Saat
Similar topics
Mayıs 2012
| Ptsi | Salı | Çarş. | Perş. | Cuma | C.tesi | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | |
| 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 |
| 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 |
| 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 |
| 28 | 29 | 30 | 31 |
En son konular
Hadis-i Şerif

Giriş yap
Kontrol Paneli
Bilgiler Seçenekler İmza Avatar |
Arkadaş ve Tanınmamış Üye listesi Grup |
| Gelen Kutusu ÖM Gönder |
| Gözlenmiş Konular |
Arama
Istatistikler
Toplam 1842 kayıtlı kullanıcımız varSon kaydolan kullanıcımız: sedat16
Kullanıcılarımız toplam 9941 mesaj attılar bunda 3731 konu
Mum Işığıyla Terbiye Olan Damat Efendi...
İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı :: •°¤*(¯`° İsLaM ÇoK GüZeL FoRuM °´¯)*¤°• S E R B E S T K Ö Ş E :: Kıssalar & Hikayeler
1 sayfadaki 1 sayfası • Paylaş •
Mum Işığıyla Terbiye Olan Damat Efendi...
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Mecmau’l-Enhur fi Şerhi Mülteka’l-Ebhur eserinin sahibi Muhammed b. Süleyman, “Damat Efendi” lakabıyla meşhur olmuştur. Çünkü, bu iffet âbidesi, talebelik döneminde bir gece yarısı, mum ışığı altında ders çalışmaktadır. İlmî mütâlaalara daldığı bir esnada kapısı çalınır.
O vakitte birinin gelmesinin hasıl ettiği hayret ve misafirin kimliği hakkındaki merakla hemen kapıyı açar. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktadır.
Misafir, yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısını çalmaya mecbur kaldığını söyler.
Genç talebe, misafirini geri çeviremez, onu gece karanlığına ve sokağın soğuğuna terk edemez, çaresizce kızı içeri alır. Ona oturup dinlenebileceğ i bir köşe gösterdikten sonra da sabaha kadar dersine çalışmaya devam eder. Utangaç ve gizli-saklı nazarlarla onu seyreden kızcağız, bu iffetli talebenin bir haline taaccüb eder; genç, arada bir parmağını önünde yanan mumun alevine tutmakta ve bir müddet öylece bekledikten sonra geri çekmektedir.
Gün ışıdıktan sonra genç kız oradan ayrılıp evine döner. Halkın yardımıyla yolunu bularak ulaştığı ev, Osmanlı vezirlerinden birinin sarayıdır; bu genç kız da, o vezirin kerimesidir. Saray halkı, ona geceyi nerede ve nasıl geçirdiğini merakla sorarlar. Genç kız başından geçenleri, gördüklerini ve hususiyle de kendisini misafir eden talebenin tuhaf halini bir bir anlatır.
Vezir, kızına yardım eden o genci sarayına davet eder ve niçin sabaha kadar elini yanan mumun üzerinde tuttuğunu ve elinin yanmasına sebep olduğunu sorar. Yusuf yüzlü genç, “Yolunu kaybettiği için kapımı çalan bir misafiri dışarıda bırakamazdım; bu sebeple onu kulübeme aldım. Şeytan beni kandırmaya yeltendiğinde, parmağımı ateşe tutarak, nefsime cehennem azabını hatırlattım ve böylece yanlış bir şey yapmaktan kurtuldum.”
Vezirin çok hoşuna giden ve teklifi kabul ederek o kızcağızla evlendikten sonra da “Damat Efendi” olarak anılagelen Muhammed b. Süleyman gibi bir hayat yaşayabilenlere ne mutlu.
Mecmau’l-Enhur fi Şerhi Mülteka’l-Ebhur eserinin sahibi Muhammed b. Süleyman, “Damat Efendi” lakabıyla meşhur olmuştur. Çünkü, bu iffet âbidesi, talebelik döneminde bir gece yarısı, mum ışığı altında ders çalışmaktadır. İlmî mütâlaalara daldığı bir esnada kapısı çalınır.
O vakitte birinin gelmesinin hasıl ettiği hayret ve misafirin kimliği hakkındaki merakla hemen kapıyı açar. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktadır.
Misafir, yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısını çalmaya mecbur kaldığını söyler.
Genç talebe, misafirini geri çeviremez, onu gece karanlığına ve sokağın soğuğuna terk edemez, çaresizce kızı içeri alır. Ona oturup dinlenebileceğ i bir köşe gösterdikten sonra da sabaha kadar dersine çalışmaya devam eder. Utangaç ve gizli-saklı nazarlarla onu seyreden kızcağız, bu iffetli talebenin bir haline taaccüb eder; genç, arada bir parmağını önünde yanan mumun alevine tutmakta ve bir müddet öylece bekledikten sonra geri çekmektedir.
Gün ışıdıktan sonra genç kız oradan ayrılıp evine döner. Halkın yardımıyla yolunu bularak ulaştığı ev, Osmanlı vezirlerinden birinin sarayıdır; bu genç kız da, o vezirin kerimesidir. Saray halkı, ona geceyi nerede ve nasıl geçirdiğini merakla sorarlar. Genç kız başından geçenleri, gördüklerini ve hususiyle de kendisini misafir eden talebenin tuhaf halini bir bir anlatır.
Vezir, kızına yardım eden o genci sarayına davet eder ve niçin sabaha kadar elini yanan mumun üzerinde tuttuğunu ve elinin yanmasına sebep olduğunu sorar. Yusuf yüzlü genç, “Yolunu kaybettiği için kapımı çalan bir misafiri dışarıda bırakamazdım; bu sebeple onu kulübeme aldım. Şeytan beni kandırmaya yeltendiğinde, parmağımı ateşe tutarak, nefsime cehennem azabını hatırlattım ve böylece yanlış bir şey yapmaktan kurtuldum.”
Vezirin çok hoşuna giden ve teklifi kabul ederek o kızcağızla evlendikten sonra da “Damat Efendi” olarak anılagelen Muhammed b. Süleyman gibi bir hayat yaşayabilenlere ne mutlu.

yağmur- Özel Üye

- Aktiflik:




Uyarı Seviyesi: 
Mesaj Sayısı: 2688
Puanı: 2927
Teşekkür: 71
Kayıt tarihi: 26/01/10
Similar topics» Gelin-Damat PSD photoshop
» Pişti olan ünlüler (yabancı ünlüler)
» İşte Jacop yada Edwardı Seçmemizin 12 Nedeni
» Sonu ''on'La biTen keLimeLer!!
» Elektronmikroskopta Bitki ve Hayvan Hücresi görünümleri;
» Pişti olan ünlüler (yabancı ünlüler)
» İşte Jacop yada Edwardı Seçmemizin 12 Nedeni
» Sonu ''on'La biTen keLimeLer!!
» Elektronmikroskopta Bitki ve Hayvan Hücresi görünümleri;
İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı :: •°¤*(¯`° İsLaM ÇoK GüZeL FoRuM °´¯)*¤°• S E R B E S T K Ö Ş E :: Kıssalar & Hikayeler
1 sayfadaki 1 sayfası
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz






































» Dua Yanmış Yüreklere Teselli
» ♥♥♥ Yâr’e söyle ♥♥♥
» Hac ve Umre Nasıl Yapılır?
» مـكة المكرمة 2006 - 1900 Mekke-i Mükerreme
» Hacc Hajj 1938
» 1938 Yılında Medine-i Münevvere المدينة المنورة
» Serdar Tuncer - Mihriban (Aşk)
» Serdar Tuncer'den "Fetih 1453" yorumu
» Mihrapta Peygamber-i Zîşan’ı gördüm
» Mevlâ görelim neyler; Neylerse güzel eyler
» Kervan Yola Çıkar
» Ey Kâbe
» Gel Ey Gurbet Diyarında Esir Olup Kalan İnsan
» Ağlasa Aşık Bela-yı Hicr İle Nalan Olup
» Ender Doğan - İncitme
» Muhammed Eddeb
» Kuran-ı Kerim'deki Secaventler (Duraklar)
» Şeytan gözlerinizden öpüyor mu?
» Eyvah Demeden Allah Diyelim
» İki Sevme Arası Bir İtaat....
» Duyduk Ama İtaat Ettik Mi?
» AŞKA EN ÇOK HÜZÜN YAKIŞIR
» Kaç nefes kaldı, ömürden geriye?
» RABBİM SANA YÖNELDİM
» BEN GÜZELE GÜZEL DEMEM, ALLAH (c.c) GÜZEL DEMEDİKÇE
» Her Kul Tevbe ve İstiğfar Etmeye Daima Muhtaçtır
» Muhakkak
» MEŞALEM SÖNMEYECEK
» MEDİNE NEYİ ÖZLÜYORUM
» Anneciğim
» Düşünmek yok mu?
» Ay Yüzlü
» Cuma Suresi - Kabe imamı Şeyh Mahir al-Mu'ayqali
» Cuma Duası
» O’nu Yâd Et...
» En iyi haslet nedir?
» Kalplerimizde mü’minlere karşı bir kin bırakma!..
» KIRIK KALPLER HÜRMETİNE…
» Şeyh Salah al-Budair
» Cennetteki Ayakkabı Tıkırtısı
» Şecaat yâ Rasûlallah!
» Gönül Deryamdaki İnci
» Cennetin Bâb-ı Nesîmi
» Ya Rasulallah, Ya Habiballah
» O Geliyor O, Ay Parçamız (s.a.v.)
» Ya RasulAllah (s.a.v.)
» Alemlere Rahmet Olan Ahmed Muhammed Mustafa (s.a.v.)
» Kimi Dost'a Varır
» Ey Göz Güzel Bak!