İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Ağustos 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031   

Takvim Takvim

En son konular
» Haccın Hikmetleri
Paz Ağus. 13, 2017 6:12 pm tarafından yağmur

» SADAKA ÖMRÜ UZATIR, BELAYI DEFEDER
Paz Ağus. 13, 2017 6:05 pm tarafından yağmur

» Eden Bulur.
Paz Ağus. 13, 2017 6:02 pm tarafından yağmur

» Bir Karga Hikayesi..
Paz Ağus. 13, 2017 5:59 pm tarafından yağmur

» Talep..
Paz Ağus. 13, 2017 5:56 pm tarafından yağmur

» Hac üzerine 🕋🥀♥
Paz Ağus. 13, 2017 11:21 am tarafından yağmur

» MEKKE-İ MÜKERREMEYE GETİRİLEN İLK SU: AYN-I ZÜBEYDE
Paz Ağus. 13, 2017 11:10 am tarafından yağmur

» Ana Babaya İyilik Hakkında Hikaye ve Hadis-i Şerifler♥
Paz Ağus. 13, 2017 7:43 am tarafından yağmur

» Bakalım cennete ilk önce kim varır. 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:31 am tarafından yağmur

» Ikilemeli konuşma 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:28 am tarafından yağmur

» Tabaktaki et :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:25 am tarafından yağmur

» İnşaallah :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:22 am tarafından yağmur

» Kurban ve Bilmemiz Gerekenler
Paz Ağus. 13, 2017 7:20 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN|❀ܓ|
Paz Haz. 25, 2017 3:47 am tarafından yağmur

» Ya Bardak Ya Göl...
Cuma Haz. 23, 2017 4:25 pm tarafından yağmur

» Elveda Ey Şehri Ramazan
Cuma Haz. 23, 2017 4:22 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Giderken
Cuma Haz. 23, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Bayramı
Cuma Haz. 23, 2017 4:19 pm tarafından yağmur

» BAYRAMIN SÜNNET VE EDEPLERİ
Cuma Haz. 23, 2017 4:18 pm tarafından yağmur

»  Ramazan nüktesi :)
Ptsi Haz. 05, 2017 12:09 pm tarafından yağmur

» Yurdum İnsanı
Ptsi Haz. 05, 2017 12:04 pm tarafından yağmur

» Ne Zaman Uyanır?
Ptsi Haz. 05, 2017 11:59 am tarafından yağmur

» Köpeğe su vermesi affına vesile oldu
Ptsi Haz. 05, 2017 11:52 am tarafından yağmur

» Her Koyunu Kendi Bacağından Asarlar.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:48 am tarafından yağmur

» Hikmetler.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:38 am tarafından yağmur

» Kalbe Dokunan Sözler...
Paz Mayıs 28, 2017 10:37 pm tarafından yağmur

» Kelebeğin Yüreği
Paz Mayıs 28, 2017 9:43 pm tarafından yağmur

» Acziyet
Paz Mayıs 28, 2017 9:38 pm tarafından yağmur

» Hastalık Üzerine
Paz Mayıs 28, 2017 9:35 pm tarafından yağmur

» Hayat Dediğin Nedir?
Paz Mayıs 28, 2017 9:27 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Muhammed (s.a.v.)
Perş. Mayıs 25, 2017 10:05 am tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Levlake
Perş. Mayıs 25, 2017 10:01 am tarafından yağmur

» Güneş Yüzlüm
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:21 am tarafından yağmur

» Süreyi Meryem Yasser Dossarİ
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:15 am tarafından yağmur

» سورة يوسف - وديع اليمني
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:12 am tarafından yağmur

» Saleh Alansari |Surat Al-Ĥijr
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:03 am tarafından yağmur

» Surat Al-Mulk Wadie Yamani
Çarş. Mayıs 10, 2017 9:51 am tarafından yağmur

» Berat kandiliniz mubarek olsun:
Çarş. Mayıs 10, 2017 9:28 am tarafından yağmur

» Berat Gecesi
Çarş. Mayıs 10, 2017 8:48 am tarafından yağmur

» Ya Rasulallah (SAV)
Paz Nis. 09, 2017 4:43 pm tarafından yağmur

» Ya RasulAllah
Paz Nis. 09, 2017 4:34 pm tarafından yağmur

» Cürmüm İle Geldim Sana - Affeyle Beni Ya Rabbi (c.c.)
Paz Nis. 09, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

» Kuranı Kerim Okuyan
Perş. Nis. 06, 2017 9:01 am tarafından yağmur

» Rasulallah efendimizin guzelliği
Perş. Nis. 06, 2017 8:49 am tarafından yağmur

» Ey Ümmetin Yetim Şehri!
C.tesi Nis. 01, 2017 5:54 pm tarafından yağmur

» SOSYAL VERÂSET
Ptsi Mart 20, 2017 10:45 am tarafından yağmur

» Kimi Dost'a Varır
Ptsi Mart 20, 2017 10:34 am tarafından yağmur

» من اجمل تلاوات جزء عم كامل وديع اليمني
Ptsi Mart 20, 2017 10:27 am tarafından yağmur

» Receb-i Şerif Ayında Kılınacak Namaz
Ptsi Mart 20, 2017 10:20 am tarafından yağmur

» Receb-i Şerif
Ptsi Mart 20, 2017 10:18 am tarafından yağmur

KUR’AN-I KERİM DİNLE

Mealli Kur'an Dinleyelim

Hadis-i Şerif

1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

************************
29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Istatistikler
Toplam 2056 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: ferace313

Kullanıcılarımız toplam 11764 mesaj attılar bunda 4549 konu

Güzeller Güzeli'nin Özellikleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Güzeller Güzeli'nin Özellikleri

Mesaj tarafından İslamcokguzel Bir Perş. Eyl. 03, 2009 9:10 am

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

O’nun yolunu terk eden yolsuzdur

Dünya tarihinin doğruluk timsali…
İnsanlığın ahlak abidesi...
Hayranlık verici her özelliği şahsında toplamış bir Güzeller Güzeli…


Sonsuz hamdolsun ki, bu insanüstü insanın, bu son ve en büyük Peygamber’in (sallallahu aleyhi vesellem) ümmeti olmak şerefine erdirildik. Haberimiz olmadan, irademiz ermeden, şuurumuz kavramadan ümmeti olarak seçildik ve böylece şereflerin en büyüğüne sahip kılındık.

Tabii ki bu harika nasip, aynı ölçüde sorumluluğumuzu da çoğalttı. Çünkü önümüzde O’nun izi var. Eskimemiş, pörsümemiş, 1400 senedir parıltısını yitirmemiş bir nebevi nur izi bu… Çünkü bütün peygamberleri özetleyip getirdiklerini en yüksek mükemmeliyete çıkarmıştı; onların ahlakına, kıyamete kadar geçerliliğini koruyacak bir tazelik kazandırmış, üstelik bu gerçeği yaşayarak göstermiş ve EN GÜZEL ÖRNEK olmuştu. En güzel örnek, en güzel yaşama yolunu da açmış ve insanlığa sunmuştu.

İşte, her yanıyla insana yakışan, yaraşan, akıl-kalp dengesini kurarak dünya-ahret mutluluğunun yolunu açan, bu insanca yaşama yolunun adı, Sünnet-i Seniye’dir.

Yolunu yitirmiş, yolsuzlaşmış bir dünyada böylesine bir yoldan haberdar olmak, ne demektir? Müslüman bu noktada çok sorumludur. Derdin devasını bilen, ama bildirmeyen bir doktor gibi… Yangından kaçıp kurtulmanın yolunu bilen, ama göstermeyen bir vicdan yoksunu gibi… Veya daha beteri… Bataklıkta çırpınan ve boğulmak üzere olan insanlara, elindeki halatı atıp kurtulmalarına vesile olmamak gibi…
Bu gerçekler, gerçekten yolunun yolcusu olmamızı, hatta o yolun üst düzey temsilcileri olmamızı gerektiriyor. Zira o yolu terk eden, yolsuz kaldı. O yolun ahlakından sapan, ahlaksızlaştı. Gerçekten de, “Yol O’nun, varlık O’nun, gerisi hep angarya” idi.


En son islamcokguzel tarafından Perş. Eyl. 03, 2009 9:31 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
avatar
İslamcokguzel

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 2657
<b>Puanı</b> Puanı : 2181
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 89
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 13/03/09

http://islamcokguzel.wordpress.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Güzeller Güzeli'nin Özellikleri

Mesaj tarafından İslamcokguzel Bir Perş. Eyl. 03, 2009 9:11 am

O’nsuz ahlak olmaz

Nurundan başka nur yoktu. Bulunmadığı yer karanlık ve bataklıktı. Bu sebeple, ahlak adına getirdikleri yeryüzünden çekildikçe, dünya Cehennemleşiyor.

O’nsuz ahlak olmuyor. Çünkü ahlakın özü olan doğruluk, dürüstlük, yalansızlık, çocuk yaşından itibaren, hayatıyla verdiği ilk derstir. Bu sebeple, ‘Muhammed’ül Emin’ oldu. Dostuna, düşmanına en güvenilir olduğunu kabul ettirdi. Sahabesi de, “Ellerinden ve dillerinden emin” olunan güzel insanlar olarak, yüceldiler, insanlığa muallim oldular.
Güvenilir oluşu

Bugünkü, ümmetinin temel derdi, o özelliklerden uzaklaşarak; güvenilmez olmaktır. Kurtuluş çaresi de aynı noktada bulunuyor. Güvenilir Muhammed’in (sallallahu aleyhi vesellem) güvenilir ümmeti olduğumuz gün, kurtuluş günümüz olacaktır.

Efendimiz, şakalarına bile yalan bulaştırmayan muhteşem bir dürüstlük abidesidir. Bu yüzden, O’na düşman olanlar bile güvendi, en kıymetli eşyalarını gönül rahatlığıyla emanet etti. Bu gün müslümana dostları güvenebiliyor mu? Bir başka deyişle, müslüman bankaya güvendiği kadar, birbirine güveniyor mu? Bu acı ve acıtıcı sorulara, tereddütsüz “Evet” diyebildiğimiz gün, Efendimize liyakat kazanmaya başlamışız demektir. Buyurur ki, “Müslüman, elinden ve dilinden emin olunan kimsedir. ”


Bu tavır, insan olan herkese, kim olursa olsun, saygı duymak demektir. Çünkü insan, varlıkların en şereflisi olarak yaratılmıştır. İnsanın hakkı aldatılmak değil, doğru davranılmaktır. Güzeller Güzeli, işte bunu başaran bir müstesna insandır. Bu sebeple de insanlığın şerefidir. Buna rağmen, “Emr olunduğun gibi dosdoğru ol!” (Hud; 112) emri gelince endişe etti. Bu emirle birlikte saçlarına ak düştü ve “Beni Hud Suresi ihtiyarlattı” buyurdu.

Doğruluğa yapışın!”

Sahabe Efendilerimiz de bu hassasiyetle titrediler. Dünyanın çeşitli yerlerine taşıdıkları doğrulukla, hidayetlere vesile oldular. Nebevi dürüstlüğün verdiği güçle, onların biri, bine, binlere bedel oldu. Yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevmekle, Allah inancı en yüksek ve en olgun seviyeye çıktı. Bu evrensel genişlik Efendimizce işlendi yüreklere. Buyurdu ki:

“Doğruluğa yapışın. Zira doğruluk iyilikle beraberdir. Doğruluk ve iyilik ise, Cennet’tedir. Yalandan kaçının. Zira yalan, günah ve kötülükle beraberdir. Kötülük ve yalancılık ise, Cehennem’dedir.”

“Tehlikeli olduğunu görseniz bile, gerçeği aramaktan, doğruya ulaşmaktan geri durmayın. Zira kurtuluş, sadece ve sadece doğruluktadır.”

“Doğru ve güvenilir tüccarlar, (kıyamet gününde) peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.”

Mümin kardeşini sevmek

“İman etmedikçe Cennet’e giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçekten iman etmiş olamazsınız.”

“Birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerine şefkat etmekte müminler, adeta tek bir vücut gibidirler. O vücuttan bir organ şikâyet ederse, uykusuzluk ve ateşle vücudun diğer organları da ona katılırlar.”

“Müminin mümine göre konumu, parçaları birbirini destekleyen bir tek bina gibidir.”

“Sizden biriniz, kendi nefsi için istediğini, mümin kardeşi için de istemedikçe, tam olarak iman etmiş sayılmaz.”

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni, hazırlayan komisyondan Fransız Hukukçu La Fayett, Efendimiz’in Veda Hutbesi’ni inceledikten sonra, şöyle demek zorunda kalır: “Ey Şanlı Arap, ne mutlu Sana! Adaletin ta kendisini bulmuşsun.”

Tabii ki, bulmuş, ya da icat etmiş değildi. Yaptıklarını Rabbi adına ve O’nun namına, O’nun kitabından alarak tatbikata koymuştu. Bütün başarısı, dürüst ve dümdüz bir Kur’an uygulayıcısı olmasındandı. Daha doğrusu, “O, yaşayan bir Kur’an’dı.”

Zira çağını mutluluk çağı haline getiren uygulamaları, insan akıl ve idrakinin çok ötesinde ve üstündeydi.


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
avatar
İslamcokguzel

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 2657
<b>Puanı</b> Puanı : 2181
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 89
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 13/03/09

http://islamcokguzel.wordpress.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Güzeller Güzeli'nin Özellikleri

Mesaj tarafından İslamcokguzel Bir Perş. Eyl. 03, 2009 9:12 am

Toplumu eğitti

Kanın, kinin, bâtılın ortalığı kasıp kavurduğu bir ortamda, müthiş bir eğitim atağı yaptı; akla istikamet, iradeye güç, ruha mutluluk sundu. Topluma, huzur içinde yaşamanın bütün dostluk ve kardeşlik düsturlarını candan benimsetti.

Öyle ki, sertliğin, acımasızlığın sembolü olan ve tek başına kendisini öldürmeye gelen Hattaboğlu Ömer’i bile teslim aldı, adalet timsali bir talebesi yaptı. Müminlerin Emiri olmak makamındayken de Akif Dede’nin diliyle, ona şöyle dedirtti:

Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa bir koyunu
Gelir de adl-i İlahi, Ömer’den sorar onu...

O’nun (sallallahu aleyhi vesellem) rahle-i tedrisinden geçen talebeleri, geçmişte gözlerini kırpmadan yaptıkları vahşeti, gözyaşlarıyla ve derin pişmanlık duygularıyla yana yakıla anlattılar. Anlattıklarından dehşete düştüler, söylediklerine kendileri bile inanamadılar. İşte, dünya tarihinde eşine rastlanamaz bir muhteşem inkılâptı bu…


Cahiliye döneminde, öz çocuğunu canice öldüren adamı iki kere ağlayarak dinledi. Ömer de “hazret” olmadan önce onlardan biriydi. Dipsiz kuyulardan çekip aldı onları, yıldızların üstüne çıkardı.

Yumuşak yürekliliği

Yüceler Yücesi Rabbimiz, O’nun bu sevgi merkezli eğitimini şöyle anar ve müminlere örnek gösterir:

“Allah’ın rahmeti sebebiyle, onlara yumuşak davrandın. Eğer sen, kaba ve katı yürekli olsaydın, etrafından dağılıp giderlerdi. Öyleyse onları affet ve bağışlanmalarını dile. İşlerde onlarla istişare et. ” (Al-i İmran; 159.)

Manevi bir bataklığın içinden çekip çıkardığı insanlarla istişare yapması, yani yapacağı işleri onlarla görüşüp konuşması ve o hususta fikirlerini sorması isteniyor. Yani, dünkü durumları ne olursa olsun, onlara bugünkü hallerine göre davranması emrediliyor. Bu hal, insanın şahsiyetine değer vermek ve saygı göstermek demektir. O dönemde, yoksulun insan sayılmadığı, bir kısım insanın mal gibi parayla alınıp satıldığı hatırlanırsa bu tavrın önemi daha da iyi kavranır.

İnsana değer verdi

İnsan, gerçek değerini, kimlik ve kişiliğini, Onunla buldu. Ondan önce insan ya hayvan muamelesi görüyordu ya da adeta boyuna-posuna bakmadan tanrılaştırılıyordu. Güzeller Güzeli, kadın, erkek ayırmadan insanı kulluk makamına çıkardı. Bu makam, ilahlıktan uzak bir yaratılmışlık makamıydı.

Evet, insan kuldu, ama yaratılmışların en üstünüydü; üstelik bütün mahlûkat emrine ve hizmetine verilmişti. Bir başka deyişle, “İnsanlar mabudiyetten (ilahlık) uzaklıkta eşit olduğu gibi yaratılmış olmak itibariyle de aynı idiler. ”

Tevazu; takva ölçüsü

İnsanları yaratılmış bir kul olmakta o kadar eşitledi ki kendisi de kulluğu şeref bildi, kul peygamber olmayı tercih etti. İnsanlar ona bakarak mütevazı olmayı öğrendi. Sarayı, köşkü, tacı, tahtı yoktu. Basit bir minderde oturur, girdiği yerdekilerin ayağa kalkmasından, elini öpmesinden hoşlanmazdı. Huzuruna, büyük bir heyecanla titreyerek giren adamı da, “Ben Mekke’de kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum” diye rahatlatmıştı.
Ve buyurdu ki, “Hepiniz Adem’densiniz, Adem ise topraktandır…”

Böylece, bütün üstünlük iddialarını ortadan kaldırdı. Üstünlük ve değer, ancak takvada idi. Böylece, bütün sahte imtiyazlar ortadan kaldırıldı. Geriye bir tek ahlaki temizlik kaldı. O da iddia ile olmazdı. Zira ahlakça üstünlük iddiası, gururdu; gurur da, Şeytan’ın içine düştüğü ahmakça bir aldanış…

Yaratılmışların en üstünü, son ve en büyük Peygamber, müthiş bir tevazu ile sıradan insanlar gibi yaşadı. Evi, elbisesi, yiyip içtiği, toplumun en fakirleri gibiydi.

O kadar sade yaşıyor, o kadar az dünyalıkla yetiniyordu ki adeta bu haliyle ahiretin varlığını ispatlıyordu.

Rabbimizin rahmeti dışında, hiç kimsenin Cennet’i kendi çabasıyla hak edemeyeceğini söylüyor; “Siz de mi ya Resulallah?” sorusuna, “Evet, ben de!” diye cevap veriyordu.

Mükemmel örnekliği

Bu müstesna hali, Rabbimiz tarafından, “Büyük bir ahlak” olarak tavsif ediliyor, dolaysıyla da, “Beni seven, sana uysun” buyuruyordu.
O (sallallahu aleyhi vesellem) inananlar için tek ve en önemli örnekti. Onun kıyamete kadar değişmez bir model olduğu, Ahzab Suresi’nin 23. ayetinde şöyle açıklanır: “Andolsun ki, Resulullah’ta sizin için Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı zikredenler için MÜKEMMEL BİR ÖRNEK vardır.”

“Peygamber size ne verdiyse, onu alın; neden sakındırdı ise ondan geri durun.” (Haşr; 7.)

Aslında O (sallallahu aleyhi vesellem) sadece insanlara değil, “Alemlere rahmet olarak” (Enbiya;107.) gönderilmiştir.

Bütün bu ilahi emir ve yasakların temel hedefi, asıl gayesi, insanların ahlakını güzelleştirmek idi. Bu gerçeği, Efendimiz gayet açık bir şekilde ifade eder: “Ben, güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.” (İbn Hanbel, Müsned, ll, 381)

“Gördüğüm bu yüzde yalan olamaz”

O Güzeller Güzeli, tavsiye ettiği güzelliklerin bütününü, en üst düzeyde yaşayarak örnek oldu. Mesela, hakiki mümini, “Görüldüğünde Allah’ı hatırlatan” kimse olarak tarif etti. Tam da tarif ettiği güzelliği, bir ömür temsil etti. Temiz bir gönülle bakan herkes, O’nu hakiki yüzüyle görüp tanıdı. Ve Abdullah ibni Selam gibi, “Gördüğüm bu yüzde yalan olamaz” dedi.

“O diyorsa, doğrudur” diyen Sıddıklar, şakasına bile yalan katmamış olmasına güveniyorlardı.

Vücudunda hasır seccadesinin izleri görünecek derecede, sabahlara kadar namaz kılması, buna rağmen “Şükreden bir kul olmayayım mı?” diyerek, mübarek bir gecede, ibadet etmek için eşinden izin istemesi, ne harika bir derstir.

Kendisi tertemiz olduğu halde, “Kendinizi beğenip temize çıkarmayın. Kimin takva üzere olduğunu da, O çok iyi bilir” ayetine (Necm; 32.) ittiba etmiş, her gün en az yetmiş kez istiğfarda bulunmuştur.


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
avatar
İslamcokguzel

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 2657
<b>Puanı</b> Puanı : 2181
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 89
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 13/03/09

http://islamcokguzel.wordpress.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Güzeller Güzeli'nin Özellikleri

Mesaj tarafından İslamcokguzel Bir Perş. Eyl. 03, 2009 9:13 am

Hata ve ayıpları örtmesi

Ayıplı ve günahlı olanları, rencide etmek değil, kurtarmak istemiştir. İsteğine aykırı davranıldığında, bütün eğitimcilere bir uyarı teşkil etmesi gereken şu ifadeyi kullanmıştır: “Bana ne oluyor ki, siz böyle davranıyorsunuz?”
Settar’ül Uyub olan Allah’ın, “Birbirinizin (ayıp ve kusurlarını) araştırmayın…” (Hucurat; 12.) emrine uyarak, yanlışları yüze vurmamış, isim vererek kimseyi tenkitte bulunmamıştır. Uyarılarını, daima genel ifadelerle yapmıştır.

Bir zat, Maiz’in zina yaptığını görmüş ve Efendimizin yanında onu günahını itiraf etmeye zorlamıştı. Bu hal üzerine, Efendimiz, “Keşke onu elbisenle örtseydin (de görmeseydin). Bu, senin için daha hayırlı olurdu.” Dedi.

Ve yine buyurdu ki, “Kim bir Müslüman’ın ayıbını örterse, Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter.” (Buhari, Mezalim, 3)

Öfkesine hâkim ve sabırlı

İnsanın kalitesini gösteren en önemli özelliklerden biri de öfkesine hâkim olmaktır. Rabbimiz de takva sahibi müminleri, “Öfkelerini yutanlar ve insanları affedenler” olarak belirlemiştir. Toplum hayatımızda, bir öfke anının nelere mal olduğunu, her gün yaşanan birçok örnekle üzülerek görmekteyiz.

Efendimiz, bu hususta da bizi hem fiilen, hem de hadisleriyle uyarır: “Pehlivan, güreşte rakibini yenen kimse değil, hiddet anında öfkesini yenendir. ”

Öfkenin de ilacı olan sabır, Güzeller Güzeli’nin hem dilinde hem de eylemindedir. Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır. “Sabrın en kıymetlisi, musibetin ilk vurduğu anda gösterilenidir.” (Buhari, Cenaiz, 32) buyurur.

Af ve iyiliği

Efendimizin en olumsuz, en kaba ve katı şartlarda bile, temel prensibi, kötülüğe karşı iyilikle davranmasıydı. En kötüler bile, ondan iyi muamele, af, bağış ve barış karşılığı görmüşlerdi. Zaten o en güzel ÖRNEK’ti ve başka bir biçimde davranması da imkânsızdı.

Zira Rabbimiz şöyle buyurur: “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel şekilde sav. O zaman, aranızda düşmanlık bulunan kimse, sanki samimi bir dost gibi oluverir. ” (Fussilet; 34.)

Güzeller Güzeli, her şartta af için fırsat gözlemiş, adeta vesile icat etmiştir. Lanetlemekten ve bedduadan, niyet okumaktan, alay etmekten ve kötü zandan, kaçınmıştır.

Bu özellikler, insanın hem deruni dünyasını, hem de toplum hayatını temizleyen evrensel güzellikler değil midir?

İşte bu yüzden, O (sallallahu aleyhi vesellem) bir tanedir ve örneksiz kalmış insanlığın yegâne kurtuluş vesilesidir
rose guvercin


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
avatar
İslamcokguzel

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 2657
<b>Puanı</b> Puanı : 2181
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 89
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 13/03/09

http://islamcokguzel.wordpress.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Güzeller Güzeli'nin Özellikleri

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz