini diliyorum. Her şey o kadar güzel ki; Peygamber şehrinde yaptığım bu yolculukta her adımımda Ashab’dan birilerini bulurken Allah Rasûlü’ne biraz daha yaklaştığımı hissediyorum…

İki adam görüyorum; ikisi de adım attıkça hem yeryüzü hem gökyüzü titriyor… Bu iki arslanın kim olduğunu merak ediyorum. Yol arkadaşıma dönüyorum. Yaşlı olanı başıyla işaret ediyor: “Hz. Hamza” diyor ve diğerine dönüyor:”Hz. Ali”.Ne yapacağımı bilemiyorum. Allah’ın iki arslan’ı duruyor karşımda. Allah Rasûlü’nün en kıymetlileri. Allah’ım diyorum arslan kelimesi az kalır yanlarında!

İlerliyoruz Medine’nin sıcak esintisini çekiyorum içime. Peygamber havası soluyorum. Ashab-ı Kiram’ın havasını soluyorum. Ara sokaklardan birinde, kızıyla birlikte bir kadın geçiyor yanımızdan, selam veriyor bize. Onları biraz geride bıraktıktan sonra öğreniyorum kim olduklarını. “Hamne bint Cahş ve kızı Zeynep” diyor yol arkadaşım. Aman Allahım! Musab bin Umeyr’in biricik eşi ve güzeller güzeli kızı demek. Gözlerim ışıldıyor, kalbim heyecandan daha hızlı atıyor ve ona sahabe eşi olmanın ne kadar çok yakıştığını düşünüyorum.

Yürümeye devam ediyoruz. Medine’nin sıcağı yüzüme vuruyor. Birini görüyorum, sessizce Kur’an okuyor.Öyle bir duruşu var ki insan yanından geçerken bile nasıl yürüyeceğini şaşırıyor. Hz.Osman olduğunu öğreniyorum yol arkadaşımdan. Hz.Osman, kelimesi beynimin içine işliyor. “Allah Rasûlü’nün bile edebine hayran kaldığı Hz. Osman’ı merak ederdim.” diyorum. “O’nun edebi tüm halk tarafından büyük bir hayranlıkla karşılanır.” diyor yol arkadaşım.

Tam o sırada biri geçiyor yanımızdan. “Ammar“ diyor yol arkadaşım. Ammar! Bir cümle geçiyor beynimden “Cennet şu üç kişiye aşıktır; Ali, Ammar, Bilal” Cennetin aşık olduğu kişileri gördüm bugün, diye geçiriyorum içimden, daha kimleri göreceğimden habersiz.

Bahçesinde sular şırıldayan, güzel bir ev görüyoruz, susadığımı hissediyorum birden. Yol arkadaşım; “Ya Fâtıma” diye sesleniyor ilerideki hanıma. Nasıl yani Allah Rasulü’nün göz bebeği, kendinden bir parçası, biricik kızı Fâtıma mı karşımızda duran? Elim ayağım titriyor. “Bize su verebilir misin?” diyor yol arkadaşım; “Su” diye tekrarlıyor bir kez daha. “Elbette” diye içeri davet ediyor, su getiriyor bize. Allah Rasûlü’nün can parçası! Onun mübarek elinin doldurduğu suyun ne kadar tatlı olabileceğini düşünüyorum. Birden bu evde eşi Hz. Ali ve çocukları Hasan, Hüseyinle birlikte yaşadıklarını hatırlıyorum. Bambaşka bir heyecan kaplıyor yüreğimi. Saatlerdir yanımda olan, nereye gidersem oraya gelen, karşımıza çıkan her Sahabe’yi bana tanıtan yol arkadaşıma dönüyorum. “Peki ya siz, siz kimsiniz?”diyerek merakımı gidermeye çalışıyorum. Gülümsüyor, o gülümsedikçe kalbimin atış sesleri kulaklarımda yankılanıyor. “Ben, Âişe” diye cevap veriyor. İşte o an ne yapacağımı bilmiyorum…Utanıyorum…Âişe validemiz! Seher vaktinde omzuma dokunan o mübarek el! Peygamber Efendimizin kıymetlisi! Yol arkadaşım! Allah Rasûlü’nün Hümeyra’sı, Hz. Aişe’ymiş işte! O kadar zaman neden onunla sohbet etmediğimi, faziletinden, ahlakından, edebinden neden yararlanmadığımı düşündükçe utancımdan yerin dibine giriyorum.

Suyu getiriyor Hz.Fâtıma, elleri çekiyor dikkatimi, Efendimiz’in elleri kimbilir ne kadar güzeldir diyorum kendi kendime. Annem dediği Hz.Aişe’nin yanına oturuyor. O anda iki çocuk giriyor içeri.”Hasan, Hüseyin” diye kollarını açarak sesleniyor Hz. Âişe. Bir gün onlar da İslam’ın güneşleri olacak diyorum kendi kendime. Peygamber şehrinde, Peygamber’imin şehrinde O’na her adımda ne kadar yaklaştığımı düşünürken, nurlanıyor Hz. Ali’nin evi, nurlanıyor Medine, nurlanıyor dünya. Duruyor benim dünyam! Attığı her adımda inliyor yer gök. Gözyaşlarım süzülüyor göz pınarlarımdan, engel olamıyorum kendime.Gözlerim nurdan kamaşırken hıçkırıklarıma engel olamıyorum.O’nu görmemiş olmanın acısıyla sabahlara kadar ağlayan ben, bir kerecik görmek için secdelerde O’nu arayan ben şimdi gözyaşlarımı O’nun karşısında döküyorum.

“es-Salât-ü hayrun minen nevm” bir üşüme, hafif bir titreme hissiyle, gördüğüm rüyadan uyandım. Rüyamın gerçekliğine o kadar inanmıştım ki, Mescid-i Nebevi’de uyuyakaldığımı fark etmem biraz zamanımı aldı. Sabah namazı için abdestimi aldım ve cemaate karıştım. Uzun süre gördüğüm rüyanın etkisinden çıkamadım. Ravza’nın dışına çıktığımda güneş doğmuştu. Herkes birer birer Medine sokaklarına karışıyordu. Bense her adım attığımda Allah Rasûlü’nün izine basıyor, gördüğüm rüya için şükrediyordum.
avatar
yağmur
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3840
<b>Puanı</b> Puanı : 4213
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz