İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Aralık 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Takvim Takvim

En son konular
» Sedat Uçan Müsaden Var mı Ya Rasulallah Müziksiz
Çarş. Kas. 29, 2017 3:15 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Levlake
Çarş. Kas. 29, 2017 3:12 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun Kokusu Gelir Müziksiz
Çarş. Kas. 29, 2017 3:07 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun Bilal Gibi Müziksiz
Çarş. Kas. 29, 2017 3:03 pm tarafından yağmur

» Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz'in Mübarek Doğum Günü "MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN"
Çarş. Kas. 29, 2017 2:54 pm tarafından yağmur

» Referansım Allah celle celalühü
Çarş. Kas. 29, 2017 2:49 pm tarafından yağmur

» Medine-i Münevvere’de Ramazan’ı Yaşamak
C.tesi Kas. 04, 2017 11:57 am tarafından yağmur

» EY KALEM! ESER SENİN DEĞİLDİR
C.tesi Kas. 04, 2017 11:45 am tarafından yağmur

» MESCİD-İ NEBEVÎ'DE TANIDIK BİR İMZA
C.tesi Kas. 04, 2017 11:37 am tarafından yağmur

» Medine-i Münevvere'ye Gidin / Dursun Ali Erzincanlı
C.tesi Kas. 04, 2017 11:27 am tarafından yağmur

» diken Tohumu
Paz Eyl. 17, 2017 12:15 pm tarafından yağmur

» Hakka Vuslat
Paz Eyl. 17, 2017 12:00 pm tarafından yağmur

» Kalpteki Nurun Sebebi
Paz Eyl. 17, 2017 11:49 am tarafından yağmur

» Sâlih Amelleri Yok Eden Belâ: HASET
Paz Eyl. 17, 2017 11:30 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|Kurban Bayramımız Mübarek Olsun|❀ܓ|
Cuma Eyl. 01, 2017 8:19 am tarafından yağmur

» Hac
Salı Ağus. 29, 2017 8:33 am tarafından yağmur

» Zilhicce Ayının On gününün Önemi
Paz Ağus. 27, 2017 3:54 am tarafından yağmur

» AH ŞU TATİL GÜNLERİ
C.tesi Ağus. 26, 2017 7:41 pm tarafından yağmur

» AMAN İSLAM'I BIRAKMAYIN!
C.tesi Ağus. 26, 2017 7:23 pm tarafından yağmur

» Zilhicce Ayı Orucu İle İlgili Hadis-i Şerifler
Salı Ağus. 22, 2017 4:45 am tarafından yağmur

» ZİLHİCCE AYININ İLK ON GÜNÜNDE YAPILMASI FAZİLETLİ AMELLER
Salı Ağus. 22, 2017 4:39 am tarafından yağmur

» Haccın Hikmetleri
Paz Ağus. 13, 2017 6:12 pm tarafından yağmur

» SADAKA ÖMRÜ UZATIR, BELAYI DEFEDER
Paz Ağus. 13, 2017 6:05 pm tarafından yağmur

» Eden Bulur.
Paz Ağus. 13, 2017 6:02 pm tarafından yağmur

» Bir Karga Hikayesi..
Paz Ağus. 13, 2017 5:59 pm tarafından yağmur

» Talep..
Paz Ağus. 13, 2017 5:56 pm tarafından yağmur

» Hac üzerine 🕋🥀♥
Paz Ağus. 13, 2017 11:21 am tarafından yağmur

» MEKKE-İ MÜKERREMEYE GETİRİLEN İLK SU: AYN-I ZÜBEYDE
Paz Ağus. 13, 2017 11:10 am tarafından yağmur

» Ana Babaya İyilik Hakkında Hikaye ve Hadis-i Şerifler♥
Paz Ağus. 13, 2017 7:43 am tarafından yağmur

» Bakalım cennete ilk önce kim varır. 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:31 am tarafından yağmur

» Ikilemeli konuşma 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:28 am tarafından yağmur

» Tabaktaki et :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:25 am tarafından yağmur

» İnşaallah :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:22 am tarafından yağmur

» Kurban ve Bilmemiz Gerekenler
Paz Ağus. 13, 2017 7:20 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN|❀ܓ|
Paz Haz. 25, 2017 3:47 am tarafından yağmur

» Ya Bardak Ya Göl...
Cuma Haz. 23, 2017 4:25 pm tarafından yağmur

» Elveda Ey Şehri Ramazan
Cuma Haz. 23, 2017 4:22 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Giderken
Cuma Haz. 23, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Bayramı
Cuma Haz. 23, 2017 4:19 pm tarafından yağmur

» BAYRAMIN SÜNNET VE EDEPLERİ
Cuma Haz. 23, 2017 4:18 pm tarafından yağmur

»  Ramazan nüktesi :)
Ptsi Haz. 05, 2017 12:09 pm tarafından yağmur

» Yurdum İnsanı
Ptsi Haz. 05, 2017 12:04 pm tarafından yağmur

» Ne Zaman Uyanır?
Ptsi Haz. 05, 2017 11:59 am tarafından yağmur

» Köpeğe su vermesi affına vesile oldu
Ptsi Haz. 05, 2017 11:52 am tarafından yağmur

» Her Koyunu Kendi Bacağından Asarlar.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:48 am tarafından yağmur

» Hikmetler.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:38 am tarafından yağmur

» Kalbe Dokunan Sözler...
Paz Mayıs 28, 2017 10:37 pm tarafından yağmur

» Kelebeğin Yüreği
Paz Mayıs 28, 2017 9:43 pm tarafından yağmur

» Acziyet
Paz Mayıs 28, 2017 9:38 pm tarafından yağmur

» Hastalık Üzerine
Paz Mayıs 28, 2017 9:35 pm tarafından yağmur

KUR’AN-I KERİM DİNLE

Mealli Kur'an Dinleyelim

Hadis-i Şerif

1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

************************
29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Istatistikler
Toplam 2056 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: ferace313

Kullanıcılarımız toplam 11786 mesaj attılar bunda 4564 konu

Hacı Bayramı veli (k.s) Hazretleri-

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Hacı Bayramı veli (k.s) Hazretleri-

Mesaj tarafından aytendeniz Bir Paz Nis. 24, 2011 7:20 am


Hacı Bayramı veli (k.s) Hazretleri-

1 - HAYATI :

Koyuncalı Ahmet isimli bir şahsın oğlu olan Hacı Bayramı Veli, Ankara'nın Çubuksuyu kenarında meskûn SOLFASOL köyünde 1352 yılında doğdu. Koyuncalı Ahmet'in üç oğlu vardı; Numan, Safiyüddin ve Murat... Numan üç kardeşin en büyüğü idi.

Numan bin Ahmet, ilk tahsilini köyünde, babasının kontrolünde yaptı. Çok zeki bir talebe idi. Tahsiline devam etmek üzere Ankara'ya medreseye gönderildi. Ankara medresesinde derhal dikkati çekti, deha mertebesinde bir üstün zekaya sahipti, her şeyi ihtiva ve kavramada eşsiz bir hüner gösteriyordu. Ankara'dan Bursa'ya gitti bir süre sonra... O devirde ilim ve irfan merkezi kabul edilen Bursa, bütün büyük istidatların gittiği, eğitildiği yerdi. Maddi ve manevi bir ilim ve irfan merkezi olan Bursa'da da kısa zamanda başarı ve dirayetini her kese kabul ettirdi. Devrin bütün ulu ve yüce kişilerinden ders aldı. Bu nedenle mezun olduğu Bursa medresesine müderris tayin edildi.

Bursa medresesinde öğrencilik yıllarında nasıl meşhur olduysa müderris olarak da aynı şekilde şöhretini devam ettirdi. Dahi öğrenci, bu kerre de, dahi öğretmen hüviyetiyle gönüllere yerleşiyor, ismi dilden dile, kulaktan kulağa, ülke sınırlarını aşarak yayılıyordu.

Bursa'da ders veren müderris Numan, bir süre sonra Ankara Kara medresesinde derslerine devam ediyor, orada da eşsiz bir müderris olduğunu herkese kabul ettiriyordu. İlim aleminin en şöhretli, en kudretli müderrisi Numan'dı. İşte bu sırada Kayseri'den bir misafir geldi. ŞEYH ŞÜCA'.......

Şeyh Şüca, Ankara'ya alim Numan'ı ziyarete gelmişti. Kendisine şeyhi Hamid Hamideddin Aksarayi'den haber ve davet getirmişti. Şeyh Hamideddin, genç alim Numan'ı Kayseri'de bekliyordu.

Numan, bu yüce ve ulu kişinin davetinden duyduğu mutluluk ve sevinci ifade ederek hemen Kayseri'ye gitti. Şeyh Hamideddin, Kayseri'ye gelen Numan'ı manevi terbiyesine aldı ve O'na Bayram adını koydu. Çünkü Numan, Kayseri'ye geldiği gün bayramdı ve gönüller bayram sevinci ile dolmuştu. Mana sırlarının sahipleri esma ile müsemma arasındaki derin ahengi ve ilişkiyi çok iyi biliyorlardı. Bu sebeple gönüllerde bayram neşesi yaratacak olan Numan'a, BAYRAM ismi yakışıyordu ve bu isim kendisine verildi.

Asıl ismi Numan olan Hacı Bayramı Veli, şeyhi Hamideddin ile hac farizasını ifa ettikten sonra, yine şeyhinin isteği ile, HACI BAYRAM adını almış oluyordu.

Hacı Bayram müsbet ilimlerde zirveye vardıktan sonra şeyh Hamideddinin öğrencisi olmuştu. Şeyh Hamideddin bu genç bilgine manevi ilimleri de öğretti. Ve bir gün bu çok değerli müridine gerçek yolunu çizmeye karar verdi. O'nu yanına çağırdı; ve:

<<-Ey oğul, bundan sonra zahiri ilmi mi, batıni ilmi mi tercih edersin? Bu, senin ihtiyarındandır.>> diye sordu.

Hacı Bayram, artık bir durakta olduğunu anlıyordu, ya ilmi, ya tasavvufu tercih etmesi gerekliydi. O kutsal şeyhin yanında olmak herşeyden kıymetliydi elbette. Hiç tereddüt etmeden müderrislikten istifa etti. Tarikat yolunu ve tasavvufu tercih etmişti. Kendini o yola vakfetti. Böylece ilim ve tevhid, O'nun kişiliğinde bütünleşmiş oluyordu.

Devir Yıldırım Bayezid devri. Bursa'da ulu cami yapılmış. Camiye bir imam gerek. Osmanlı sultanı Yıldırım Bayezid Han, kızını verdiği şeyhi ve ülkenin en saygılı adamı, Türk'ün ulusu EMİR SULTAN'a müracaat ederek camiye imam olmasını ve ilk cuma namazını kıldırmasını ister. Fakat Emir Sultan, hükümdara, somuncu babayı işaret etmek suretiyle şu red cevabını verir:

<<-Ey sultan, Gavsi azam bu şehirde iken, bu hizmet bize münasip değildir.>>

Böylece somuncu baba adıyle şöhret bulan Hamideddin hazretlerinin yüceliğini hükümdar da anlama fırsatını bulur ve Ulu Cami imamlığı görevi şeyh Hamideddin'e verilir.

Şeyh Hamideddin Ulu Cami'de okuduğu ve FATİHA Suresinin şerhine dair meşhur tefsiri herkesi hayrette bıraktı. Zamanın en büyük bilginleri ve bilhassa meşhur Molla Şemseddini Fenari hazretin tefsirinden çok müstefit oldular. Şemseddin Fenari, bu tefsirin çok ulu bir tefsir olduğunu ve ancak ilk manayı kavrayabildiğini itiraf etti. Bu şekilde Şeyh Hamideddin birden dillere düştü. Kendisi bu yakın ilgiden rahatsız olmaya başladı. Bir gün müridi Hacı Bayramı'da yanına alarak şehri sessizce terketti. İkisi Şam, Halep yolu ile Mekke'ye gittiler. Orada hac farizasını ifa eden Şeyh Hamideddin ve Hacı Bayram birçok şehrin ulu kişileri ile tanışıp sohbet ederek döndüler. Hac'dan sonra Şeyh Hamideddin Konya Aksarayına yerleşti ve hayatlarının sonuna kadar orada kaldılar. Hamideddin Hazretlerinin ölümünden sonra Hacı Bayram Ankara'ya geldi ve orada tarikatın neşrine başladı.

Hacı Bayram kısa zamanda o kadar büyük bir isim oldu ki devrin hükümdarı Murad Hüdavendigar bile bu velinin etkisinden ürkmeye, saltanatını onun gölgesi gibi görmeye başladı ve bir ara Şeyh Hacı Bayram Veli'yi Edirne'ye celbettirdi.

Sultan ikinci Murad, Hacı Bayramı Veli ile buluştuktan sonra anladı ki, O, bir veli, bir sahibül zamandır. Hacı Bayram'a son derece hürmet eder, onu büyük ve ulu kişilere yapılması gerekli tazimle ağırlar ve hatta ona mürid olur. Hacı Bayram, Edirne'den Ankara'ya merasimle uğurlanır, dervişleri vergiden muaf tutulur ve Osmanlı sarayı O'nun nurlu kişiliğinden feyz almaya başlar, O derce ki çömezi Akşemseddini, şehzâde Mehmet'i eğitmek için saraya gönderir.

Hacı Bayramı Veli, Anadolu'nun Ruhu olmuştur. Yıllarca öğrencilerini yetiştirir. Mutlu ve az insana nasip olan bir hayat geçirdikten sonra 77 yaşında iken Ankara'da 1429 senesinde vefat eder.

Türbesi Ankara'nın merkezinde bu gün kendi adıyle anılan Hacı Bayram Camii avlusundadır.



2 - HACIBAYRAM'ın ŞAHSİYETİ VE FİKİRLERİ :



Muhiddini Arabi, Evhadeddini Kirmani, Celaleddini Rumi gibi ulu kişilerin etkisinde kalmıştır. Tasavvuf felsefesinin vahdeti vücud görüşlerine yatkındır. Bilindiği gibi tevhid yolunda vahdeti vücud ve vahdeti şuhud anlayışı vardır ve Hacı Bayramı Veli de vahdeti vücud ağır basar. Kendisi Şeyhi Hamideddinden sonra riyazat ve itikafa çekilmiş, şeyhinin Halveti tarikatına yeni bir anlam getirmiş, adeta yeni bir tarikat kurmuştur ki, bu tarikat BAYRAMİYE diye anılır.

Hacı Bayram'ın melamet neşesinde olduğu ve melâmilerin anladığı gibi bir vahdeti vücudçu olduğu bilinmektedir. Nitekim kendisinde alevi neşesi agır basmakla O, tevhid yoluna bir yenilik getirmiştir. Çünkü silsile itibarıyle hem Sıddıkî, hem de alevi olduğu kadar neşe itibarıyle de hem NAKŞÎ, hem de ALEVÎ meşrebindendir. Esasen melamiler de aynı neşe ve aynı tavırdadır. Bu bakımdan Hacı Bayramı Veli, ilk devre melamilerinden farklı bir melamet neşesinde olup tedrisinde vahdeti vücudçudur. Melamilik tarafının ağır basması ve melamiliğin kurucusu olarak ismini tescil ettirmesi şundandır; Tarikatlarda vahdeti vücud salike en son öğretilir ve şuhudi olarak zevk ettirilir. Halbuki Hacı Bayramı Veli, vahdeti vücudu bir felsefe değil bir inanç sistemi olarak ele alır ve akidesine inanan, O'na intisap eden salike, ilk dersinden itibaren vahdet akidesine inanma telkin edilir ve bu inanış sülukün temelini teşkil eder.

O kadar ki Bayramilik, yoluna girene vahdet inanışı hâl halinda yaşatılır, ona vahdetin tahakkuku gösterilmek istenir. Bunun içinde, vahdeti vücudun üç mertebesi Bayrami saliklerine öğretilirdi. Tevhidi efal, Tevhidi sıfat ve Tevhidi Zât diye tanımlanan bu üç mertebeye (meratibi selase-i tevhid) denir ki üçüncü devre melamilerinde de vardır.

Hacı Bayramı Veli, bu mertebelerle salikin yüceleceğine ve vahdet fikrinin hale inkılap edeceğine kaildir ve bu üç mertebe ile insan ilmel yakîn, aynel yakîn, Hakkel yakîn olur. Yani bilgi, şuhud ve tahakkuk derecelerine erişir ki mutu kable ente mutu sırrına varışın izahı olan bu tavrı Hazret, (BİLMEK, BULMAK VE OLMAK) tanımlıyor

Hacı Bayramı Veli'nin vahdeti vücud akidesine ilişkin görüşlerini ayrı bir bölümde ele alacağız ki, bu bölüm üçüncü devre melamiliğin kurucusu SEYYİD MUHAMMED NUR-ÜL ARABİ hazretlerinin (ÇALABIM BİR ŞAR YARATMIŞ İKİ CİHAN ARESİNDE) isimli tefsiri babıdır. Hacı Bayram'ın bu ünlü şiirini Melamilerin en ünlü ulusu Seyyid Muhammed Nur tefsir ederken gerçekten Hacı Bayram'ın fikir ve inanç sistemini yansıtır.

Hacı Bayram'ın ruh ve fikir dünyasında insan sevgisi ve insanlık hayatının temel unsuru olan çalışmak ve insanlığın gereği olarak kabul edilen insana hizmet başlıca sorun ve tek gayedir. Bu gayeye erişmek için herşeyden önce varlığı sevdirmek ve varlık tutkusundan insanı uzak tutmak lazımdır. Çelişkili gibi görünen bu büyük hakikat aslında hümanizm'in kanunu ve temel unsurudur. Çünkü: Varolana sevgi ve saygı duyulmadıkça ona hizmet edilemez, ona yaklaşamaz ve yararlı olamaz insanoğlu. Fakat onu severken diğerkam olmak, insanı düşünrken onun kişiliğine ve haklarına saygı duymak ve bir iş işlerken nefsin baskısından ve ihtiraslardan kurtulmak için dünyanın değersizliği ve hiçliği hakkında kesin bir inanca ve kati bir düşünceye yani prensiplere sahip olmak zorunludur. Bu bakımdan kişinin herşeyden evvel insanları sevmesi ve yaratılmış olan herşeye yaradan dan ötürü saygı duyması gerekir. Ondan sonra da yaratılmış olan her şeyin yok olacağını ve her şeyin fani olduğunu bilmesi, bu idrake erişmesi mutlaka lazımdır. O zaman insan sevgisine insana hizmet duygusu eklenir ve beşeri hayatta humanizm yarışı başlar. İnsanları bu yüksek idrake, bu üstün seviyeye eriştirecek tek yol vardır. Bu yol: VAHDETİ VÜCUD'dur.
avatar
aytendeniz
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
850 / 999850 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 939
<b>Puanı</b> Puanı : 1064
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 85
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 05/04/10

http:// http://hazanmevsimicom.blogspot.com/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hacı Bayramı veli (k.s) Hazretleri-

Mesaj tarafından aytendeniz Bir Paz Nis. 24, 2011 7:22 am

2***Hacı Bayram, burcu burcu sevgi kokar; O ve çevresi gönüllerinde yanan insanlık muhabbeti ile tüm aleme ışık saçmakta ve kararmış gönülleri aydınlatmaktadırlar. Böyle yüce bir hale varmanın tek yolu gönüller ve akıllar arasındaki bütün bentleri yıkarak Akıl - gönül Birliği sağlamaktır. Akıl ve gönül birliği biginin cezbe ve aşkla meczedilmesini icabettirir. Öyleyse gerçek insanı bulmak için:

a: Aşka ve cezbeye inanmak,

b: Vahdeti vücud görüş ve inancına sahip olmak lazımdır.

Kuru bilgi insanı insan yapmaz, belki de bilgi kişiyi daha çok egoist ve bencil kılar. Ki bunun tipik örneği İblis'tir. İblis, meleklerin en bilgini idi, bilgisine mağrur olduğundan, daha açıkça söylemek gerekirse, bilgisini hal edemediğinden Âdem'e secde etmedi, bigisine mağrur oldu ve bu yüzden boynuna lânet halkası takıldı. Din kitaplarında bu öykünün uzun hikayesi anlatılır ve şeytanın ebediyen insanları yanıltmaya, cezalandırmaya vesile olacak günahlara sokmaya çalıştığı hatırlatılarak doğru yol tavsiye edilir. Bize denmek istenir ki, ey ademoğlu bilgine mağrur olma, nefsine düşme, benlik davasında olma, egoizmi terket, kötülük etme de sallih kullardan ol, insan ol. İşte bu gerçek Allah öğüdünü gönüllere sokmak, bu öğüdü hayatın kanunu yapmak ve beşeri hayatı bir cennet hayatı gibi süslemek için veliler bir yol bulmuşlardır. Bu yol: Tevhid yoludur, melamet yoludur, vahdet yoludur.

İnsanı insan yapan; insanı, insanî değerlere yükselten, olumlu ve onurlu kılan bir bilgi ancak vahdeti vücud, tevhid ilmidir. En iyi öğretmen vahdeti en iyi anlatandır. Bu nedenle Hacı Bayramı Veli, devrinin en büyük alimi ve en ulu bilgini oldu. Melâmet neşesini Anadolu halkına yenileyen ışıktı Hacı Bayram. Ve diyor ki: Bütün ef'al Allahtandır, Allah'a aittir. Bütün esma, sıfatlar Allah'ın tecellisidir, Allah'ın sıfatlarıdır, Allah'ın sıfatlarından başka bir şey değildir. Her şey Allah'ın Zatıyle vardır, bütün tecelliler ZAT'ın tecellisidir. Ve her şey Allah'ın ilminde sabit olan ayan-ı ilmiye'nin zuhurundan ibarettir.

Ef'al Allah'a ait olursa kimi suçlayacaksın? Sıfat Allah'ınsa çirkin görmek mümkün mü? Zat, Allah'ın zatı ise mevcudatın varlığı, benliği olur mu? Bu düşünce tarzı insanı hoş görü sahibi yaparken dikkat edilecek tek husus sorumluluktur. İnsan, her şeyin fani olduğunu kabul eder ve vahdet fikrini bununla birleştirebilirse yüksek idrake, kendi nefsinden sıyrılarak insan sevgisine ve insana hizmet idrakine erişebilir. Melâmi, bu yönden hiçlik idrakindedir, bu anlayışla dünya metaı ve dünya tutkusu'na yabancıdır, dünyanın bir ciğve olduğunu, ancak onu kalbine almazsa bir zinet olduğunu bilir de varlığı Allah'ın emirlerini yerine getirmek için araç, Allah'ın nehiylerinden kaçınmak için bir sınav olarak kabul eder. O zaman her iyilik ve güzelliği Hakk'dan, her fenalığı da nefsinden bilir ve daima hayra, aydınlığa yönelik yaşar, nefis ve benlikten kaçar ve bu iki nakısa ve tehlikeye fırsat vermemek için onları horlar. Melâmi ancak bu yüce ve kudretli adamdır. Melâmet onun içindir ki yiğitlik işidir, güç ister, kudret ister.

Hacı Bayram bu yüceliğe ermiş, bu yüceliği anlatmaya çalışan bir büyük ışıktır, bir büyük yoldur, bir müstesna mürşiddir. Ve onun içindir ki, Hacı Bayram'ın ortaya attığı fikir ve inanç sistemi, tarihi seyrinde BAYRAMİLİK adını almıştır; O'nun varlığında nebean eden düşünce ve inançlar gönülleri şenlendirmiş ve kendisi de varlıktan ve benlikten geçerek vahdeti vücud idrakinin şuuru ve hayatiyeti olduğundan MELÂMET'in müceddidi sayılmış ve MELÂMİ'liğin ikinci devre PİR'i telakki edilmiştir.



3 - HACI BAYRAMI VELİ'nin TARİKAT SİLSİLESİ :



Hacı Bayramı Veli'nin tarikat silsilesi iki koldan gelir. Birisi Ebul Hasan Harakani'den gelen silsilesidir ki, Ebul Hasan'dan itibaren Nakşibendiye ile birleşmektedir. Nakşibendiye silsilesi Hazreti Ebubekir'e ve ondan Resuli Ekrem'e varır ki bu silsile ile Bayramiler, SIDDIKÎ'dir. İmam Cafer Sadık kolu ile de Hazreti Ali'ye varır ki bu yönden de Bayramiler, ALEVÎ'dir.

Hasan basri'den gelen silsile ile Hacı Bayram Erdebil sufilerindendir. Esasen melamet neşesi o yönden kendisine nebean eder. Silsile tarikatı şöyledir:

BAYEZİDİ BİSTAMİ - İBRAHİMİ HİNDİSTANİ - ŞEYH MÜSEL BİSTAMİ - EBUL HASAN CÜRCANİ - AHMEDİ HORASANİ - SÜLEYMAN İSFIHANİ- SÜLEYMAN BUHARİ - İSHAKI HARİZMİ - SADEDDİNİ BAĞDADİ - MAHMUDİ KERHİ - OSMANI RUMİ - MAHMUDİ BISRİ - HASANI ES-TARABADİ - SÜLEYMANI İSKENDERANİ - İBRAHİMÜL BISRİ - ŞEYH ŞADİYYİ RUMİ - HAMİDEDDİNİ AKSARAYİ - HACI BAYRAMI VELİ.(1)

Bu silsile HACI BAYRAMI VELİ'den sonra üç kol'a ayrılır. Bunlardan birinci kol: AKŞEMSEDDİN ile devam eden: BAYRAMİYE-İ ŞEMSİYE'dir. Akşemseddin'in Bayramiye-i Şemsiyeden de iki kol çıkmıştır ki, bunlar da: Tennuriye ve Himmetiyedir. Tennuriye den daha sonra bir üçüncü kol olan iseviye çıkmıştır. Keza Bayramiyenin bir kolu da CELVETİYYE'dir. Hacı Bayram'ın Halifesi Hızır dede'den devam eder. Şemsiyye kolunun tarikat silsilesi şöyle devam eder:

HACI BAYRAMI VELİ - AKŞEMSEDDİN - İBRAHİM TENNURİ - SEYYİD KASIM - MECDÜDDİN İSA - İLYAS BİN İSA SARUHANİ. (Hacı Bayram'ın TENNURİYE kolu İlyas bin İsa Saruhani ile sona erer ve İSEVİYE isimli Bayrami kolu başlar.) (2)

Bayramiyei ŞEMSİYE, sülukte esmayı esas kabul etmiş olup tam bir tarikat silsilesi olarak devam eder. Bu koldan gelenler ehli sünnete tabi, ehli beyt muhibbidir ve alevi tamayülleri yoktur. Kapalı ve şekil unsurlarına önem veren bir tarikat yoludur. Akşemseddin'in diğer diğer Şemsiyye kolu Şamlı HAMZA ve HİMMET efendilerin kolu da aynı şekilde Tennuriye kolu gibi ehli sünnete bağlı şii temayülü olmayan tarikat kayıtlarına bağlı bir koldur. Bu kolun silsilesi şöyledir:

HACI BAYRAMI VELİ - AKŞEMSEDDİN - ŞAMLI HAMZA - ABDÜRRAHMAN - MUHANNED ÇELEBİ - BOLULU AHMED EFENDİ - HİMMET EFENDİ. (3)

Hacı Bayramı Veli'nin halifesi Hızır Dede'den devam eden kol CELVETİYYE adını alır. Hızır dede'nin yerini Bursa'da ÜFTADE hazretleri almış, ÜFTADE hazretlerinin 1581 yılında vefatı ile tarikat şeyhliğine AZİZ MAHMUD HÜDAİ hazretleri getirilmiştir. Bayramilik, Aziz Mahmud Hüdai hazretlerinin kişiliğinde yeni bir kol'a ayrılır ki bu kol'a CELVETİYYE denir.

Hacı Bayramı Veli'nin MELÂMİLİK NEŞESİ ve MELÂMİLİK yolu BURSA'LI ÖMER DEDE, yani ÖMER SIKKINİ ile devam eder ki Ömer dedenin tesis ettiği yola MELÂMİYE-İ BAYRAMİYE denir. Kitabımızın konusu olduğundan bu kolu ayrı bir bölümde incelemek gerekir. Ancak Hacı Bayramı Veli'nin inanç sistemine hakim olan Alevi neşesinin silsile itibarıyle gelişi üzerinde durmak zorunludur. Bu konuda söylenecek tek söz vardır: Her mü'min Ehli Beyt'i sevmeye mecburdur ve Ehli Beyt'i sevmeyen mü'min saylmaz. (Hadistan). O halde Hacı Bayramın ehli beyt aşkı O'nun velayetinin de tabii sonucudur. Ne var ki bu silsile üzerinde de durmak bilgi bakımından gereklidir.

İmamı CAFER'DEN sonra silsile şöyle devam eder:

İMAM CAFERÜSSADIK - İMAM MUHAMMEDÜL BAKIR- İMAM ZEYNÜL ABİDİN - ALİYYİBNİL HÜSEYN - İMAM HÜSEYN İBNİ ALİ - İMAM ALİ EBU TALİP - HAZRETİ MUHAMMED. (S.A.V)

Erdebil silsilesinde ALAEDDİN ERDEBİLİ, babası SADREDDİN MUSA'ya, O da İBRAHİM ZAHİDİ GEYLANİ'ye bağlı olmakla bu silsile şu şekilde tamamlanır:

İBRAHİM ZAHİDİ GEYLANİ - CEMALEDDİNİ TEBRİZİ - ŞİHABEDDİN MUHAMMEDİ TEBRİZİ - RÜKNİDDİN MUHAMMEDİNUSAHİ - KUTBÜDDİNİ EBHERİ - EBÜNNECİBİ SÜHREVERDİ - VASİYYÜDDİNİ KADİ - MUHAMMED BEKRİ - MUHAMMEDİ DİNEVERİ - MİMŞADI DİNEVERİ - CÜNEYDİ BAĞDADİ - SERİYYİ SAKATİ - MARUFİ KERHİ - DAVUDİ TAİ - HABİBİ ACEMİ - HASANI BASRİ - HAZRETİ ALİ (k.v) - HAZRETİ MUHAMMED. (s.a.v) (4)

avatar
aytendeniz
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
850 / 999850 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 939
<b>Puanı</b> Puanı : 1064
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 85
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 05/04/10

http:// http://hazanmevsimicom.blogspot.com/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz