İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Aralık 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Takvim Takvim

En son konular
» Sedat Uçan Müsaden Var mı Ya Rasulallah Müziksiz
Çarş. Kas. 29, 2017 3:15 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Levlake
Çarş. Kas. 29, 2017 3:12 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun Kokusu Gelir Müziksiz
Çarş. Kas. 29, 2017 3:07 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun Bilal Gibi Müziksiz
Çarş. Kas. 29, 2017 3:03 pm tarafından yağmur

» Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz'in Mübarek Doğum Günü "MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN"
Çarş. Kas. 29, 2017 2:54 pm tarafından yağmur

» Referansım Allah celle celalühü
Çarş. Kas. 29, 2017 2:49 pm tarafından yağmur

» Medine-i Münevvere’de Ramazan’ı Yaşamak
C.tesi Kas. 04, 2017 11:57 am tarafından yağmur

» EY KALEM! ESER SENİN DEĞİLDİR
C.tesi Kas. 04, 2017 11:45 am tarafından yağmur

» MESCİD-İ NEBEVÎ'DE TANIDIK BİR İMZA
C.tesi Kas. 04, 2017 11:37 am tarafından yağmur

» Medine-i Münevvere'ye Gidin / Dursun Ali Erzincanlı
C.tesi Kas. 04, 2017 11:27 am tarafından yağmur

» diken Tohumu
Paz Eyl. 17, 2017 12:15 pm tarafından yağmur

» Hakka Vuslat
Paz Eyl. 17, 2017 12:00 pm tarafından yağmur

» Kalpteki Nurun Sebebi
Paz Eyl. 17, 2017 11:49 am tarafından yağmur

» Sâlih Amelleri Yok Eden Belâ: HASET
Paz Eyl. 17, 2017 11:30 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|Kurban Bayramımız Mübarek Olsun|❀ܓ|
Cuma Eyl. 01, 2017 8:19 am tarafından yağmur

» Hac
Salı Ağus. 29, 2017 8:33 am tarafından yağmur

» Zilhicce Ayının On gününün Önemi
Paz Ağus. 27, 2017 3:54 am tarafından yağmur

» AH ŞU TATİL GÜNLERİ
C.tesi Ağus. 26, 2017 7:41 pm tarafından yağmur

» AMAN İSLAM'I BIRAKMAYIN!
C.tesi Ağus. 26, 2017 7:23 pm tarafından yağmur

» Zilhicce Ayı Orucu İle İlgili Hadis-i Şerifler
Salı Ağus. 22, 2017 4:45 am tarafından yağmur

» ZİLHİCCE AYININ İLK ON GÜNÜNDE YAPILMASI FAZİLETLİ AMELLER
Salı Ağus. 22, 2017 4:39 am tarafından yağmur

» Haccın Hikmetleri
Paz Ağus. 13, 2017 6:12 pm tarafından yağmur

» SADAKA ÖMRÜ UZATIR, BELAYI DEFEDER
Paz Ağus. 13, 2017 6:05 pm tarafından yağmur

» Eden Bulur.
Paz Ağus. 13, 2017 6:02 pm tarafından yağmur

» Bir Karga Hikayesi..
Paz Ağus. 13, 2017 5:59 pm tarafından yağmur

» Talep..
Paz Ağus. 13, 2017 5:56 pm tarafından yağmur

» Hac üzerine 🕋🥀♥
Paz Ağus. 13, 2017 11:21 am tarafından yağmur

» MEKKE-İ MÜKERREMEYE GETİRİLEN İLK SU: AYN-I ZÜBEYDE
Paz Ağus. 13, 2017 11:10 am tarafından yağmur

» Ana Babaya İyilik Hakkında Hikaye ve Hadis-i Şerifler♥
Paz Ağus. 13, 2017 7:43 am tarafından yağmur

» Bakalım cennete ilk önce kim varır. 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:31 am tarafından yağmur

» Ikilemeli konuşma 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:28 am tarafından yağmur

» Tabaktaki et :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:25 am tarafından yağmur

» İnşaallah :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:22 am tarafından yağmur

» Kurban ve Bilmemiz Gerekenler
Paz Ağus. 13, 2017 7:20 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN|❀ܓ|
Paz Haz. 25, 2017 3:47 am tarafından yağmur

» Ya Bardak Ya Göl...
Cuma Haz. 23, 2017 4:25 pm tarafından yağmur

» Elveda Ey Şehri Ramazan
Cuma Haz. 23, 2017 4:22 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Giderken
Cuma Haz. 23, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Bayramı
Cuma Haz. 23, 2017 4:19 pm tarafından yağmur

» BAYRAMIN SÜNNET VE EDEPLERİ
Cuma Haz. 23, 2017 4:18 pm tarafından yağmur

»  Ramazan nüktesi :)
Ptsi Haz. 05, 2017 12:09 pm tarafından yağmur

» Yurdum İnsanı
Ptsi Haz. 05, 2017 12:04 pm tarafından yağmur

» Ne Zaman Uyanır?
Ptsi Haz. 05, 2017 11:59 am tarafından yağmur

» Köpeğe su vermesi affına vesile oldu
Ptsi Haz. 05, 2017 11:52 am tarafından yağmur

» Her Koyunu Kendi Bacağından Asarlar.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:48 am tarafından yağmur

» Hikmetler.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:38 am tarafından yağmur

» Kalbe Dokunan Sözler...
Paz Mayıs 28, 2017 10:37 pm tarafından yağmur

» Kelebeğin Yüreği
Paz Mayıs 28, 2017 9:43 pm tarafından yağmur

» Acziyet
Paz Mayıs 28, 2017 9:38 pm tarafından yağmur

» Hastalık Üzerine
Paz Mayıs 28, 2017 9:35 pm tarafından yağmur

KUR’AN-I KERİM DİNLE

Mealli Kur'an Dinleyelim

Hadis-i Şerif

1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

************************
29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Istatistikler
Toplam 2056 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: ferace313

Kullanıcılarımız toplam 11786 mesaj attılar bunda 4564 konu

Cebel-i Nûr ve Hira’nın Dili Olsaydı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Cebel-i Nûr ve Hira’nın Dili Olsaydı

Mesaj tarafından yağmur Bir Cuma Tem. 19, 2013 1:26 pm

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Rasûl-i Kibriyâ’nın (s.a.v) çok müstesnâ hatıralarının bulunduğu bir mübârek yer burası. Oraya çıkmanın en güzel yanı Efendimiz’i solumak ve O’nu düşünüp, manen beraber olmak. Çok dik ve yüksek olan bu tepeye her defasında nasıl çıktığına hayret ediyorsunuz.

Cenâb-ı Hak yeryüzünü dağlarla donatmış. Her dinde bazı dağlar ilgi görmüş. O dağı kıymetli yapan şey bir peygamber veya velinin teşrifi olmuş. Bu açıdan Nûr Dağı’na (Cebel-i Nûr) bakınca onun kıymeti, Rasûlüllah’a (s.a.v) ev sahipliği yapmasından geliyor.

Tasavvufta dağ genellikle nefsin sembolü olarak kullanılır. Nefs dağımızda kimleri ağırladığımız çok önemli. Mekânımızın şerefi oraya teşrif edenin üstünlüğü ile alâkalı. Mademki, Efendimiz’in teşrif ettiği dağ binlerce dağdan üstün, nefs dağını bir tezkiyeye tabi tutmalı, oradaki bütün kötüleri kovup, Rasûlüllah’ı ve dostlarını misâfir etmeli.

Hira mağarasından bakınca bütün şehir ayaklarınızın altında ve tam da Kâbe’nin karşısında konumlanmış. Burası çevresindeki diğer dağlardan daha dik ve yüksek. Çıkılması zor çıplak ve kaygan kayalardan meydana gelen sivri tepesiyle uzak mesafelerden dahi kolaylıkla farkediliyor. Peygamberimiz (s.a.v) otuz beş yaşından itibaren ilk vahiy gelinceye kadar, zaman zaman burada inzivaya çekilmiş. Bu yeni bir şey değil. Mekke’de eskiden beri hanîf dininden olanlar, hatta Efendimiz’in dedesi Abdulmuttalib de belirli aylarda burada inzivaya çekilirmiş.

İnsanlık tarihi boyunca diğer bölgelerde de bu tür yerler olageldi. Kahire’de Mukattam dağı, Suriye’de Lükâm dağı, Beyrut’ta Lübnan dağları, Filistin’de Beytülmakdis dağı, Sînâ çölünde Tûr dağı, âbid ve zâhidlerin inziva hayatı yaşadıkları meşhur yerler.

Nûr dağı bir başka hatırayı da bağrında saklıyor. Efendimiz, Tâif’e tebliğ için gittiğinde taşlanmıştı. Yeniden Mekke’ye girebilmek için himayesine sığınabileceği bir kimse bulması gerekiyordu. Bu iş tamamlanıncaya kadar, nübüvvetten önceki hatıralarının geçtiği Hira mağarasında beklemişti. Müşriklerin ileri gelenlerinden olan akrabası Mut’im, himaye teklifini kabul edince buradan ayrılmıştı.

Cebel-i Nûr ve Hira mağarasına ibretle bakınca bize bir çok mesajlar veriyor. Bu mekanda özellikle dört hususu hatırlamak gerekiyor.

1. Halvet

Efendimiz (s.a.v.) beş yıl bolunca zaman zaman Hira’da inzivâ hayatı yaşamıştır. Bunu tasavvuftaki halvete benzetenler olmuştur. Yani Hak ile olmak için hayatın belirli safhalarında halktan uzak kalmak. Bu konuda Rasûlüllah Efendimiz’in “tenhâ bir yerde Allah’ı zikredip gözü yaşaran kimsenin kıyamette arşın gölgesinde bulunacağı” müjdesini hatırlamalı. (Bkz. Buhârî, “Ezan”, 36)

İki türlü halvetten söz edilir. İlki bir şeyhin denetiminde 40 gün boyunca yalnız bir hücrede zikirle meşgul olmak. İkincisi ise kişide bir makam olarak bulunan halvet. Sırrın hak ile olması halidir bu. Birinci halvet ikinciyi elde etmek içindir. Bu sebeple olsa gerek ki, Nakşî yolun esaslarından biri “halvet der-encümen” olmuştur. İnsanlarla ilişkiyi kesmeden manen Hak ile birlikte olmak. Bu hale kavuşmak için kişinin geceleri inzivâya çekilip zikirle meşgul olması gerekmektedir. Evinde yalnız iken Hak ile ünsiyet edebilen, zamanla öyle bir hale kavuşacaktır ki, halk içinde iken de kalbi Hak ile olmaya devam edecektir.

Peygamberimiz’in inzivâ hayatı, bizim için en azından evimizin bir köşesinde zaman zaman inzivâya çekilerek “Allah’ı zikredip gözü yaşaran” kimselerden olma kıvamında gerçekleşmelidir.

2. Tefekkür

Rasûlüllah Efendimiz’in (s.a.v.) bu mekânda tefekküre daldığı haber veriliyor. Bizim de bundan kendimize bir pay çıkarmamız lazım. Rabbimiz “Göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin tefekkür edenleri” (Âl-i İmrân, 191) övmekte. Tefekkürle ilgili yüzlerce âyet var. Ve bizzat Kur’an üzerinde tefekküre davet ediliyoruz bir çok âyette. Hasılı kâinâtı, Kur’ân’ı ve insanı tefekkür etmemiz gerekiyor. Nerden geldik, ne yapıyoruz ve sonumuz ne olacak, hepsi bir tefekkür konusu ayrıca.

3. Nûr

Bu dağa Cebel-i Nûr denmesi, vahiy nurunun ilk burada doğması ile yorumlanmıştır. Aynı zamanda nûr-i Muhammedî ile de alakalandırılabilir. Mâide sûresinin 15. âyetinde bahsedilen “… Gerçekten size Allah’tan bir nur, apaçık bir kitap geldi.” âyetindeki “nûr” ile ilgili bazı müfessirler buradaki “nûr” ile kastedilenin Hz. Resûlüllah (s.a.v.) olduğunu belirtmişlerdir. Cenâb-ı Hakk Efendimizi “sirâcen münîrâ/ nûr saçan bir kandil” (Ahzâb, 33/46) olarak tavsif etmiştir. Sehl b. Abdullah et-Tüsterî hazretleri “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin” (Âl-i İmrân, 3/31) âyetini nûr-i Muhammedî ile bağlantılı bir şekilde izah ederek; “Peygamberlerin, melekûtun, dünyâ ve âhiretin nûru Rasûlüllah’ın nûrundandır. Kim hakîkî muhabbet istiyorsa ona uysun”der. (et-Tüsterî, Tefsîr, 156)

Buna göre nasıl ki bir dağ Efendimiz ile nurlanarak kendisine “Nûr Dağı” denmeyi haketmişse, nefs dağının karanlıklarından kurtarmak isteyen, nûr-i Muhammedî’den feyz alarak o nura garkolmalıdır.

4. İkrâ

Son olarak ilk vahyin âyetleri hatırlanmalıdır. “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı alaktan yaratmıştır. Oku! Kalemle (yazmayı) öğreten rabbin sonsuz kerem sahibidir. O, insana bilmediklerini öğretti.” (Alak, 1-5)

Cenâb-ı Hak daha önce okuma bilmeyen bir Nebî’ye, “oku!” buyurması ile birlikte ona, yazmadan okuyacak, okutacak ve yazdırtacak bir güç bahşetmiştir. Peygamber ve velîlerin “ümmîliğini” sıradan okuma yazma bilmeyenlerle karşıtırmamak gerekir. Çocukların bile birkaç haftada öğrendiği okuma işi, bir insanın en düşük seviyedeki okuma tarzıdır. Asıl önemli olan Hâlık’ın nazarıyla okuyabilmektir.

Neyi okuyacağımız belirtilmemiş. Okuyacakları­mızın başında indirilen vahiy geliyor. Kur’an’ı okumak. Hakkını vererek bir tilâvet, yani anlayarak ve üzerinde tefekkür ederek Rabbimiz’in mesajını yaşamak. Ardından birinci âyette “Yaratan” kelimesi, Rabbimizin yarattığı mahlûkâtı okumamız gerektiğini gösteriyor. Kâinât kitâbını okumalı, yaratılanlar üzerinde tefekkür ederek hakikate ermeli.

İkinci âyette ise insandan bahsediyor Allah Teâlâ. İnsanın yaratılışına dikkat çekerek, kokmuş bir sudan ne muazzam bir varlık inşâ ettiğini görmemizi istiyor. Yine acziyetimizi de hatırlamamız gerekiyor tabiiki. O zaman okumamız gereken bir diğer şey de kendimiz oluyor. Çünkü yaratılış amacımız olan Rabbimizi tanımak (mârifet) kendimizi tanımamızdan geçiyor.

Bütün bunlardan çıkan netice, insan Kur’an-ı okumalı ki o, tenzîlî âyetlerdir. Kâinâtı okumalı ki o, büyük tekvînî âyetlerdir. Yine kendini, insanı okumalı ki o, küçük tekvînî âyetlerdir. Böyle bir mârifet yolculuğunda ilme ihtiyaç var. Ve ilim sadece bir vasıta. Bunun için devamla “Kalemle yazma”nın öğretildiğinden bahsediliyor.

Cenâb-ı Hak öyle bir kerem sahibi ki, insan türlü okuma şekilleriyle okumaya çalıştığında onun öğretmeni kendisi oluyor ve her geçen gün bilmediği şeyleri ona öğretiyor. Böylece mârifette kemal bulan insan, kulluğun zirvesine çıkıyor.
Dr. Veysel Akkaya
Altınoluk Dergisi
avatar
yağmur
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3897
<b>Puanı</b> Puanı : 4290
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Cebel-i Nûr ve Hira’nın Dili Olsaydı

Mesaj tarafından İslamcokguzel Bir Salı Tem. 23, 2013 12:53 pm

 tşkk 


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
avatar
İslamcokguzel

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 2657
<b>Puanı</b> Puanı : 2181
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 89
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 13/03/09

http://islamcokguzel.wordpress.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz