İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Kasım 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   

Takvim Takvim

En son konular
» Medine-i Münevvere’de Ramazan’ı Yaşamak
C.tesi Kas. 04, 2017 11:57 am tarafından yağmur

» EY KALEM! ESER SENİN DEĞİLDİR
C.tesi Kas. 04, 2017 11:45 am tarafından yağmur

» MESCİD-İ NEBEVÎ'DE TANIDIK BİR İMZA
C.tesi Kas. 04, 2017 11:37 am tarafından yağmur

» Medine-i Münevvere'ye Gidin / Dursun Ali Erzincanlı
C.tesi Kas. 04, 2017 11:27 am tarafından yağmur

» diken Tohumu
Paz Eyl. 17, 2017 12:15 pm tarafından yağmur

» Hakka Vuslat
Paz Eyl. 17, 2017 12:00 pm tarafından yağmur

» Kalpteki Nurun Sebebi
Paz Eyl. 17, 2017 11:49 am tarafından yağmur

» Sâlih Amelleri Yok Eden Belâ: HASET
Paz Eyl. 17, 2017 11:30 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|Kurban Bayramımız Mübarek Olsun|❀ܓ|
Cuma Eyl. 01, 2017 8:19 am tarafından yağmur

» Hac
Salı Ağus. 29, 2017 8:33 am tarafından yağmur

» Zilhicce Ayının On gününün Önemi
Paz Ağus. 27, 2017 3:54 am tarafından yağmur

» AH ŞU TATİL GÜNLERİ
C.tesi Ağus. 26, 2017 7:41 pm tarafından yağmur

» AMAN İSLAM'I BIRAKMAYIN!
C.tesi Ağus. 26, 2017 7:23 pm tarafından yağmur

» Zilhicce Ayı Orucu İle İlgili Hadis-i Şerifler
Salı Ağus. 22, 2017 4:45 am tarafından yağmur

» ZİLHİCCE AYININ İLK ON GÜNÜNDE YAPILMASI FAZİLETLİ AMELLER
Salı Ağus. 22, 2017 4:39 am tarafından yağmur

» Haccın Hikmetleri
Paz Ağus. 13, 2017 6:12 pm tarafından yağmur

» SADAKA ÖMRÜ UZATIR, BELAYI DEFEDER
Paz Ağus. 13, 2017 6:05 pm tarafından yağmur

» Eden Bulur.
Paz Ağus. 13, 2017 6:02 pm tarafından yağmur

» Bir Karga Hikayesi..
Paz Ağus. 13, 2017 5:59 pm tarafından yağmur

» Talep..
Paz Ağus. 13, 2017 5:56 pm tarafından yağmur

» Hac üzerine 🕋🥀♥
Paz Ağus. 13, 2017 11:21 am tarafından yağmur

» MEKKE-İ MÜKERREMEYE GETİRİLEN İLK SU: AYN-I ZÜBEYDE
Paz Ağus. 13, 2017 11:10 am tarafından yağmur

» Ana Babaya İyilik Hakkında Hikaye ve Hadis-i Şerifler♥
Paz Ağus. 13, 2017 7:43 am tarafından yağmur

» Bakalım cennete ilk önce kim varır. 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:31 am tarafından yağmur

» Ikilemeli konuşma 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:28 am tarafından yağmur

» Tabaktaki et :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:25 am tarafından yağmur

» İnşaallah :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:22 am tarafından yağmur

» Kurban ve Bilmemiz Gerekenler
Paz Ağus. 13, 2017 7:20 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN|❀ܓ|
Paz Haz. 25, 2017 3:47 am tarafından yağmur

» Ya Bardak Ya Göl...
Cuma Haz. 23, 2017 4:25 pm tarafından yağmur

» Elveda Ey Şehri Ramazan
Cuma Haz. 23, 2017 4:22 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Giderken
Cuma Haz. 23, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Bayramı
Cuma Haz. 23, 2017 4:19 pm tarafından yağmur

» BAYRAMIN SÜNNET VE EDEPLERİ
Cuma Haz. 23, 2017 4:18 pm tarafından yağmur

»  Ramazan nüktesi :)
Ptsi Haz. 05, 2017 12:09 pm tarafından yağmur

» Yurdum İnsanı
Ptsi Haz. 05, 2017 12:04 pm tarafından yağmur

» Ne Zaman Uyanır?
Ptsi Haz. 05, 2017 11:59 am tarafından yağmur

» Köpeğe su vermesi affına vesile oldu
Ptsi Haz. 05, 2017 11:52 am tarafından yağmur

» Her Koyunu Kendi Bacağından Asarlar.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:48 am tarafından yağmur

» Hikmetler.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:38 am tarafından yağmur

» Kalbe Dokunan Sözler...
Paz Mayıs 28, 2017 10:37 pm tarafından yağmur

» Kelebeğin Yüreği
Paz Mayıs 28, 2017 9:43 pm tarafından yağmur

» Acziyet
Paz Mayıs 28, 2017 9:38 pm tarafından yağmur

» Hastalık Üzerine
Paz Mayıs 28, 2017 9:35 pm tarafından yağmur

» Hayat Dediğin Nedir?
Paz Mayıs 28, 2017 9:27 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Muhammed (s.a.v.)
Perş. Mayıs 25, 2017 10:05 am tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Levlake
Perş. Mayıs 25, 2017 10:01 am tarafından yağmur

» Güneş Yüzlüm
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:21 am tarafından yağmur

» Süreyi Meryem Yasser Dossarİ
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:15 am tarafından yağmur

» سورة يوسف - وديع اليمني
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:12 am tarafından yağmur

KUR’AN-I KERİM DİNLE

Mealli Kur'an Dinleyelim

Hadis-i Şerif

1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

************************
29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Istatistikler
Toplam 2056 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: ferace313

Kullanıcılarımız toplam 11780 mesaj attılar bunda 4560 konu

Müslüman Kimliğinin İki Temeli

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Müslüman Kimliğinin İki Temeli

Mesaj tarafından aytendeniz Bir C.tesi Ocak 29, 2011 10:07 am


- Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan
Müslüman Kimliğinin İki Temeli








Mâlik b. Enes’e ulaşan habere göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Size, sıkı sarıldığınız sürece sapıtmayacağınız iki şey bıraktım: Allah'ın kitabı ve Resûlünün sünneti."(1)
İslâm'ın iki ana temeli Kitap (Kur'ân) ve Hz. Peygamber’in hayatı ve irşadı demek olan Sünnet’tir. Bu iki kaynağa ya doğrudan ya da dolaylı olarak dayanma¬yan, bunlardan kaynaklanmayan hiç bir görüş ve uygulama İslâmî bir nitelik taşımaz.
Vedâ Haccı ile ilgili rivâyetler arasında yer alan hadisimiz, Efendi­miz!in son tavsiyeleri cümlesinden olma özelliğine sahiptir. Zürkânî’nin şerhine esas aldığı(2) Muvatta'daki rivâyette açıkça görüldüğü gibi “vefatın­dan sonra”ki günlere yöneliktir. Bu sebeple önemle üzerinde du­rulması gerekmektedir.
Bilindiği gibi mükemmel ve son din olarak gönderilen İslâm'ın iki ana temeli Kitap (Kur'ân) ve Hz. Peygamber’in hayatı ve irşadı demek olan Sünnet’tir. Bu iki kaynağa ya doğrudan ya da dolaylı olarak dayanma­yan, bunlardan kaynaklanmayan hiç bir görüş ve uygulama İslâmî bir nitelik taşımaz. Bu sebeple geçmişte âlimler, bütün güçleri ile ve ilmî metotlarla bu iki temel kaynağı değerlendirmeye, yaşadıkları devir ve bölge şartlarına göre en uygun uygulama şeklini tespite çalışmışlardır. Görüş ve uygulamaların böylece "İslâmî bir nitelik" kazanmasını sağla­mışlardır. Ayrıca İslâm’a yabancı ne kadar gelişme ve akım varsa, onlara Kitap ve Sünnet ölçüleriyle karşı çıkarak mücadele etmiş ve toplumların İslâmî niteliklerini korumalarına yardımcı olmuşlardır.
İslâm'ın tartışılmaz ilk iki kaynağı olan Kitap ve Sünnet, hadisimize göre, Hz. Peygamber’den sonraki günlerde de kendilerine "sıkı" hatta "sımsıkı" sarılmak şartıyla, Müslümanlar için hidâyet ve mutluluk vesile­sidir. Bu, Hz. Peygamber’in bir müjdesidir. Ancak burada üzerinde du­rulması gereken kelime, "sıkı, sımsıkı yapışmak" anlamına gelen temessük veya i'tisam'dır. Biz buna "Kitap ve Sünnete dört elle sarılmak" da diyebili­riz. "Resûlünün sünneti" tabirini de Hz. Peygamber!in, "peygamberlik görevi icâbı olarak bildirdikleri" şeklinde anlamak lâzımdır.(3)
Hadis kitaplarımızda gördüğümüz, Kitap ve Sünnete sarılmak (el-i'tisam bi'l-kitap ve's-sünne) bahisleri, Kitap ve Sünnetin İslâm kimliğinin kazanılması, yaşanması ve korunması bakımından arz ettiği önemi göste­ren âyet ve hadislerle doludur. Hadisimiz, bu âyet ve hadislerin hedefini açık şekilde ortaya koymaktadır: Sapıtmamak... Yani kimliği kaybetme­mek!
"... Gerçekten size Allah'dan bir Nûr ve açık bir kitap geldi. Onunla Allah, rızasının peşinde gidenleri esenlik yollarına iletiyor ve onları kendi izniyle ka­ranlıklardan aydınlığa çıkarıp, dosdoğru bir yola iletiyor."(4) "Ve topluca Allah­'ın ipine yapışın (Kur'ana uyun), ayrılmayın."(5)"... Rabbinizden size indirile­nin en güzeline (Kur'an'a) uyun!"(6) "Bu Kur'an, insanlara (kâfi) bir tebliğ­dir."(7)
"Peygamberin çağırmasını, herhangi birinizin diğerini çağırısı ile bir tut­mayın (Onun davetine icabet gerekir)."(8)
İmam Mâlik'e bir adam gelerek bir sual sordu. İmam, "Resûlullah buyurdu ki..." diye cevap vermeye başladı. Adam, "senin görüşün nedir?" diye imamın re'yini öğrenmek istedi. Bunun üzerine İmam Mâlik; "Allah'ın Rasûlünün emrine aykırı dav­rananlar, başlarına bir bela gelmesinden, yahut acıklı bir azaba uğramaktan çekinsinler!"(9) meâlindeki âyeti okudu. Böylece asıl dinlenecek sözün ve öğrenilecek görüşün Hz. Peygamber’in sözü ve görüşü olduğunu vur­guladı.
"Kim Resûl'e itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur..."(10) "Allah ve Resûlü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir kadın ve erkeğe, o işi kendi is­teklerine göre seçme ve görme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resûlüne karşı ge­lirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur."(11)"Andolsun sizin için Allah'ın Resû­lünde (uyulacak) güzel bir hayat örneği vardır."(12)
İslâm kimliği ve kişiliği açısından Kitap ve Sünnet’in önem ve fonk­siyonunu dile getiren bu âyetler ve bir o kadar da hadis birlikte değer­lendirildiği zaman, Müslümanım diyenlerin de ince ve yakın plandan tahlile tabi tutulmaları halinde, bu iki temel kaynağa ne ölçüde bağlı ve tabi oldukları yani İslâmî kimliklerinin kalitesi ortaya çıkacaktır. Bu noktada herhalde şu hadisi herkesin ölçü alması gerekecektir: "Hiç biriniz gönlü (arzuları) benim tebliğ ettiğim gerçeklere uymadıkça (kâmil) mü'min olamaz."(13)
İslâmî kimlik ve kişiliğe sahip nesiller yetiştirme iddiasında olan kurum ve kuruluşlar, Kitap ve Sünnet temeline son derece dikkat etmek yükümlülüğü ve sorumluluğu altındadırlar. Müslümanları Müslümanlara karşı şartlandırıcı ve İslâm’ı kendi anlayışları içine hapsedici davranış ve telkinlerden kesinlikle uzak kalmalıdırlar.
Daima başıbozuk ve serbest bir yaşayışı hoş gören his ve heveslerin, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in tebliğ ettiği İslâmî esaslara tabi kılınması, günümüzün çok karmaşık ve bunalımlı gidişi içinde, geçmiş­tekinden daha da önemli ve ciddî bir görevdir. Bugün Müslümanların önemli bir kesiminin, duyguların ve İslâm dışı unsurların, propagandala­rın yozlaştırdığı bir anlayış ve yaşayışa gönül verdikleri inkar kabul etmez acı bir gerçektir. Her hâl ve şartta Kitap ve Sünnet’e bağlı olması gereken Müslümanları his ve heveslerinin uydusu görmek, İslâmî kimlik ve kişilik noktasından, toplumda büyük bir hastalığın varlığına işarettir. Hemen hemen herkes kendi his ve heveslerine göre Müslüman olmaya özeniyor. Konuları fertler "bana göre", topluluklar "bize göre" diye yorumluyor, "İslâm'a göre müslüman olma" görevini ihmal ettiğinin far­kına bile varmıyorlar. Oysa his ve heveslere göre Müslüman olmak değil, Kitap ve Sünnete göre müslüman olmakla görevli bulunuyoruz. "...Heveslerine uyandan daha sapık kim vardır?"(14) "Kim rabbinin azametinden korkup nefsini, heveslerin sevkettiği kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer hiç şüphesiz cennettir."(15)
Kitap ve Sünnet’e "sımsıkı" sarılmak ve Hz. Peygamber’in getirdikle­rine gönülden tabi olmak için öncelikle bu temellerin tanınması ve bilin­mesi gerekmektedir. Bu sebeple hadisimiz, Kitap ve Sünnet'i öğrenme teşvikini en güçlü şekilde dile getirmiş olmaktadır. Kitap ve Sünnet'in öğrenilmesi, onların mes'ele edinilmesine bağlıdır. Bu da âyet ve hadisler üzerinde durup düşünmeğe ve geçmişteki âlimlerin yorumları ve anla­yışlarını öğrenip değerlendirmekle mümkündür. Müslümanın, anlamak için âyet ve hadisler üzerinde kafa yorması, zaman ayırması, bunun için ihtiyaç duyacağı bilgileri edinmesi kadar güzel ve isabetli bir davranış olabilir mi?
Son zamanlarda gündeme gelen "bilginin İslâmileştirilmesi" teşeb­büsleri, bana Müslüman kafa ve gönüllerin, hatta İslâmî ilimlerin İslâmileştirilmesi gereğini yani Kitap ve Sünnet temellerine dayandırıl­mışlığının araştırılması lüzumunu düşündürmüştür. Kitap ve sünnete sımsıkı sarılmak kuru bir iddia ile olmaz. Bilgi, mümarese ve güçlü bir irade ister. Çevre şartlarının üstüne çıkmak ister. Bütün bunlar da İslâmî kişiliğimizi temel kaynaklarına şuurlu bir şekilde dayandırmakla ve bu­nun için sürekli gayret göstermekle mümkün olur.
"Allah'a kul olma" temel vasfı ve görevi ile diğer insanlardan farklı ve ayrıcalıklı (mümtaz) bir konuma sahip olan Müslüman, hiç bir gerekçe ile Kitap ve Sünnet'ten uzaklaşma hakkına sahip değildir. Çünkü onun hi­dâyet üzerine devamı ve iki cihan mutluluğu bu iki asl'a, bu Peygamber miraslarına sımsıkı sarılmasına bağlıdır. Bu gerçek, Son Peygamber Mu­hammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem'in yukarıdaki beyanı ile sâbit­tir.
Ayrıca şuna da işaret etmek lâzımdır ki, kimlik ve kişilik bunalımına düşmüş, İslâmî vasıftan uzaklaşmış görünen fert ve toplumlar, Kitap ve Sünnet'e gereği gibi sarılmamanın sonucunu yaşamaktadırlar.
Unutulmamalıdır ki din, bizzat yaşamak, müesseselerini kurup ya­şatmak, eğitim ve öğretimini yapmak ve yaptırmakla korunabilir. Bu üçlü vecibe, Kitap ve Sünnet ölçüleri içinde gerçekleştirilebildiği ölçüde İslâmî kimlik ve kişilik korunmuş, gelecek nesillere de örnek olunmuş olacaktır. Aksi halde iddia ne olursa olsun, Kitap ve Sünnet’i esas alma­manın, gereğince yaşamamanın tabiî ve fakat olumsuz sonucu ile karşı­laşmak kaçınılmaz olacaktır.
İslâmî kimlik ve kişiliğe sahip nesiller yetiştirme iddiasında olan ku­rum ve kuruluşlar, Kitap ve Sünnet temeline son derece dikkat etmek yükümlülüğü ve sorumluluğu altındadırlar. Müslümanları Müslümanlara karşı şartlandırıcı ve İslâm’ı kendi anlayışları içine hapse­dici davranış ve telkinlerden kesinlikle uzak kalmalıdırlar. Biz, İslâm’ı kendimize uydurmakla değil, İslâm'a uymak, Kitap ve Sünnet'in göster­diği doğru yoldan gitmekle görevliyiz.
İslâm'a ya da Kitap ve Sünnet'e alternatif (karşı tez) olarak ileri sü­rülen ve sürülecek olan hiç bir düşünce ve doktrin bu iki temele sımsıkı sarılmakla yükümlü olan Müslümanlar için kimlik unsuru olarak düşünülemez. Aksi halde kimlik ve kişilik aşınması ve kaybı kaçınılmaz olur.(16
avatar
aytendeniz
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
850 / 999850 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 939
<b>Puanı</b> Puanı : 1064
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 85
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 05/04/10

http:// http://hazanmevsimicom.blogspot.com/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Müslüman Kimliğinin İki Temeli

Mesaj tarafından İslamcokguzel Bir C.tesi Ocak 29, 2011 10:13 pm



[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
avatar
İslamcokguzel

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 2657
<b>Puanı</b> Puanı : 2181
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 89
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 13/03/09

http://islamcokguzel.wordpress.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz