İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Mayıs 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    

Takvim Takvim

En son konular
» Hasan Dursun - Muhammed (s.a.v.)
Perş. Mayıs 25, 2017 10:05 am tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Levlake
Perş. Mayıs 25, 2017 10:01 am tarafından yağmur

» Güneş Yüzlüm
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:21 am tarafından yağmur

» Süreyi Meryem Yasser Dossarİ
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:15 am tarafından yağmur

» سورة يوسف - وديع اليمني
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:12 am tarafından yağmur

» Saleh Alansari |Surat Al-Ĥijr
Çarş. Mayıs 10, 2017 10:03 am tarafından yağmur

» Surat Al-Mulk Wadie Yamani
Çarş. Mayıs 10, 2017 9:51 am tarafından yağmur

» Berat kandiliniz mubarek olsun:
Çarş. Mayıs 10, 2017 9:28 am tarafından yağmur

» Berat Gecesi
Çarş. Mayıs 10, 2017 8:48 am tarafından yağmur

» Ya Rasulallah (SAV)
Paz Nis. 09, 2017 4:43 pm tarafından yağmur

» Ya RasulAllah
Paz Nis. 09, 2017 4:34 pm tarafından yağmur

» Cürmüm İle Geldim Sana - Affeyle Beni Ya Rabbi (c.c.)
Paz Nis. 09, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

» Kuranı Kerim Okuyan
Perş. Nis. 06, 2017 9:01 am tarafından yağmur

» Kalbe Dokunan Sözler...
Perş. Nis. 06, 2017 9:00 am tarafından yağmur

» Rasulallah efendimizin guzelliği
Perş. Nis. 06, 2017 8:49 am tarafından yağmur

» Ey Ümmetin Yetim Şehri!
C.tesi Nis. 01, 2017 5:54 pm tarafından yağmur

» SOSYAL VERÂSET
Ptsi Mart 20, 2017 10:45 am tarafından yağmur

» Kimi Dost'a Varır
Ptsi Mart 20, 2017 10:34 am tarafından yağmur

» من اجمل تلاوات جزء عم كامل وديع اليمني
Ptsi Mart 20, 2017 10:27 am tarafından yağmur

» Receb-i Şerif Ayında Kılınacak Namaz
Ptsi Mart 20, 2017 10:20 am tarafından yağmur

» Receb-i Şerif
Ptsi Mart 20, 2017 10:18 am tarafından yağmur

» Receb-i Şerif Ayı'nın İlk Cuma Gecesi
Ptsi Mart 20, 2017 10:18 am tarafından yağmur

» Üç Aylar ve Mübarek Geceler
Ptsi Mart 20, 2017 10:14 am tarafından yağmur

»  Bakara Süresi وديع اليمني
Ptsi Mart 20, 2017 10:04 am tarafından yağmur

» Subhânallâhi ve Bihamdihi Subhânallâhi’l-Azîm
Paz Şub. 12, 2017 12:49 pm tarafından yağmur

» Gidenlerden Umre Hatıraları
Paz Ocak 15, 2017 3:17 pm tarafından yağmur

» Bin Tane Canın Olsa
Paz Ocak 15, 2017 3:09 pm tarafından yağmur

» Medine’de Bir Gece
Paz Ocak 15, 2017 2:52 pm tarafından yağmur

» En Güzel Müziksiz İlahiler
Paz Ara. 04, 2016 9:13 am tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Levlake
Paz Ara. 04, 2016 8:54 am tarafından yağmur

» Stres
Paz Ara. 04, 2016 8:43 am tarafından yağmur

» DÎNİN ve ŞAHSİYETİN TEMELİ
Paz Ara. 04, 2016 8:26 am tarafından yağmur

» Abdurrahman al ossi Müthiş Kıraat
Cuma Kas. 25, 2016 7:22 pm tarafından yağmur

» Wadi' Alyamani | Surat Ar-Rahman
Cuma Kas. 25, 2016 7:17 pm tarafından yağmur

» Medine i Münevvere de Zaman
Ptsi Kas. 21, 2016 6:09 pm tarafından yağmur

» His
Ptsi Kas. 21, 2016 5:59 pm tarafından yağmur

» Ümit
Ptsi Kas. 21, 2016 5:56 pm tarafından yağmur

» Siyahtır Kabe’nin Örtüsü...
Ptsi Kas. 21, 2016 5:30 pm tarafından yağmur

» Ender Tekin Gül Diyarı Medine
Çarş. Eyl. 28, 2016 3:59 pm tarafından yağmur

» Yeni Hicri Yılınız Mübarek Olsun
Çarş. Eyl. 28, 2016 3:46 pm tarafından yağmur

» Aşure Günümüz Mübarek Olsun
Çarş. Eyl. 28, 2016 3:44 pm tarafından yağmur

» MUHARREMİN BİRİ İLE ONU ARASINDAKİ NAMAZ
Çarş. Eyl. 28, 2016 3:40 pm tarafından yağmur

» Merhamet
Çarş. Eyl. 28, 2016 3:33 pm tarafından yağmur

» BUNU SAKIN KİMSEYE ANLATMA
Çarş. Eyl. 28, 2016 3:30 pm tarafından yağmur

» Neden Sıkılırız?
Çarş. Eyl. 28, 2016 3:18 pm tarafından yağmur

» Aklın ve Kalbin İhtiyacı: İlim ve Eğitim
Cuma Tem. 08, 2016 4:20 pm tarafından yağmur

» Hazret-i Peygamber’e Coşkun Sevgi
Cuma Tem. 08, 2016 4:16 pm tarafından yağmur

» ZULM İLE ÂBÂD OLUNMAZ
Cuma Tem. 08, 2016 4:12 pm tarafından yağmur

» SILA-İ RAHM NE DEMEKTİR?
Ptsi Nis. 25, 2016 7:54 pm tarafından yağmur

» Selmân-ı Fârisî r.a
Ptsi Nis. 25, 2016 7:48 pm tarafından yağmur

KUR’AN-I KERİM DİNLE

Mealli Kur'an Dinleyelim

Hadis-i Şerif

1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

************************
29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Istatistikler
Toplam 2056 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: ferace313

Kullanıcılarımız toplam 11729 mesaj attılar bunda 4528 konu

Mustafa İsmail'in Hayatı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Mustafa İsmail'in Hayatı

Mesaj tarafından yağmur Bir Paz Kas. 21, 2010 11:02 am

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Mustafa Muhammed El-Mursi 17 Haziran 1905 te Garbiye vilayetine bağlı Mit gazal mıntıkasında doğdu.

Genç Mustafa 1911'de "kuttab" denilen ilk okul seviyesinde Kur'an eğitimi veren okulda Şeyh Abdurrahman Ebulayneyn'den Kur'an dersleri almaya basladi.

1913 yılında Şeyh Abdullah Sehata'nın okuluna geçer.

1915'te henüz 10 yaşında olmasına rağmen sesinin güzelliği ile köyünün göz bebeği olmaya başlar.


Şeyh Mustafa İsmail 1917 yılında Şeyh İdris Fahir'den tilavet ve tecvid derslerini tamamlar. Daha sonra bir El-ezher hocasının kendisinin tilavetini Otaif camiinde dinlemesinin akabinde İslam Enstitüsünde okumak için Tanta şehrine gider.Genç Mustafa böylece Kari olarak hayata atılmış olur.

1920'de bir yas merasiminde üç gece Kur'an okumasına mukabil 70 Mısır Paund'u alarak Karilikten ilk gelirini elde etmis olur.

1925 senesinde Tanta şehrinin en zengin insanı olan Hüseyin El Kasabi'nin cenazesinde okur ve kısa süre içerisinde kırsal Mısır'ın en çok aranan karisi olur.

1927'de milli lider Saad Zaglul'un cenaze merasimi dolayısıyla Dimyat'ta okur. Burada 6 çocuğunun annesi olacak eşi ile tanışır ve bütün onemli paşalara kendisini dinletmiş olur. Programını organize edebilmek icin Tanta'da bir ofis tutmak zorunda kalır.

1943'te Kahire'de ilk defa okur. Diğer karilerin kendisine yönelttikleri ciddi eleştirilere rağmen kısa sürede başkentte destanlaşır ve radyonun yıldızı olur.

1944'te Kral Faruk'un en gözde karisi olur. Ramazan ayında kralın sarayında yapmış olduğu meşhur okuyuşlar bütün Arap dünyasındaki radyo dinleyicileri tarafından beğeni ile dinlenir. Bütün Müslüman ülkelerde tanınmaya başlar ve gelen davetler üzerine yoğun olarak seyehat etmeye başlar.

1947'de çok prestijli bir makam olan El-Ezher camii kariliğine atanır..

1965 yılında kendisini resmi kari olarak atayan Cemal Abdul Nasir'dan üstün hizmet madalyası alır. Aynı gece Ümmü Gülsüm ve Muhammed Abdul Wahab da Mustafa İsmail ile birlikte madalyalarını alırlar.

1977'de Cumhurbaşkanı Enver Sedat ile birlikte Kudüs'e gider. Bu ziyaret bütün Arap ülkeleri tarafından ciddi eleştirilere hedef olmasına rağmen Mustafa İsmail büyük bir rüyasını gerçekleştirir ve Mescid-i Aksa'da Kur'an okur.

1978 yılı 22 Aralık ayında son defa Dimyat şehrinde Kur'an okur ve 26 Aralıkta vefat eder.
avatar
yağmur
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3840
<b>Puanı</b> Puanı : 4213
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Mustafa İsmail'in Hayatı

Mesaj tarafından yağmur Bir Paz Kas. 21, 2010 11:03 am

MEKKE'DE İNİP İSTANBUL'DA YAZILANI MISIR'DA OKUDU...


Mısır'ın Garbiyye şehrine bağlı Meyt Gazal köylüleri, 1905 yılı haziranının 12. günü dünyaya geldiğinde adını Mustafa Muhammet Nursi İsmail olarak koydukları çocuğun ileride hafızu'l Kur'an olup dünyaya Kur'an dinleteceğini tahmin edemediler elbette.. Onun, adı ebediyyen Kur'an-ı Kerim'le birlikte
anılacak ender şahsiyetlerden biri olcağını da..

Mustafa İsmail, küçük yaşlardan itibaren Kur'an üzerine yoğunlaşır ve 10 yaşına geldiğinde Kur'an-ı Kerim'i tamamıyle ezberlemiştir. Bundan sonra Tanta'da Ahmedi Enstitüsü'nde fıkıh, tefsir ve kıraat ilimlerini öğrenir. Bu andan itibaren hayatının bütününü Kur'an'ı Kerim'in okunmasına adamıştır. İnsanların ona saygısı ise görülmeye değerdir.

Önemli bir yerde ilk olarak Kur'an okuması ve ünlü olması çok ilginç bir hadise. O günleri, kendisiyle Mısır'ın başkenti Kahire'deki evinde görüştüğümüz oğlu Vahit Mustafa İsmail şöyle anlatıyor: "Orada birisi babamı gösterip bu küçük genç güzel okur demiş. Şeyh Rıfat'ın yanında 10 dakika okuması gerekirken Şeyhin beğenmesiyle 1.5 saat okumuş."

Giderek şöhreti artan Mustafa İsmail'in hayatı, ünlü olması, tamamen tevafuklarla doludur. 1940'lara gelindiğinde hemen hemen Mısır'ın tamamı onu tanıyıp takdir etmektedir. Radyoda ilk Kur'an okuması da çok ilginçtir. Mısır Radyosu'nda Kur'an okuyacak kişi hasta olunca kendisini tanıyanlardan biri kahvede oturan Mustafa İsmail'i alıp Mısır Radyosu'nun mikrofonuna oturtuverir. Dönemin Kralı Faruk da dinleyiciler arasındadır. Radyoda dinlediği Mustafa İsmail'in okuyuşunu çok beğenir ve Ramazan ayında kendi yanında Kur'an okumasını ister. Artık o Melik Faruk'un kaarisi, yani Kur'an okuyucusudur.

Şaşai'nin hastalığı

Peygamber Efendimiz'in (s.av) doğumu münasebetiyle bir vakfın düzenlediği programa Şeyh Abdülfettah Şaşai'nin hastalığı sebebiyle gelemeyeceği için en az onun kadar kabiliyetli bir kaari aradıkları, bunun için tam uygun kişinin de kendisi olduğu söylendiğinde Mustafa İsmail, hayatının bir dönemecine daha geldiğini anlayıp sevinmişti. Ayrıca bu program radyoda yayınlanacak ve o sesi yarım saat boyunca ülkenin her tarafına aynı anda yayılacaktı. Ama bir endişesi vardı. O saatlerce uzun uzun okumaya alışmıştı. Şimdi yarım saatlik okuyuşuyla aynı güzelliği ortaya koyabilecek miydi? Saatini tutup okuma alıştırmaları yaptığını ilk gören ev halkı başarısı için hep bir ağızdan dua ettiklerini söylüyorlar.

Mustafa İsmail o gece Hüseyin Mescidi'nde çok iyi bir şekilde karşılanır. Cemaat içinde onu daha önceden dinleyen, seven kişiler de vardır ve onlar büyük destek verirler. Henüz Kur'an okuma sırasının gelmesine epeyce bir süre vardır ama cemaat onu baş köşeye oturtur ve Kur'an okutur. Bu program, Mustafa İsmail'in iyiden iyiye Mısır'da bir numaralı kaari (Kur'an okuyucusu) haline gelmesine vesile olmuştur.

Daha sonraki yıllar onun hep yükseliş yıllarıdır. Devrin cumhurbaşkanının takdirini kazanmış, çok defalar saraya davet edilerek Kur'an okumuştur. Yurtdışına da davet edilmiş, oralarda da tilavetiyle
insanları büyülemiştir. Şöhretinin dorukta olduğu 1947 yılında ise Ezher Camii'nin kaari olur. O Kur'an okurken cami dışarıdan gelen cemaatle dolup taşmaktadır.

Artık Mısır halkı Mustafa İsmail hayranıdır. Onun Kur'an okuduğu camiler dopdoludur ve Mustafa İsmail bitirmeden kimse camiyi terketmez. En fazla dikkat çeken husus ise çoğu zaman 2 saati aşan okuyuşları sırasında sesini aynı tonda muhafaza etmesidir. Hiç ilaç almamasına rağmen sesini nasıl muhafaza ettiği merak konusudur.

Bu arada Arap dünyası ve İslâm dünyasından plaket ve takdirler alır. 1965 yılında hiçbir Kur'an kaariine nasip olmayan Mısır nişanı kendisine verilir.

Türkiye'yi çok sevdi

"Kaari" sıfatıyla bir yerde Mısır'ın kültür elçiliğini de yapan Mustafa İsmail'den dönemin Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdünnasır, bir Ramazan ayında Türkiye'ye gitmesini ister. Şeyh Mustafa İsmail, 1969 yılında Türkiye'ye gelir. İlk durak Ankara'dır. Programın ilk bölümünde Ankara'da 15 gün kalacak, ikinci 15 günü de İstanbul ve diğer büyük illerde geçirecektir. Ama Ankara cemaatinden hiç memnun kalmaz. Cemaatin ilgisizliği onu sıkar ve hemen İstanbul'a hareket eder. İstanbul ise büyülemiştir bu Kur'an bülbülünü.

Mustafa İsmail, Türkiye ziyaretinde büyük bir ilgiyle karşılanır. Köşke davet eden cumhurbaşkanı altın suyuyla yazılmış bir Kur'an-ı Kerim hediye eder. Zamanın kültür bakanı da olaya şahittir.

1969 yılının ramazan ayını tamamen Türkiye'de geçiren Mustafa İsmail, Türkiye'yi çok beğendiğini, halkını Kur'an'a karşı çok saygılı, bağlı ve onu dinlerken çok huşulu bulduğunu söyler. İstanbul halkının Kur'an karşısındaki saygısına hayran olan Mustafa İsmail Türkiye'yi ve Anadolu insanını çok beğenir. Türkiye'de onu dinleyenlerden birisi de Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Emin Işık'tır. Doç. Işık o günleri şöyle anlatıyor: "Süleymaniye'de okuyacağını öğrenince hemen koştuk tabii. Teravihten sonra yarım saat Kur'an okudu. İstanbul cemaati Ankara cemaati gibi değil. İstanbul Mısır'ı iyi bildiği için Mustafa İsmail'in de kim olduğunu iyi
biliyordu. Cami hıncahınç dolmuştu. Daha birinci gecede Mustafa İsmail, "Ben dünyayı dolaştım, hayatımda böyle bir şey görmedim" diyerek şaşkınlığını gizleyemedi. Cemaatin Kur'an'a olan sevgisi ve caminin ihtişamı onu çok etkiledi."
avatar
yağmur
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3840
<b>Puanı</b> Puanı : 4213
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Mustafa İsmail'in Hayatı

Mesaj tarafından yağmur Bir Paz Kas. 21, 2010 11:04 am

Soyu Türktü

Oğlu Vahit Mustafa İsmail'e göre Türkiye ziyaretinden çok memnun kalan Mustafa İsmail'in de soyunda bir parça Türklük var. "Bize Kur'an okur musun?" dendiği zaman hiçbir zaman kırmayan Mustafa İsmail Türkiye'de de cami dışında kendisinden Kur'an okumasını isteyenler olduğunda bu
isteği geri çevirmemiş.

Mustafa İsmail, 1977 yılında ise Mescid-i Aksa'ya bir ziyarette bulunmuş. Devrin Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat Kudüs'e yaptığı ziyarette onu da eşlik etmesi için çağırır. Mescid-i Aksa'da gözyaşları
arasında okuduğu Kur'an uydu aracılığıyla bütün İslam ülkelerinde seyredilir. İlerleyen yıllarda yurtdışından çok sayıda teklifler gelir.

Hafız Mustafa İsmail'in hayatında unutamadığı olaylar da vardır. Bunların başında Melik Faruk'un yanında Kur'an okunması, diğeri de kaarilik yani Kur'an okuyuculuğu imtihanı geliyor.

Diğer kaarilerin Mustafa İsmail'e karşı saygı ve sevgileri ise bambaşka. Mısır'ın ünlü hafızları Abdülbasıt Abdüssamet, Muhammed Sıddık Minşevi, Şeyh Kamil Yusuf onun bulunduğu meclislerde her zaman hürmetkar tavırlarını muhafazaya gayret eden isimler arasında.

Şarkıcılar da onu dinlerdi

Anlatılanlara göre sesine hayranlıklarından dolayı şarkıcılar da işlerini güçlerini bırakıp Mustafa İsmail'i dinlermiş. Hatta Mısır'ın en ünlü şarkıcılarından Ümmü Gülsüm de onun dinleyicilerindenmiş.

Sanatçılar Mustafa İsmail okurken, "Aaa... beyati yapıyor. Aaa..nihavende çıkıyor. Şimdi sabaaya başladı. Şimdi rastta" diyerek adeta kendilerinden geçiyorlarmış.

Amerika, Fransa, Kanada, Avusturalya, Almanya, Hindistan, Pakistan, Endenozya ve daha birçok ülkeye gidip Kur'an okuması, halkın yoğun ilgisi ve kazandığı haklı şöhret onu hiç değiştirmemiş.

Ekol oldu

Mustafa İsmail'in okuyuş tarzı Kur'an tilavetinde bir ekol olmuş durumda. İslam aleminde en beğenilen ekollerin başında gelen bu tarz halen pek çok hafızın okuyuşuna ilham kaynağı oluyor.

Onun okuyuşundaki en dikkat çekici özellikler ayetlere başlaması, duruşu, manadaki derinliği vermesi, onu yansıtması; kısaca Kur'an okurken onu yaşaması, manaya göre okumasıydı. Kur'an'ın mealini çok iyi anlamıştı. Korkutma ve müjdeleme ayetlerinde sesini derece derece yükseltmesi halkın hissine dokunup cezbeye getirirdi. Bu en bariz bir şekilde cennet ve cehennem ayetlerinde farkedilirdi. Öte yandan sesini çok iyi bir şekilde kullanıyordu. Onu dinleyenler, sanki Kur'an yeni iniyormuş gibi hisseder, kendilerinden geçerlerdi.

Onu yakından tanıyıp dinleyenlerin ifadelerine göre Şeyh Mustafa İsmail Kur'an okumaya başladığı andan itibaren yarım saatte ancak ısınırmış. Kur'an'a başlamazdan önce de 25-30 dakika hiç ses çıkarmadan derinlere doğru dalıp konsantre olurmuş. Üstad nefsini ruhen, kalben hazırlar, bu
hazırlık safhasından sonra Kur'an okumaya başlarmış. Mısırlı yazar Faiz Halava şöyle diyor: "Şeyh'te Kur'an-ı Kerim en derin okyanustan daha derindir".

2-3-4 saat kesintisiz okuyan Mustafa İsmail Kur'an'ın o enfes iklimine daldıkça dalarmış. Hatta bir gece 6 saat kesintisiz okumuş. Üstelik sesinde hiçbir bozulma olmadan. İşin ilginç tarafı 6 saat içinde cemaatten bir kişi bile fire vermemiş.

Mısır'ın yaşayan en büyük hafızlarından Tıp Doktoru Ahmet Naina da Kur'an okumaya Mustafa İsmali'i taklid ederek başlayanlardan. Naina'ya göre o "Asrın en büyük kaarisi". O ulaşılması zor bir kabiliyete sahip, Allah vergisi bir sesi olan zirve bir kaari.

Sekiz yıl talebeliğini yapmış Fethi Meliciye de Mustafa İsmail'i sorduk. Melici onu şöyle anlattı evinde bizlere; "Kıraatte bir kutup noktasıydı. Günler ve şöhret onu aslından hiç değiştirmedi."

Kaynak: Aksiyon
avatar
yağmur
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3840
<b>Puanı</b> Puanı : 4213
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Mustafa İsmail'in Hayatı

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz