İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Ekim 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
      1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031     

Takvim Takvim

En son konular
» diken Tohumu
Paz Eyl. 17, 2017 12:15 pm tarafından yağmur

» Hakka Vuslat
Paz Eyl. 17, 2017 12:00 pm tarafından yağmur

» Kalpteki Nurun Sebebi
Paz Eyl. 17, 2017 11:49 am tarafından yağmur

» Sâlih Amelleri Yok Eden Belâ: HASET
Paz Eyl. 17, 2017 11:30 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|Kurban Bayramımız Mübarek Olsun|❀ܓ|
Cuma Eyl. 01, 2017 8:19 am tarafından yağmur

» Hac
Salı Ağus. 29, 2017 8:33 am tarafından yağmur

» Zilhicce Ayının On gününün Önemi
Paz Ağus. 27, 2017 3:54 am tarafından yağmur

» AH ŞU TATİL GÜNLERİ
C.tesi Ağus. 26, 2017 7:41 pm tarafından yağmur

» AMAN İSLAM'I BIRAKMAYIN!
C.tesi Ağus. 26, 2017 7:23 pm tarafından yağmur

» Zilhicce Ayı Orucu İle İlgili Hadis-i Şerifler
Salı Ağus. 22, 2017 4:45 am tarafından yağmur

» ZİLHİCCE AYININ İLK ON GÜNÜNDE YAPILMASI FAZİLETLİ AMELLER
Salı Ağus. 22, 2017 4:39 am tarafından yağmur

» Haccın Hikmetleri
Paz Ağus. 13, 2017 6:12 pm tarafından yağmur

» SADAKA ÖMRÜ UZATIR, BELAYI DEFEDER
Paz Ağus. 13, 2017 6:05 pm tarafından yağmur

» Eden Bulur.
Paz Ağus. 13, 2017 6:02 pm tarafından yağmur

» Bir Karga Hikayesi..
Paz Ağus. 13, 2017 5:59 pm tarafından yağmur

» Talep..
Paz Ağus. 13, 2017 5:56 pm tarafından yağmur

» Hac üzerine 🕋🥀♥
Paz Ağus. 13, 2017 11:21 am tarafından yağmur

» MEKKE-İ MÜKERREMEYE GETİRİLEN İLK SU: AYN-I ZÜBEYDE
Paz Ağus. 13, 2017 11:10 am tarafından yağmur

» Ana Babaya İyilik Hakkında Hikaye ve Hadis-i Şerifler♥
Paz Ağus. 13, 2017 7:43 am tarafından yağmur

» Bakalım cennete ilk önce kim varır. 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:31 am tarafından yağmur

» Ikilemeli konuşma 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:28 am tarafından yağmur

» Tabaktaki et :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:25 am tarafından yağmur

» İnşaallah :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:22 am tarafından yağmur

» Kurban ve Bilmemiz Gerekenler
Paz Ağus. 13, 2017 7:20 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN|❀ܓ|
Paz Haz. 25, 2017 3:47 am tarafından yağmur

» Ya Bardak Ya Göl...
Cuma Haz. 23, 2017 4:25 pm tarafından yağmur

» Elveda Ey Şehri Ramazan
Cuma Haz. 23, 2017 4:22 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Giderken
Cuma Haz. 23, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Bayramı
Cuma Haz. 23, 2017 4:19 pm tarafından yağmur

» BAYRAMIN SÜNNET VE EDEPLERİ
Cuma Haz. 23, 2017 4:18 pm tarafından yağmur

»  Ramazan nüktesi :)
Ptsi Haz. 05, 2017 12:09 pm tarafından yağmur

» Yurdum İnsanı
Ptsi Haz. 05, 2017 12:04 pm tarafından yağmur

» Ne Zaman Uyanır?
Ptsi Haz. 05, 2017 11:59 am tarafından yağmur

» Köpeğe su vermesi affına vesile oldu
Ptsi Haz. 05, 2017 11:52 am tarafından yağmur

» Her Koyunu Kendi Bacağından Asarlar.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:48 am tarafından yağmur

» Hikmetler.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:38 am tarafından yağmur

» Kalbe Dokunan Sözler...
Paz Mayıs 28, 2017 10:37 pm tarafından yağmur

» Kelebeğin Yüreği
Paz Mayıs 28, 2017 9:43 pm tarafından yağmur

» Acziyet
Paz Mayıs 28, 2017 9:38 pm tarafından yağmur

» Hastalık Üzerine
Paz Mayıs 28, 2017 9:35 pm tarafından yağmur

» Hayat Dediğin Nedir?
Paz Mayıs 28, 2017 9:27 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Muhammed (s.a.v.)
Perş. Mayıs 25, 2017 10:05 am tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Levlake
Perş. Mayıs 25, 2017 10:01 am tarafından yağmur

» Güneş Yüzlüm
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:21 am tarafından yağmur

» Süreyi Meryem Yasser Dossarİ
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:15 am tarafından yağmur

» سورة يوسف - وديع اليمني
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:12 am tarafından yağmur

» Saleh Alansari |Surat Al-Ĥijr
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:03 am tarafından yağmur

» Surat Al-Mulk Wadie Yamani
Çarş. Mayıs 10, 2017 9:51 am tarafından yağmur

» Berat kandiliniz mubarek olsun:
Çarş. Mayıs 10, 2017 9:28 am tarafından yağmur

» Berat Gecesi
Çarş. Mayıs 10, 2017 8:48 am tarafından yağmur

KUR’AN-I KERİM DİNLE

Mealli Kur'an Dinleyelim

Hadis-i Şerif

1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

************************
29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Istatistikler
Toplam 2056 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: ferace313

Kullanıcılarımız toplam 11776 mesaj attılar bunda 4556 konu

Nasuh Tövbe

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Nasuh Tövbe

Mesaj tarafından İslamcokguzel Bir Salı Ara. 07, 2010 4:10 pm

NASUH TÖVBE

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Büyük arif Ebu Talib el-Mekkî (k.s) 386/996) tasavvuf ve ahlâk sahasında yazdığı “Kutu’l-Kulub” isimli meşhur eserinde der ki:

“Kulun, tövbesinin tam olarak gerçekleşmesi, Allah’a dönüşünün güzel olması ve günahları iyiliklere çevrilen kimselerden sayılması için, gerçekten eski hâlini değiştirmesi ve yeni hayatı benimsemesi gerekmektedir. Eğer insandaki bu değişme dünyada olursa, kötü ameller iyi amellere çevrilmektedir. Bunu şu ayetten anlıyoruz:

“Gerçek şu ki insanlar kendi iç dünyalarını değiştirmeden Allah onların durumunu değiştirmez.” Ra’d, 13/11

Demek ki insanlar, içlerindeki bir kötülüğü iyiliğe çevirdiklerinde, kötü halleri iyiliklere çevrilmiş olur ve bu durumda şu ayetin müjdesi gerçekleşir:
“Ancak tövbe ve iman edip salih amel işleyenlerin Allah, kötülüklerini iyiliğe çevirir. Allah çok affedici ve çok acıyandır.” Furkan 25/70.
Gerçek pişmanlık, önceki kötü duruma dönmemek ve eldeki vakitleri boş yere harcamamaktır.
Ariflerden Ebu Süleyman ed-Dârânî (k.s), der ki:
“Akıllı bir kimse, kalan ömründe, sadece daha önceki ibadet ve taatsız geçirdiği vakitlerine ağlasa, bu onu ölene kadar hüzün içinde ağlatmaya yeterdi. Kalan ömrünü, önceki gibi cehalet ve gafletle geçiren kimsenin hâli nasıl olur, düşünün!“
Tövbe eden kimse, boşa geçen günlerine üzülmeli, kalan ömründe de ilahî emirlere ciddi olarak sarılıp yasaklardan uzaklaşmalıdır. Bunların tamam olması ancak, her işinde sağlam ilme göre hareket etmesi ve salih amellere sarılmasıyla mümkündür. O zaman, Allahu Teala’nın övdüğü şu kimselerden olur:
“Kötülüğü iyilikle giderirler” Ra’d, 13/22 Yani, daha önce yapmış oldukları kötülükleri, işledikleri yeni hayırlarla giderip temizlerler. Bu durumla ilgili olarak, Rasulullah (s.a.v) Efendimiz, Ebu Zerr’e hitaben şöyle buyurmuştur:
“Bir kötülük işlediğin zaman, ondan sonra hemen bir iyilik yap. Gizli günaha karşı gizlice, açık olana karşı da açıkça hayır yap ki onu temizlesin.” Ahmed, K. Zühd, No: 27; Münâvî, Feyzu’l-Kadir, No: 763.
Rasulullah (s.a.v), Muaz b. Cebel’e (r.a) yaptığı bir vasiyyetinde de:
“Kötülüğün peşinden bir iyilik yap ki, onu temizlesin.” Tirmizî, Birr, 55; Dârimî, Rikak, 74; Ahmed, Müsned, V, 153, 158 buyurmuştur.
Yukarıda saydığımız vasıfta tövbe eden bir kimse, salihler arasına girer. Nitekim Allahu Teala, bir ayet-i kerimede:
“İman edip salih ameller işleyenleri, hiç şüphesiz, salihlerin arasına katarız.” Ankebut 29/9 buyurmuştur.
Sonra tövbe eden kimseye gücü yettiği kadar, daha önce elinden kaçırdığı fırsatları ve zayi ettiği vakitlerini telafî için hayırlarda koşması ve bu şekilde salihlerden olmaya çalışması gerekir. İşte bu makama çıktığında, Mevla’sının huzuruna layık bir kul olur. O zaman Allahu Teala, onu muhafaza ve himayesine alır. Nitekim, ayet-i kerimede:
“O, salihleri dost edinip işlerini üstlenir.” A’raf 7/196 buyrulmuştur.
Tövbede kula gereken şeyler özetle on şeydir
1-Allahu Teala’ya isyan etmemenin kendisine farz olduğunu bilmek.
2-Bir günaha düştüğünde onda ısrar etmemek.
3-Günahtan Allah’a tövbe etmek.
4-İşlediği günaha pişman olmak.
5-Ölene kadar istikamet üzere itaat içinde yaşamaya azmetmek.
6-Günahın cezasından korkmak.
7-Mağfireti ümit etmek.
8-Günahı itiraf etmek.
9-O günahı Allahu Teala’nın takdir ettiğine ve onun Allah tarafından bir zulüm değil sadece adalet olduğuna inanmak.
10-İşlediği kusura bir keffaret olması için, Rasulullah’ın (a.s): “Kötülükten sonra bir iyilik yap ki onu temizlesin” hadisine uyarak, günahın peşinden salih amel yapmak.
Denilmiştir ki: Ölüm meleği kula gözüktüğü zaman, ona, ömründen çok az bir zaman kaldığını ve artık ölümün bir göz yumup açma müddeti kadar bile gecikmeyeceğini bildirir. O zaman kulda bir esef ve hasret meydana gelir. Öyle ki, eğer bir baştan öbür başa bütün dünya kendisinin olsa, son saatine bir saat daha katıp tövbe etmek veya o andaki hükmü değiştirmek için hepsini verirdi. Fakat buna imkan yoktur. Bu duruma, şu ayet-i kerimede işaret edilmektedir:
“Kendileriyle istedikleri şeyler arasına engel çekilir.” Sebe 34/54
Ayetteki istenen şeyin, tövbe etmek olduğu söylenmiştir. Ayrıca ömrün uzamasını veya güzel bir ölümü istemek olduğu da söylenmiştir. Ancak, kendilerinden önce geçen kimselere yapıldığı gibi, onların bu arzularına engel olunur. Aslında kulun geçirmiş olduğu her saat bu son saat gibi kıymetlidir. Sahibi anlayacak olsa, her saati bütün dünyadan kıymetlidir. Bunun için denilmiştir ki: “Kul, Allahu Teala’nın kullarına dilediği şekilde tecelli ettiğini ve bunun bir hikmetle gerçekleştiğini yakinen bilince, artık kalan ömrünün hiçbir kıymeti kalmaz.”
Allahu Teala’nın: “Herhangi birinize ölüm gelip de: Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen, demeden önce.” Munâfikûn. 63/10 ayetinde geçen “yakın vakte kadar” ifadesi hakkında, şöyle denmiştir:
“Kul gözünden perde kalkıp ahiret hallerini görünce, ölüm meleğine:
-Ölümü bir gün tehir et de Rabbime kulluk edeyim, günahıma yanayım ve nefsim için salih bir amel hazırlayayım, der. Melek kendisine:
-Bütün günlerini boş yere tükettin, artık sana hiçbir gün yok, der. Kul:
-Bir saat olsun mühlet ver, der. Melek de:
Bütün saatlerini harcadın, artık bir saat olsun vakit yok, der. Ruh boğaza ulaşır, gırtlağa gelince hançerede tutulur. Artık tövbe kapısı kapanır. Kulun dünya ile irtibatı kesilir, ameller son bulur. Böylece, vakitler gitmiş ve bitmiş olur. Nefesler yükselir, ahiret perdesinin açılmasıyla o tarafı seyretmeye başlar. Bundan sonra kulun gözü her şeyi net olarak görür. Son nefesine sıra gelince nefesi zorla çıkar. Kul, saadet ehlindense önceden kendisine takdir edilen saadet hükmü üzerinde tecelli eder ve ruhu tevhid üzere çıkar. İşte bu, güzel sondur. Yahut kula ezeldeki şekavet hükmü tecelli eder ve ruhu şek ve şüphe içinde çıkar.
Bu kimsenin hâli ayet-i kerimede şöyle anlatılmıştır.
“Kötü işleri yapıp dururken kendisine ölüm gelince: ‘Ben şimdi tövbe ettim’ diyen kimsenin tövbesi makbul değildir.” Nisa 4/18
İşte bu, kötü akıbettir. Bu durumdan Allah’a sığınırız. Bu kimsenin, münafık olduğu söylenmiştir. Ayette anlatılanın, günahta devam ve ısrar eden kimse olduğu da söylenmiştir.
Allahu Teala, kimin tövbesini kabul edeceğini şöyle beyan buyurur:
“Allah’ın kabul edeceği tövbe ancak, cahillikle bir kötülük yapıp da çok geçmeden tövbe edenin tövbesidir.” Nisa, 4/17
Bu tövbenin, ölümden önce ve ahiret alametleri zuhur etmeden, son nefes gelmeden yani can boğaza dayanmadan önce yapılan tövbe olduğu söylenmiştir. Çünkü Allahu Teala, ahiret alametleri zuhur ettikten sonra tövbenin kabul edilmeyeceğini bildirmiş ve hükmünü şöyle vermiştir.
“Rabbinin bazı ayetleri geldiği gün, önce inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış kimseye artık o andaki imanı bir fayda sağlamaz.” En’am 6/158
Ayette geçen hayrın tövbe olduğu söylenmiştir. Çünkü tövbe, imanın kazancı ve hayırların temelidir. Ayette geçen hayrın, salih ameller olduğu da söylenmiştir. Çünkü salih ameller imanın artmasını temin eder ve yakîn alametidir.
Ariflerden birisi demiştir ki:
“Allahu Teala’nın kuluna ilham yoluyla söylediği iki tane sırrı vardır: Bunlardan birisi şudur: Kul, annesinin karnından çıkıp doğunca Allahu Teala kendisine: “Ey kulum! Seni temiz ve nezih bir şekilde dünyaya çıkarttım, sana ömrünü emanet ettim ve seni onu emniyetle koruman için görevlendirdim. Artık bu emaneti nasıl koruyacağına ve huzuruma ne şekilde geleceğine bak.“
Diğeri de kulun ruhu çıkarken olur. O zaman Allahu Teala kula: “Ey kulum! Sana verdiğim emanetimi nasıl kullandın? Bana kavuşuncaya kadar seninle yaptığım ahde riayet ederek onu korudun mu? Eğer onu korudu isen ben de senin bu vefana karşılık olarak ecrini veririm. Eğer onu zayi etti isen sana hesabını sorar cezanı veririm.”
Kulun, üstlendiği emanete sahip çıkması ve Allahu Teala’nın kulundan onun muhafazasını istemesi, şu ayetlerde ifade edilmiştir:
“Onlar, emanet ve ahidlerini korur gözetirler.” Müminûn, 23/8
“Bana verdiğiniz sözü yerine getirin, ben de size vadettiklerimi vereyim.” Bakara, 2/90
Kulun ömrü, kendisine verilmiş bir emanettir; eğer onu hak yolda geçirerek korursa, emanetini yerine getirmiş ve sahibine güzelce iade etmiş olur. Eğer onu küfür ve isyanla zayi ederse, Allahu Teala’nın emanetine hainlik yapmış olur. Hiç şüphesiz Allah hainleri sevmez.
İbnu Abbas (r.a), bu konuda demiştir ki: “Kim, Allah’ın farzlarından birisini terk ederek veya ihmal ederek zayi ederse, Allah’ın korumasından çıkmış olur. Kul nasuh bir tövbe edince, kötülükleri temizlenir ve cennete girmeye hak kazanır.” (Buraya kadar verdiğimiz bilgiler için bkz: el-Mekkî, Kutu’l-Kulûb, I, 179-181.)
Tövbe eden bir kimse, üzerindeki hakları ödemelidir. Bu haklar, Allah’ın hakları ve kulların hakları olmak üzere iki kısımdır.
Geçmiş namaz borcu varsa kaza etmeli, vermediği zekatlarını ödemeli, hac farz olmuş ise yerine getirmelidir. Ayrıca, malını çaldığı veya hile ile aldattığı kimselerin malını ve hakkını geri verip, kendisiyle helalleşmelidir. Eğer hak sahibi ölmüş ise, ona ait malı varislerine vermelidir. Varisi yoksa, o malı onun adına fakirlere sadaka olarak dağıtmalıdır.
Gıybetini ettiği, haksız yere kötülediği kimselerle helalleşmeli, bir daha yapmayacağını söylemeli, haksız suçlama, alay ve hakaretlerine keffaret olarak onu övmeli ve iyi sıfatları ile anmalıdır.
Allah ile kul arasında kalan günahlara karşılık olarak, onların zıddı olan hayırları yapmalıdır. Meselâ; haram çalgı ve türküye karşılık olarak, Kur’an dinleyip zikir meclislerine katılmalıdır. İçki içmesine karşılık olarak, insanlara su dağıtıp hayır yapmalıdır. Günahların yayılması için yapılan harcamaların yerine, hayır hizmetlerine ve vakıflara yardımcı olmalıdır. Kötü amelleri ve çirkin halleri anlatmanın karşılığı olarak, güzel ve hayır şeyleri anlatmalı, Allahu Teala’nın nimetlerini zikretmeli, insanlara O’nu sevdirmeye çalışmalıdır.
İki insanın veya ailenin arasını bozmaya karşılık olarak, küskünleri barıştırmalı, insanların hoşuna gidecek haberleri yaymalı, her müminin selameti için hayır dua etmelidir. Harama bakmanın yerine, Kur’an’a, salihlerin yüzüne ve ibretle kainata bakmalıdır. Ayrıca, fakir ve yetimlerle oturmalı, onlara şefkatle bakmalı ve hizmetlerini görmelidir.
Zina ve namusla ilgili suçları kimseye açmamalıdır. Onlara güzelce tövbe edip bir daha yapmamaya kesin söz vermeli ve o işlerin muhitinden uzaklaşmalıdır.
Anne ve babaya karşı yapılan kusurlardan tövbe ettikten sonra, kendilerinden özür dilenmeli, artık onlara karşı saygı ve hizmette kusur etmemeli, kendilerine yumuşak ve güzel sözlerle hitap etmelidir.
Ailesine karşı yaptığı haksız ve kaba hareketlerin yerine, muhabbet ifade eden sözler söylemeli, edepli, adaletli ve mert olmalıdır.
İmam Gazalînin (rah.) belirttiği gibi, (Tövbe konusunda geniş bilgi için İmam Gazalî’nin “İhyau Ulûmi’d-Dîn” adlı eserinin dördüncü cildine bakılmalıdır.) her hastalık zıddı ile tedavi edilmelidir. Çünkü, kalbi kaplayan günah kirleri, ancak onun zıddı olan ilâhî nur ile temizlenir. Bu nur ve rahmet de ancak Allahu Teala’nın razı olduğu ibadet ve hayırlarda bulunur.


[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
avatar
İslamcokguzel

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 2657
<b>Puanı</b> Puanı : 2181
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 89
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 13/03/09

http://islamcokguzel.wordpress.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Nasuh Tövbe

Mesaj tarafından mahser Bir Salı Ara. 07, 2010 4:35 pm

aminecmain
avatar
mahser
Özel Üye
Özel Üye



Aktiflik :
500 / 999500 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 542
<b>Puanı</b> Puanı : 281
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 42
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 24/10/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Nasuh Tövbe

Mesaj tarafından yağmur Bir Salı Ara. 07, 2010 8:07 pm

her hastalık zıddı ile tedavi edilmelidir. Çünkü, kalbi kaplayan günah kirleri, ancak onun zıddı olan ilâhî nur ile temizlenir. Bu nur ve rahmet de ancak Allahu Teala’nın razı olduğu ibadet ve hayırlarda bulunur. Allah (c.c.) razı ol tşkk
avatar
yağmur
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3887
<b>Puanı</b> Puanı : 4276
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Nasuh Tövbe

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz