İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Similar topics
    Nisan 2017
    PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
         12
    3456789
    10111213141516
    17181920212223
    24252627282930

    Takvim Takvim

    En son konular
    » Ya Rasulallah (SAV)
    Paz Nis. 09, 2017 4:43 pm tarafından yağmur

    » Ya RasulAllah
    Paz Nis. 09, 2017 4:34 pm tarafından yağmur

    » Cürmüm İle Geldim Sana - Affeyle Beni Ya Rabbi (c.c.)
    Paz Nis. 09, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

    » Kuranı Kerim Okuyan
    Perş. Nis. 06, 2017 9:01 am tarafından yağmur

    » Kalbe Dokunan Sözler...
    Perş. Nis. 06, 2017 9:00 am tarafından yağmur

    » Rasulallah efendimizin guzelliği
    Perş. Nis. 06, 2017 8:49 am tarafından yağmur

    » Ey Ümmetin Yetim Şehri!
    C.tesi Nis. 01, 2017 5:54 pm tarafından yağmur

    » SOSYAL VERÂSET
    Ptsi Mart 20, 2017 10:45 am tarafından yağmur

    » Kimi Dost'a Varır
    Ptsi Mart 20, 2017 10:34 am tarafından yağmur

    » من اجمل تلاوات جزء عم كامل وديع اليمني
    Ptsi Mart 20, 2017 10:27 am tarafından yağmur

    » Receb-i Şerif Ayında Kılınacak Namaz
    Ptsi Mart 20, 2017 10:20 am tarafından yağmur

    » Receb-i Şerif
    Ptsi Mart 20, 2017 10:18 am tarafından yağmur

    » Receb-i Şerif Ayı'nın İlk Cuma Gecesi
    Ptsi Mart 20, 2017 10:18 am tarafından yağmur

    » Üç Aylar ve Mübarek Geceler
    Ptsi Mart 20, 2017 10:14 am tarafından yağmur

    »  Bakara Süresi وديع اليمني
    Ptsi Mart 20, 2017 10:04 am tarafından yağmur

    » Subhânallâhi ve Bihamdihi Subhânallâhi’l-Azîm
    Paz Şub. 12, 2017 12:49 pm tarafından yağmur

    » Gidenlerden Umre Hatıraları
    Paz Ocak 15, 2017 3:17 pm tarafından yağmur

    » Bin Tane Canın Olsa
    Paz Ocak 15, 2017 3:09 pm tarafından yağmur

    » Medine’de Bir Gece
    Paz Ocak 15, 2017 2:52 pm tarafından yağmur

    » En Güzel Müziksiz İlahiler
    Paz Ara. 04, 2016 9:13 am tarafından yağmur

    » Hasan Dursun - Levlake
    Paz Ara. 04, 2016 8:54 am tarafından yağmur

    » Stres
    Paz Ara. 04, 2016 8:43 am tarafından yağmur

    » DÎNİN ve ŞAHSİYETİN TEMELİ
    Paz Ara. 04, 2016 8:26 am tarafından yağmur

    » Abdurrahman al ossi Müthiş Kıraat
    Cuma Kas. 25, 2016 7:22 pm tarafından yağmur

    » Wadi' Alyamani | Surat Ar-Rahman
    Cuma Kas. 25, 2016 7:17 pm tarafından yağmur

    » Medine i Münevvere de Zaman
    Ptsi Kas. 21, 2016 6:09 pm tarafından yağmur

    » His
    Ptsi Kas. 21, 2016 5:59 pm tarafından yağmur

    » Ümit
    Ptsi Kas. 21, 2016 5:56 pm tarafından yağmur

    » Siyahtır Kabe’nin Örtüsü...
    Ptsi Kas. 21, 2016 5:30 pm tarafından yağmur

    » Ender Tekin Gül Diyarı Medine
    Çarş. Eyl. 28, 2016 3:59 pm tarafından yağmur

    » Yeni Hicri Yılınız Mübarek Olsun
    Çarş. Eyl. 28, 2016 3:46 pm tarafından yağmur

    » Aşure Günümüz Mübarek Olsun
    Çarş. Eyl. 28, 2016 3:44 pm tarafından yağmur

    » MUHARREMİN BİRİ İLE ONU ARASINDAKİ NAMAZ
    Çarş. Eyl. 28, 2016 3:40 pm tarafından yağmur

    » Merhamet
    Çarş. Eyl. 28, 2016 3:33 pm tarafından yağmur

    » BUNU SAKIN KİMSEYE ANLATMA
    Çarş. Eyl. 28, 2016 3:30 pm tarafından yağmur

    » Neden Sıkılırız?
    Çarş. Eyl. 28, 2016 3:18 pm tarafından yağmur

    » Aklın ve Kalbin İhtiyacı: İlim ve Eğitim
    Cuma Tem. 08, 2016 4:20 pm tarafından yağmur

    » Hazret-i Peygamber’e Coşkun Sevgi
    Cuma Tem. 08, 2016 4:16 pm tarafından yağmur

    » ZULM İLE ÂBÂD OLUNMAZ
    Cuma Tem. 08, 2016 4:12 pm tarafından yağmur

    » SILA-İ RAHM NE DEMEKTİR?
    Ptsi Nis. 25, 2016 7:54 pm tarafından yağmur

    » Selmân-ı Fârisî r.a
    Ptsi Nis. 25, 2016 7:48 pm tarafından yağmur

    » Cennet Alışverişi
    Çarş. Mart 23, 2016 7:12 pm tarafından yağmur

    » Cihadda Gaye
    Çarş. Mart 23, 2016 7:09 pm tarafından yağmur

    » ❀✿ Grup Derman - ya ilahi senden bir dileğim var ❀✿
    Çarş. Mart 23, 2016 7:07 pm tarafından yağmur

    » Rasulullah - Müziksiz İlahi (Arapça)
    Ptsi Ekim 19, 2015 5:52 pm tarafından yağmur

    » Müsaden Var mı Ya Rasulallah
    Ptsi Ekim 19, 2015 5:47 pm tarafından yağmur

    » Köşesi Var
    Perş. Eyl. 24, 2015 8:14 pm tarafından yağmur

    » Nasip
    Perş. Eyl. 24, 2015 7:49 pm tarafından yağmur

    » İNSAN KIYMETİ: TAKVÂ
    Perş. Eyl. 24, 2015 7:25 pm tarafından yağmur

    » Kurban Bayramınız Mübarek Olsun
    Çarş. Eyl. 23, 2015 4:43 pm tarafından yağmur

    KUR’AN-I KERİM DİNLE

    Mealli Kur'an Dinleyelim

    Hadis-i Şerif

    1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
    ************************
    2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
    ************************
    3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
    ************************
    4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
    **********************
    5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
    *************************
    6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
    ******************************
    7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
    ***************************
    8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
    *************************
    9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
    ***************************
    10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
    ****************************
    11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
    *************************
    12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
    ************************
    13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
    ***********************
    14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

    ************************
    15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
    ************************
    16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
    ************************
    17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
    ************************
    18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
    ************************
    19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
    ************************
    20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
    ************************
    21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
    ************************
    22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
    ************************
    23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
    ************************
    24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
    ************************
    25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
    ************************
    26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
    ************************
    27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
    ************************
    28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

    ************************
    29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
    ************************
    30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
    ************************
    31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
    ************************
    32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
    ************************
    33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
    ************************
    34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

    35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
    ************************
    36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
    ************************
    37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
    ************************
    38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
    ************************
    39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
    ************************
    40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

    Giriş yap

    Şifremi unuttum

    Arama
     
     

    Sonuç :
     


    Rechercher çıkıntı araştırma

    Istatistikler
    Toplam 2056 kayıtlı kullanıcımız var
    Son kaydolan kullanıcımız: ferace313

    Kullanıcılarımız toplam 11719 mesaj attılar bunda 4522 konu

    ÖLSEK DE RAVZA’NI RUHUMUZ BEKLER

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

    ÖLSEK DE RAVZA’NI RUHUMUZ BEKLER

    Mesaj tarafından yağmur Bir Salı Ara. 07, 2010 8:40 pm

    [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    Rivayet edilir ki cennetten dünya topraklarına gönderildiğimiz o günlerde, Âdem ve Havva Mekke topraklarında birbirlerine kavuştular.



    Kur’an’ın ifadesiyle bir müddet sonra “(Havva) Hafif bir yük yüklendi.”



    Ve böylece, Âdem’le Havva’nın çocukları oldu.


    Mekke toprak…


    Âdem toprak...


    Havva da aynı özdendi…


    Bu yüzden Âdem ve Havva Mekke’den ayrılmayı hiç düşünmediler.


    Zira onlar zaten Cennet Muhacirleri idi.


    Aslında her insan özünde bir muhacir…


    Belki de bundan, Âdem’in çocukları, rivayete göre yeryüzüne dağılmak ve başka yerleri de tanımak için babalarından izin istediler…


    “Gidin!” demiş baba. “Ama söz verin, yılda bir kez bu toprakları ziyaret için geri geleceksiniz.”


    “ Söz!” demiş ve ayrılmışlar.


    İşte insanlığın Mekke sevdası o gün başlamış.


    Binlerce yıl Zilhicce’de ‘baba’sına ve ‘vatan’ına gidemeyen her ‘evlat’, “Ben gidemedim bari ya Rabbi, dualarımı Arafat’a götür, oradakilerin duasına kat!” diye dua edip yalvarmış.


    Gidemeyenler, neden gidemediklerini bilir ve bir süre sonra da mecburen bu durumu kabullenirmiş.


    Oysa Âdem’in evlatları içinde öyleleri varmış ki, her türlü teknik ve maddi imkâna sahip olmalarına rağmen, önlerine dikilenler, onları bu topraklara, hele de İstanbul’a görünmez zincirlerle bağlamışlar.


    Kâh ümmetin işleri demişler,

    Kâh devlet-i ebed müddet!

    Kâh devlet-i İslam’ın bekası için demişler,

    Kâh fitneyi bertaraf için…

    Velhasılı kelâm, bırakmamışlar onları…


    Tarih onların adına “ Hâdimü’l Haremeyni’ş Şerifeyn” Osmanlı sultanları demiş.


    Karşılarına dikilenler, Allah’ın Kitabı’nı koymuşlar önlerine.


    Elleri kolları bağlanmış.


    Mekke sevdası, Medine aşkı, bir yumruk olmuş, takılı kalmış boğazlarına!


    İçlerinde öyleleri varmış ki bu sevda, ölümlerine uzayan yolun başı olmuş.


    Gencecik bir delikanlı imiş Sultan Osman, “İlle de Mekke’ye gideceğim, hacı olacağım.” diye tutturduğunda.


    Karşısına dikilen de, Aziz Mahmut Hüdâi derler, Allah’ın bir has kulu imiş.


    “Yerine adam göndermen caizdir ama kendin gidemezsin.” demiş.


    Devlet demiş, ümmet demiş, ama on yedi yaşındaki gencecik yüreğe söz geçirememiş.


    Okuyanlar bilir, sevdasının sonu ölümle bitmiş.


    Şimdi bu fakir size nasıl anlatsın; Fahrettin Paşa’nın “Vallahi seni asla terk etmem ya Resûlallah!” dedikten sonra imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sultan’ın Medine’yi terk etmesine dair emir ve ricasını aldığı andaki halini?


    Nasıl anlatsın dünya tarihinin en uzun süren seferlerinden birini gerçekleştirip Mısır’a gittiği halde yanı başındaki Mekke’ye, Medine’ye gidememesinin Yavuz’a verdiği acıyı?


    “ Ben bu toprakların hâkimi değil ancak hadimi-hizmetçisiyim.” dedikten sonra, aslında son derece sade ve mütevazı giyinmesine rağmen, kavuğuna sorguç takan ilk hükümdar olmasındaki sırrı…


    Süpürge biçiminde yaptırdığı o sorguçlarla, “ hayatındaki en büyük anlamın” Mekke ve Medine hizmetçiliği olduğunu ifade ettiğini…


    Bu toprakların hâkimi değil hizmetçisi olduğumuzu laf olsun beri gelsin diye söylemediğimizi; bu yüzden 19. asrın sonuna kadar Mekke - Medine’nin kale ve burçlarına Osmanlı hâkimiyetini sembolize eden bayrak ve sancakların asılmadığını…



    Mekke ve Medine idarecilerine sırf bu yüzden ‘vali’ sıfatı verilmediğini, onlara Medine veya Mekke Muhafızı dendiğini...


    Bütün topraklarımızda hutbeler Osmanlı padişahı adına okutturulurken, sadece Mekke ve Medine’deki hutbelerde hem Osmanlı hükümdarı, hem Mekke emiri, hem de Medine naibinin isimlerinin zikredildiğini…


    Nasıl anlatsın surre alaylarını, Mekke-Medine fukaralarını?


    Gönderdiğimiz surrelerdeki para, eşya ve zahireleri dağıtırken, dağıtacağımız şeyleri ola ki seyyid veya şeriftir diye Mekke veya Medine halkına taşıtmadığımızı, surre ile gelenleri kendi gençlerimize yüklediğimizi...


    İstanbul’u ve diğer İslâm şehirlerini, Mekke-Medine’nin yanı başına getirmek için yapılan Hicaz demiryolunu…


    Ta Kanuni devrinden itibaren bu iki şehrin avarız, öşür, tekalif-i örfiyye gibi vergilerden ve askerlikten muaf tutulduklarını…


    Zor zamanlarımızda bütün topraklarımızdaki halkımıza ek vergiler konulurken, bu şehirlere konmadığı gibi, bin bir sıkıntı içinde ödenen bu vergilerin bir kısmının öncelikle Haremeyn’e gönderildiğini...


    Resûlullah (sas) ve komşuları gürültüden rahatsız olmasın diye Hicaz demiryolunun şehrin 1 km dışında bitirildiğini...


    Vasiyetlerinde, miraslarını Mekke-Medine fukarasına bırakan hükümdarları...


    Hasta yatağındayken, Medine’den gelen tezkireyi ayağa kalkıp, abdestli bir şekilde dinleyen Osmanlı padişahlarını...


    Ömrü boyunca edindiği 5404 adet nadide el yazma eserini Medine’ye gönderen Şeyhu’l İslâmları...


    Medine’den gelen postaları “Bunlarda peygamber şehrinin tozu var.” diye öpüp koklayan sonra açıp okuyan Abdülazizleri...


    Kendisine “Çaker-i Fahri Resûl” (Resûlullah’ın kölesi) diyen Abdülmecit’i...

    “ Ne diliyorlarsa derhal yapınız!” dedikten sonra, Medine halkının gönderdiği dilekçeyi okutturan, ama bunu kulakları şereflensin diye yaptıran hükümdarları...


    “Dü-âlemde kıl istishâb hân-ı Mahmûd-i adlîyi, Senindir evvel ve âhirde devlet yâ Resûlallah!” (İki âlemde de beni yanına al, evvelde de devlet Senindi, ahirde de Senindir.) diyen Sultan Mahmutları...


    Resûlullah (sas)’ın alnının değdiği yere değil, ayağının değdiği yere alnımız değsin diye, sırf bu yüzden, Mescid-i Nebevî’nin mihrabını daraltan muhteşem Kanunîleri…


    Velhasılı kelâm ne bu sevgi biter, ne de bu cümleler…

    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


    Aslında muhabbet bereket demekmiş meğer…


    Yıllardır çözememiştim, Osmanlı hükümdar ve valide sultanlarının neden Ravza’ya ısrarla şamdan gönderdiklerini...


    Vakit hicret vakti…


    Kubâ’dan Medine’ye gelmiş O gül yüzlü.


    Ensar-muhacir-Nebî el ele bir mescid inşa etmişler ilk olarak.


    Sonra o mescidi kuru hurma dalları ile aydınlatmışlar ihtiyaç olduğunda.


    Aradan yıllar geçmiş.


    Tam dokuz yıl sonra Medine’ye Filistin’den bir papaz çıkagelmiş.


    Adı, Temim ed-Dari imiş.


    Bir zaman sonra Müslüman olmuş.


    Mescidin kuru hurma dalları ile aydınlatıldığını görünce, Şam’dan getirdiği birkaç zeytinyağı kandilini mescide asmış.


    Bir akşam vaktiymiş.


    Resûlullah (sas) mescide gelince gül yüzünde güller açmış:


    “ Mademki sen bizim mescidimizi aydınlattın, Allah da seni nurlandırsın.”[1] demiş.


    Yani bu kandillerle Mescid-i Nebevî’yi aydınlatmak, Resûlullah duasına mazhar olabilme ümidinin hal diline yansıması imiş.


    Acaba bundan mıydı Sultan Bayazıt-ı Veli’nin, elinin emeği ile kazandığı parayı Ravza’nın kandillerine yağ alınsın diye göndermesi?


    Borcumuzun boyumuzu aştığı dönemde Peygamber mescidini ilk defa elektrikle aydınlatan II. Abdulhamid, bu duadan nasibini almamış olabilir mi?



    “ el Meded ey Maden-i Nur-ı Hûdâ” demişti Yavuz.


    Sen tam 492 yıl önce çağırmıştın onu ya Resûlallah:

    “ Haremeyn’in hizmeti Selim’e verilmiştir. Durmasın gelsin!” demiştin.


    O da: “ Emrin olur ya Resûlallah!” demişti.


    Şimdi biz şairin ifadesi ile diyoruz ki:


    Gelmemiş Türkçe’de Lebid, Hassan’ın,

    Yok bizde ne Bürde, ne Muallaka.

    Yolunda baş veren Al-i Osman’ın,

    Lâl ile yazdığı tarihten başka.

    Yapamaz Ertuğrul evladı Sensiz,

    Can verir cânânı veremez Türkler.

    EBEDÎ HÂDİMU’L HAREMEYNİNİZ,

    ÖLSEK DE RAVZA’NI RUHUMUZ BEKLER.



    [1] İbn Sa’d



    Oya Kaycıoğlu
    Siyeri-Nebi Dergisi Mart 2010



    avatar
    yağmur
    Özel Üye
    Özel Üye

    Aktiflik :
    999 / 999999 / 999

    <b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
    <b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3830
    <b>Puanı</b> Puanı : 4207
    <b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
    <b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    Geri: ÖLSEK DE RAVZA’NI RUHUMUZ BEKLER

    Mesaj tarafından ZÜMRÜT Bir Çarş. Ara. 08, 2010 9:05 am


    Can verir cânânı veremez Türkler.

    EBEDÎ HÂDİMU’L HAREMEYNİNİZ,

    ÖLSEK DE RAVZA’NI RUHUMUZ BEKLER.


    yağmurcum çok beğendim emeğine yüreğine sağlık
    123 Allah (c.c.) razı ol
    avatar
    ZÜMRÜT
    Özel Üye
    Özel Üye

    Aktiflik :
    999 / 999999 / 999

    <b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
    <b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 1882
    <b>Puanı</b> Puanı : 1360
    <b>Teşekkür</b> Teşekkür : 73
    <b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 29/09/10

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    Geri: ÖLSEK DE RAVZA’NI RUHUMUZ BEKLER

    Mesaj tarafından İslamcokguzel Bir Çarş. Ara. 08, 2010 9:07 am

    Allah (c.c.) razı ol tşkk


    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

    [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    avatar
    İslamcokguzel

    Aktiflik :
    999 / 999999 / 999

    <b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
    <b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 2657
    <b>Puanı</b> Puanı : 2181
    <b>Teşekkür</b> Teşekkür : 89
    <b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 13/03/09

    http://islamcokguzel.wordpress.com

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    Geri: ÖLSEK DE RAVZA’NI RUHUMUZ BEKLER

    Mesaj tarafından Sponsored content


    Sponsored content


    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

    - Similar topics

     
    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz