İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Similar topics
    Ağustos 2017
    PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    28293031   

    Takvim Takvim

    En son konular
    » Haccın Hikmetleri
    Paz Ağus. 13, 2017 6:12 pm tarafından yağmur

    » SADAKA ÖMRÜ UZATIR, BELAYI DEFEDER
    Paz Ağus. 13, 2017 6:05 pm tarafından yağmur

    » Eden Bulur.
    Paz Ağus. 13, 2017 6:02 pm tarafından yağmur

    » Bir Karga Hikayesi..
    Paz Ağus. 13, 2017 5:59 pm tarafından yağmur

    » Talep..
    Paz Ağus. 13, 2017 5:56 pm tarafından yağmur

    » Hac üzerine 🕋🥀♥
    Paz Ağus. 13, 2017 11:21 am tarafından yağmur

    » MEKKE-İ MÜKERREMEYE GETİRİLEN İLK SU: AYN-I ZÜBEYDE
    Paz Ağus. 13, 2017 11:10 am tarafından yağmur

    » Ana Babaya İyilik Hakkında Hikaye ve Hadis-i Şerifler♥
    Paz Ağus. 13, 2017 7:43 am tarafından yağmur

    » Bakalım cennete ilk önce kim varır. 😊
    Paz Ağus. 13, 2017 7:31 am tarafından yağmur

    » Ikilemeli konuşma 😊
    Paz Ağus. 13, 2017 7:28 am tarafından yağmur

    » Tabaktaki et :)
    Paz Ağus. 13, 2017 7:25 am tarafından yağmur

    » İnşaallah :)
    Paz Ağus. 13, 2017 7:22 am tarafından yağmur

    » Kurban ve Bilmemiz Gerekenler
    Paz Ağus. 13, 2017 7:20 am tarafından yağmur

    » |❀ܓ|RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN|❀ܓ|
    Paz Haz. 25, 2017 3:47 am tarafından yağmur

    » Ya Bardak Ya Göl...
    Cuma Haz. 23, 2017 4:25 pm tarafından yağmur

    » Elveda Ey Şehri Ramazan
    Cuma Haz. 23, 2017 4:22 pm tarafından yağmur

    » Ramazan-ı Şerif Giderken
    Cuma Haz. 23, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

    » Ramazan-ı Şerif Bayramı
    Cuma Haz. 23, 2017 4:19 pm tarafından yağmur

    » BAYRAMIN SÜNNET VE EDEPLERİ
    Cuma Haz. 23, 2017 4:18 pm tarafından yağmur

    »  Ramazan nüktesi :)
    Ptsi Haz. 05, 2017 12:09 pm tarafından yağmur

    » Yurdum İnsanı
    Ptsi Haz. 05, 2017 12:04 pm tarafından yağmur

    » Ne Zaman Uyanır?
    Ptsi Haz. 05, 2017 11:59 am tarafından yağmur

    » Köpeğe su vermesi affına vesile oldu
    Ptsi Haz. 05, 2017 11:52 am tarafından yağmur

    » Her Koyunu Kendi Bacağından Asarlar.
    Ptsi Haz. 05, 2017 11:48 am tarafından yağmur

    » Hikmetler.
    Ptsi Haz. 05, 2017 11:38 am tarafından yağmur

    » Kalbe Dokunan Sözler...
    Paz Mayıs 28, 2017 10:37 pm tarafından yağmur

    » Kelebeğin Yüreği
    Paz Mayıs 28, 2017 9:43 pm tarafından yağmur

    » Acziyet
    Paz Mayıs 28, 2017 9:38 pm tarafından yağmur

    » Hastalık Üzerine
    Paz Mayıs 28, 2017 9:35 pm tarafından yağmur

    » Hayat Dediğin Nedir?
    Paz Mayıs 28, 2017 9:27 pm tarafından yağmur

    » Hasan Dursun - Muhammed (s.a.v.)
    Perş. Mayıs 25, 2017 10:05 am tarafından yağmur

    » Hasan Dursun - Levlake
    Perş. Mayıs 25, 2017 10:01 am tarafından yağmur

    » Güneş Yüzlüm
    Çarş. Mayıs 10, 2017 10:21 am tarafından yağmur

    » Süreyi Meryem Yasser Dossarİ
    Çarş. Mayıs 10, 2017 10:15 am tarafından yağmur

    » سورة يوسف - وديع اليمني
    Çarş. Mayıs 10, 2017 10:12 am tarafından yağmur

    » Saleh Alansari |Surat Al-Ĥijr
    Çarş. Mayıs 10, 2017 10:03 am tarafından yağmur

    » Surat Al-Mulk Wadie Yamani
    Çarş. Mayıs 10, 2017 9:51 am tarafından yağmur

    » Berat kandiliniz mubarek olsun:
    Çarş. Mayıs 10, 2017 9:28 am tarafından yağmur

    » Berat Gecesi
    Çarş. Mayıs 10, 2017 8:48 am tarafından yağmur

    » Ya Rasulallah (SAV)
    Paz Nis. 09, 2017 4:43 pm tarafından yağmur

    » Ya RasulAllah
    Paz Nis. 09, 2017 4:34 pm tarafından yağmur

    » Cürmüm İle Geldim Sana - Affeyle Beni Ya Rabbi (c.c.)
    Paz Nis. 09, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

    » Kuranı Kerim Okuyan
    Perş. Nis. 06, 2017 9:01 am tarafından yağmur

    » Rasulallah efendimizin guzelliği
    Perş. Nis. 06, 2017 8:49 am tarafından yağmur

    » Ey Ümmetin Yetim Şehri!
    C.tesi Nis. 01, 2017 5:54 pm tarafından yağmur

    » SOSYAL VERÂSET
    Ptsi Mart 20, 2017 10:45 am tarafından yağmur

    » Kimi Dost'a Varır
    Ptsi Mart 20, 2017 10:34 am tarafından yağmur

    » من اجمل تلاوات جزء عم كامل وديع اليمني
    Ptsi Mart 20, 2017 10:27 am tarafından yağmur

    » Receb-i Şerif Ayında Kılınacak Namaz
    Ptsi Mart 20, 2017 10:20 am tarafından yağmur

    » Receb-i Şerif
    Ptsi Mart 20, 2017 10:18 am tarafından yağmur

    KUR’AN-I KERİM DİNLE

    Mealli Kur'an Dinleyelim

    Hadis-i Şerif

    1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
    ************************
    2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
    ************************
    3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
    ************************
    4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
    **********************
    5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
    *************************
    6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
    ******************************
    7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
    ***************************
    8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
    *************************
    9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
    ***************************
    10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
    ****************************
    11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
    *************************
    12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
    ************************
    13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
    ***********************
    14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

    ************************
    15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
    ************************
    16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
    ************************
    17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
    ************************
    18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
    ************************
    19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
    ************************
    20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
    ************************
    21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
    ************************
    22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
    ************************
    23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
    ************************
    24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
    ************************
    25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
    ************************
    26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
    ************************
    27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
    ************************
    28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

    ************************
    29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
    ************************
    30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
    ************************
    31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
    ************************
    32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
    ************************
    33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
    ************************
    34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

    35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
    ************************
    36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
    ************************
    37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
    ************************
    38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
    ************************
    39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
    ************************
    40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

    Giriş yap

    Şifremi unuttum

    Arama
     
     

    Sonuç :
     


    Rechercher çıkıntı araştırma

    Istatistikler
    Toplam 2056 kayıtlı kullanıcımız var
    Son kaydolan kullanıcımız: ferace313

    Kullanıcılarımız toplam 11764 mesaj attılar bunda 4549 konu

    Yüreğine Bahar Ek...

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

    Yüreğine Bahar Ek...

    Mesaj tarafından Misafir Bir Ptsi Haz. 08, 2009 8:08 pm

    Gün gelir bir kelebek konar insanın yüreğine, hiçbir ağırlık vermez, acıtmaz, üşütmez, kırıp dökmez. Tam tersine, umutlandırır, şevklendirir, mutlu eder...

    Ne var ki, insan vehimlerinden ötürü bu mutluluğu (dokunuşu) reddeder. Çünkü kuşkular içindedir...

    Hepimiz kuşkularımızın tutsağıyız maalesef. Kuşkularımızı ise korkularımız besliyor.

    “Gelecek” endişesi de korkularımızın kaynağını teşkil ediyor:

    “Şimdi iyi, ama ya gelecekte kötüleşirse?..”

    “Dünyanın yüz bin hali var, istikbal kim bilir neler getirir, her ihtimale göre tedbir alıp yaşamalı...”

    Peki, ama insan “her ihtimale göre” nasıl yaşayabilir?

    Günün herhangi bir saatinde “kaza geçirme ihtimali”ne karşı arkanızda ambulans mı gezdireceksiniz...

    “Herhangi bir zamanda saldırıya uğrama ihtimali”ne karşı koruma ordusuyla mı dolaşacaksınız...

    “Kandırılma-aldatılma ihtimali”ne karşı yanınızda danışmanlar mı gezdireceksiniz?

    Birden çok merak ettim: “Ölüm ihtimali”ne acaba hangi donanımla ve tedbirle karşı koyacaksınız?

    Olumsuz ihtimaller hayatın parçalarıdır. Her an karşımıza çıkabilir, yolumuzu kesebilirler. Ancak hayatı olumsuz ihtimallere göre ayarlamaya kalkışmak özel ve güzel yönlerini ıskalamayı göze almak anlamına gelir. Zaten bu yüzden hepimiz stresliyiz, kimimiz depresyon tedavisi görüyoruz.

    Ömür boyu süren “olumsuz ihtimal” baskısına hiç bir yürek dayanamaz.
    Çoğu ata sözlerimiz de, ne yazık ki, bu yanlış yönelişe destek veriyor. İşte biri:

    “İşini kış tut da, yaz çıkarsa bahtına!”

    Çoğumuz böyle yapıyoruz. İşimizi kış tutuyor, gelecek endişesiyle günümüzü zindan ediyoruz. Mutluluğumuzu geleceğin gölgesiyle gölgeleyip mutsuzluğa dönüştürüyoruz. Bir mutluluk anında gülmeye versek elimizi ağzımıza bastırıyor, “Hayrolsun, gülmek ağlamaya işarettir” diye kendimizi endişeye gark ediyoruz. (Gülmeyi bile kendimize yasak ettik)

    Gelecekten bizim kadar korkan bir toplum daha olduğunu sanmıyorum.

    Bunun ekonomik sıkıntılarla filan ilişkisi elbette var, ancak salt ekonominin belirleyici olduğunu düşünmüyorum. Daha çok yüreğimize pompalanan korkuların esiriyiz.

    Mantığımız olumsuza odaklı. Taa ilkokuldan başlayan bir süreç içinde hayatın tehdit ve tehlikelerden oluştuğu pompalanıyor beynimizle yüreğimize. Bir tarafımızda “işini kış tut” anlayışı, bir tarafımızda “iç düşman, dış düşman” sendromu: Bu telkinler altında yetişen insanın hayatın olumlu yanlarını görmesi mümkün mü?

    Bu kasnağı kırmamız lazım. Aksi halde hayatımız hep kuşkuyla, korkuyla, endişeyle, hesap-kitapla geçecek ve her şeyin tadı kaçacak.

    İşi yaz (olumlu) tutmalı bence. İşi kış tutarsak, bir hayat boyu karşılaşılabilecek en kötü ihtimale göre yaşamak zorunda kalırız.

    Mesela sabah uyanır uyanmaz, “Ya bugün kalp krizi geçirirsem” diye düşünüp kahırlanacaksınız. Bu tehlikeyi kısmen bertaraf etmek için bir sürü kalp ilacı taşıyacaksınız...

    Tansiyonunuzun düşme, ya da yükselme ihtimalini dikkate alıp her gün yanınızda tansiyon ilaçları bulunduracaksınız...

    “Birden hava soğuyabilir” diyerek yaz ortasında paltonuzu yanınızdan ayırmayacaksınız...

    “Her an yağmur yağabilir” ihtimalini hesap edip şemsiyesiz sokağa çıkmayacaksınız...

    “Raydan çıkabilir” diye trene binmeyecek, “düşebilir” diye uçakla seyahat etmeyeceksiniz.

    “Kaza” ihtimalini düşünüp araba kullanmayacaksınız. “Lastik patlayabilir” diye yanınızda lastikçi, “benzinim en olmadık yerde bitebilir diyerek birkaç bidon benzin alacaksınız.

    Kötü ihtimalleri istediğiniz kadar çoğaltmanız mümkün. Sonuç olarak diyeceğim şu ki, hayatınızı karşılaşabileceğiniz en kötü ihtimale göre yaşayacaksanız, yanınızda bir seyyar hastane, yedek şoför, “Ya o da patlarsa” ihtimalini düşünüp birkaç stepne, “Birinin başına bir şey gelebilir” diyerek birkaç lastikçi, bir benzin istasyonu, vesaire ile birlikte dolaşmak zorundasınız! Hatta “Kaybedebilirim” düşüncesiyle hiçbir yatırım yapmayacaksınız, “Batabilir” diyerek paranızı finans kurumları yerine yastık altında tutacaksınız, “Evim yanabilir” ihtimalini dikkate alarak evinizin önünde bir itfaiye ekibi bekleteceksiniz!..

    Malum işte: “İşini kış tut, yaz çıkarsa bahtına!”

    Niye “kış” tutacakmışım? Tutmuşken “yaz” tutarım, kış çıkarsa bahtıma olsun!

    Biz olmayan sorunları varmış gibi yapıp dikkatimizi olmayan sorunları çözmeye odakladığımızdan hayatı ıskalıyoruz.

    Hayatın sadece olumsuzluklarını yaşıyoruz. (Gülün dikeni de var diye gül tarlasını diken tarlası gibi görmek niye?)

    Dostlarım: Siz siz olun, kendinizi meçhul korkulara (gelecek korkusu buna dahil) kaptırmayın...

    Kısa ömrünüzü korkulara teslim etmeyin...

    Geçmiş bir daha gelmeyecek, gelecek ise meçhul bir dünya: Eğer hayırla gelecekse, şimdiden matemini tutmak yanlış, şerle gelecekse şimdiden matemini tutmak yine yanlış!

    Bugünden yarına üzülen, iki kez üzülür (bugün ve yarın olarak).

    Unutmayın ki, önceki günün geleceği dündü, dünün geleceği ise bugündür...

    Bugününüz iyi ise her şey yolunda demektir...

    En azından mutlu olmak için bugün bir sebebiniz var.

    ***

    Bir toplumun yüreği biraz da şarkılarda atar. Şarkılarla türküler toplumun ruh dünyasıdır. Bu anlamda şarkı-türkü dünyasına bir bakar mısınız? Görecekleriniz sizi de şaşırtabilir. Çünkü şarkılarımızda neşe yok. Ama istemediğiniz kadar şikayet, isyan, yakınma, korku, acı, ayrılık, hicran, yıkım var. İşte buyurun:

    “Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime,

    “Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime,

    “Perde-i zulmet (kara perde) çekilmiş korkarım ikbalime,

    “Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime.”

    Aslında şair, istikbaline “perde-i zulmet” çekilip çekilmediğini bilmiyor, ama öyle olduğunu düşünüyor, geleceğin olumsuz olacağı hükmüne çoktan varmış, yıllar öncesinden üzülmeye başlıyor. Geleceğe bakarken “suçlu” gibi titriyor, buna rağmen kimseyle derdini paylaşmıyor, bir anlamda ondan kurtulmak istemiyor.

    Sonuç: “İşini kış” tutuyor, hayatını zindan ediyor.

    ***

    Onun etkisinden kurtulsanız şöyle bir şarkıya tosluyorsunuz:

    “Kara bahtım, kem talihim taşa bassam iz olur...”

    Garibim kadar talihsiz, öylesine mutsuz ve umutsuz ki, en olmadık olumsuzluklar onu buluyor, taşta bile iz bırakıyor!

    Tarih boyunca milyarlarca insanın trilyonlarca taşa bastığını, hiç birinin taşlarda iz bırakmadığını bilmek işe yaramıyor; ayağınızın izi taşa çıkmasa da, karamsarlığın izi yüreğinize çıkıyor.

    Nihayetinde bir uzun hava:

    “Her yer karanlıııık... pür-nur o mevkiiii... Magrip mi yoksa, makber (mezar) mi ya Raaaab!”

    Mezar karanlığı arasında bir takım “ah”lar, “eyvah”lar, “oflar”, “aman aman”lar ve “yandım anam”lar da acının derecesini maksimum noktaya çıkarıyor.

    Hayata bakışımız öylesine karanlık bir dünya çiziyor ki, zaman içinde şarkılar bile bunalıp iki satır nefeslenmek için dağ başına çıkıyorlar:

    “Yüce dağ başını duman bürümüş...”

    Başka türlüsünü aramayın: Hayata olumsuz bakmanın bir sonucu olarak dağlarımız sürekli duman bürümüş durumdadır...

    Halbuki o dağlarda kardelenler de var...

    O dağlarda gelincikler de var...

    O dağlarda çam kokuları da var...

    Niye hep duman be kardeşim!

    İçimiz iyiden iyiye kararsın diye mi?

    Malum: “İşini kış tut” mantığı.

    Hayır dostlar! Yüreğimize bahar ekelim ki, yaz bitsin.

    Misafir
    Misafir


    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

    - Similar topics

     
    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz