İsLaMCoKGuZeL FoRuMLaRı

Forumumuza Hoşgeldiniz Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) Salâvat Getirmeden Kapatmayınız "Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed"
Saat

Aralık 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Takvim Takvim

En son konular
» Sedat Uçan Müsaden Var mı Ya Rasulallah Müziksiz
Çarş. Kas. 29, 2017 3:15 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun - Levlake
Çarş. Kas. 29, 2017 3:12 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun Kokusu Gelir Müziksiz
Çarş. Kas. 29, 2017 3:07 pm tarafından yağmur

» Hasan Dursun Bilal Gibi Müziksiz
Çarş. Kas. 29, 2017 3:03 pm tarafından yağmur

» Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz'in Mübarek Doğum Günü "MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN"
Çarş. Kas. 29, 2017 2:54 pm tarafından yağmur

» Referansım Allah celle celalühü
Çarş. Kas. 29, 2017 2:49 pm tarafından yağmur

» Medine-i Münevvere’de Ramazan’ı Yaşamak
C.tesi Kas. 04, 2017 11:57 am tarafından yağmur

» EY KALEM! ESER SENİN DEĞİLDİR
C.tesi Kas. 04, 2017 11:45 am tarafından yağmur

» MESCİD-İ NEBEVÎ'DE TANIDIK BİR İMZA
C.tesi Kas. 04, 2017 11:37 am tarafından yağmur

» Medine-i Münevvere'ye Gidin / Dursun Ali Erzincanlı
C.tesi Kas. 04, 2017 11:27 am tarafından yağmur

» diken Tohumu
Paz Eyl. 17, 2017 12:15 pm tarafından yağmur

» Hakka Vuslat
Paz Eyl. 17, 2017 12:00 pm tarafından yağmur

» Kalpteki Nurun Sebebi
Paz Eyl. 17, 2017 11:49 am tarafından yağmur

» Sâlih Amelleri Yok Eden Belâ: HASET
Paz Eyl. 17, 2017 11:30 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|Kurban Bayramımız Mübarek Olsun|❀ܓ|
Cuma Eyl. 01, 2017 8:19 am tarafından yağmur

» Hac
Salı Ağus. 29, 2017 8:33 am tarafından yağmur

» Zilhicce Ayının On gününün Önemi
Paz Ağus. 27, 2017 3:54 am tarafından yağmur

» AH ŞU TATİL GÜNLERİ
C.tesi Ağus. 26, 2017 7:41 pm tarafından yağmur

» AMAN İSLAM'I BIRAKMAYIN!
C.tesi Ağus. 26, 2017 7:23 pm tarafından yağmur

» Zilhicce Ayı Orucu İle İlgili Hadis-i Şerifler
Salı Ağus. 22, 2017 4:45 am tarafından yağmur

» ZİLHİCCE AYININ İLK ON GÜNÜNDE YAPILMASI FAZİLETLİ AMELLER
Salı Ağus. 22, 2017 4:39 am tarafından yağmur

» Haccın Hikmetleri
Paz Ağus. 13, 2017 6:12 pm tarafından yağmur

» SADAKA ÖMRÜ UZATIR, BELAYI DEFEDER
Paz Ağus. 13, 2017 6:05 pm tarafından yağmur

» Eden Bulur.
Paz Ağus. 13, 2017 6:02 pm tarafından yağmur

» Bir Karga Hikayesi..
Paz Ağus. 13, 2017 5:59 pm tarafından yağmur

» Talep..
Paz Ağus. 13, 2017 5:56 pm tarafından yağmur

» Hac üzerine 🕋🥀♥
Paz Ağus. 13, 2017 11:21 am tarafından yağmur

» MEKKE-İ MÜKERREMEYE GETİRİLEN İLK SU: AYN-I ZÜBEYDE
Paz Ağus. 13, 2017 11:10 am tarafından yağmur

» Ana Babaya İyilik Hakkında Hikaye ve Hadis-i Şerifler♥
Paz Ağus. 13, 2017 7:43 am tarafından yağmur

» Bakalım cennete ilk önce kim varır. 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:31 am tarafından yağmur

» Ikilemeli konuşma 😊
Paz Ağus. 13, 2017 7:28 am tarafından yağmur

» Tabaktaki et :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:25 am tarafından yağmur

» İnşaallah :)
Paz Ağus. 13, 2017 7:22 am tarafından yağmur

» Kurban ve Bilmemiz Gerekenler
Paz Ağus. 13, 2017 7:20 am tarafından yağmur

» |❀ܓ|RAMAZAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN|❀ܓ|
Paz Haz. 25, 2017 3:47 am tarafından yağmur

» Ya Bardak Ya Göl...
Cuma Haz. 23, 2017 4:25 pm tarafından yağmur

» Elveda Ey Şehri Ramazan
Cuma Haz. 23, 2017 4:22 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Giderken
Cuma Haz. 23, 2017 4:20 pm tarafından yağmur

» Ramazan-ı Şerif Bayramı
Cuma Haz. 23, 2017 4:19 pm tarafından yağmur

» BAYRAMIN SÜNNET VE EDEPLERİ
Cuma Haz. 23, 2017 4:18 pm tarafından yağmur

»  Ramazan nüktesi :)
Ptsi Haz. 05, 2017 12:09 pm tarafından yağmur

» Yurdum İnsanı
Ptsi Haz. 05, 2017 12:04 pm tarafından yağmur

» Ne Zaman Uyanır?
Ptsi Haz. 05, 2017 11:59 am tarafından yağmur

» Köpeğe su vermesi affına vesile oldu
Ptsi Haz. 05, 2017 11:52 am tarafından yağmur

» Her Koyunu Kendi Bacağından Asarlar.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:48 am tarafından yağmur

» Hikmetler.
Ptsi Haz. 05, 2017 11:38 am tarafından yağmur

» Kalbe Dokunan Sözler...
Paz Mayıs 28, 2017 10:37 pm tarafından yağmur

» Kelebeğin Yüreği
Paz Mayıs 28, 2017 9:43 pm tarafından yağmur

» Acziyet
Paz Mayıs 28, 2017 9:38 pm tarafından yağmur

» Hastalık Üzerine
Paz Mayıs 28, 2017 9:35 pm tarafından yağmur

KUR’AN-I KERİM DİNLE

Mealli Kur'an Dinleyelim

Hadis-i Şerif

1-Âfetü’l ilmi ennisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtüimâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helalicihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’ttayyibetü sadakatün: Güzel sözsadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’ssüyuf: Cennet kılıçların gölgesialtındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadetiedvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anühüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’lhikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’lmümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ulmümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytükülli takiyyin: Mescid, takva sahiplerininevidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvelibadetü: Dua ibadettir.

************************
29-Elcümuatü haccü’l mesakin: Cumafakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’ssuali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’lkelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahikitumitül kalb: Çok gülmek kalbiöldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrüummü’l habais: İçki,kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatümâlün la yenfedü: Kanaat bitmez birsermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman:Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’üala dini halilihi: Kişi, arkadaşının diniüzeredir.

Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Istatistikler
Toplam 2056 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: ferace313

Kullanıcılarımız toplam 11786 mesaj attılar bunda 4564 konu

Zeynep Binti Huzeyme Zeynep Binti Cahs radiyallahu anhumâ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Zeynep Binti Huzeyme Zeynep Binti Cahs radiyallahu anhumâ

Mesaj tarafından yağmur Bir Paz Ağus. 08, 2010 7:19 pm

Zeynep binti Huzeyme ve Zeynep binti Cahs radiyallahu anhüma Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin ailesine katilan bahtiyarlardan... isimleri ve ahlâklari birbirine benzeyen, mü’minlerin annesi olma serefini elde eden rehber insanlardan... Cömertlikleriyle taninmis, yoksullara, fakirlere yardim etmeleriyle meshur olmus merhametli, sefkatli, iyiliksever bir ahlâka sahip gönül zengini mücâhidelerden...

Zeynep binti Huzeyme radiyallahu anhâ annemize "Ümmü’l-Mesâkin= yoksullarin annesi" denirdi. Bu onun lâkabi olmustu. Cahiliye devrinde bile böyle taninirdi. O, Arabistanin en güçlü kabilelerinden olan Âmir ibni Sa’sa’ kabilesine mensuptu. Kabilesi arasinda önemli bir nüfûza sahipti. Onun ilk evliligi Tufeyl ibni Hâris ile oldu. Ondan bosaninca Ubeyde ibni Hâris ile evlendi. O da Bedir’de sehit edilince Zeynep (r.anhâ) dul kaldi.

Resûl-i Ekrem (s.a) efendimiz hicrî üçüncü yilda islâm’i anlatmak için Âmir ibni Sa’sa’ kabilesine bir gurup teblig eri göndermisti. Bunlar hâince pusuya düsürülüp kiliçtan geçirilince bu kabile ile müslümanlarin arasi bozuldu. iki Cihan Günesi Efendimiz bu büyük ve güçlü kabile ile düsmanligin devam etmesini istemedi. Aradaki iliskilerin düzelmesine vesile olacak bir firsat bekledi. Zeynep binti Huzeyme (r.anhâ) dul kalinca evlenme teklifinde bulundu. Zeynep; amcasi Kabîsa ibni Amr el-Hilâli’yi vekil tayin etti. O da dörtyüz dirhem gümüs mihri ile Resûlullah (s.a) Efendimize nikâhladi.

Mü’minlerin annesi olma serefini elde eden Zeynep binti Huzeyme (r.anhâ) kendine tahsis edilen odasina tasindi. Hz. Hafsa ile odalari yanyana idi. Büyük bir mutluluk içerisinde hayatini devam ettiriyordu. Çok ibadet yapar, çokça sadaka verirdi. Bu mes’ud hayat dünyada üç-dört ay veya sekiz ay kadar ancak sürdü. 626 m. senede otuz yaslarinda iken âhirete göç etti. Cenâze namazini bizzat Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimiz kildirdi. Bakî kabristanina defnedildi. Rabbimiz sefaatlerine nâil eylesin. Amin.

***

Zeynep binti Cahs radiyallahu anhâ Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin diger bir hanimi... islâmiyeti ilk kabul eden hanim sahâbîlerden... Efendimizin hala kizi... ibadete düskün olusu ve cömertligiyle meshur... Fakirlerin, gariblerin annesi diye anilan takvâ erlerinden... Kendi el emegi ile geçinen, dikis, nakis ve el isi yaparak kazandigi paralari fakirlere infak eden sehâvet sahibi bir mücâhide... Nikâhini Allah Teâlâ’nin kiydigi bir bahtiyar... Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimizin ahirete göç eylemesinden sonra kendisine ilk kavusan annemiz...

O, bi’setten yirmi sene önce Mekke’de dogdu. ilk iman edenlerden oldu. Asil adi Berre idi. Resûl-i Ekrem (s.a) onu Zeynep olarak degistirdi. Babasi Beni Esad kabilesinden Burre olup annesi de Rasûlullah’in halasi Ümeyye binti Abdülmuttalib’dir. Abdullah ibni Cahs (r.a)’in kizkardesidir.

O, ilk hicret edenler arasinda yer alarak Mekke’den Medine’ye hicret etti. ilk muhacirlerden oldu. Bekârdi. Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimiz onu evlâtligi Zeyd ibni Hârise (r.a) ile evlendirmeyi düsündü. Cahiliye devrinin yanlis âdetlerinden birisini daha yikmak istedi. Kölelerin asagilanmasini ortadan kaldirmak ve islâmiyetin insanlari esit saydigini göstermek üzere Zeyneb’e dünürcü olarak gitti.

Zeynep ve kardesleri bu isi uygun görmediler. Hür bir kadinin, azâtli biriyle evlenmesi o günki örfe göre imkân dahilinde degildi. Bunu içlerine sindiremediler. Hatta Zeynep tavrini su ifadeleriyle ortaya koydu: "Ya Rasûlallah! Ben senin halanin kiziyim. Ona varmaya râzi degilim. Ben Kureysliyim." dedi. Bunun üzerine Allah Teâlâ Ahzab sûresinden 36. âyet-i kerîmeyi nâzil buyurdu. Meâlen:

"Allah ve Resûlü bir ise hüküm verdigi zaman, inanmis bir erkek ve kadina o isi kendi isteklerine göre seçme hakki yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karsi gelirse, apaçik bir sapikliga düsmüs olur."

Zeynep binti Cahs (r.anhâ) tekrar Rasûlullah (s.a)’e sordu: "Yâ Rasûlallah sen, Zeyd ile evlenmemi istiyor musun?" dedi. Efendimiz de: "Evet!" buyurdu. Bunun üzerine o: "Rasûlullah’a âsî olamam" dedi ve kabul etti.

Fakat Hz. Zeyd ile Hz. Zeynep arasinda samimi bir sevgi ve sicak bir anlayis hâkim olamadi. Evlilik onlara rahat getirmedi. Geçimsizlikleri artti. Bu beraberligin uzun ömürlü olamiyacagini sezen Zeyd ibni Hârise (r.a) durumu Fahr-i Kâinat (s.a)’e açma zarûretini duydu ve Efendimize gelerek: "Ya Rasûlallah! Ben ailemden ayrilmak istiyorum." dedi. iki Cihan Günesi Efendimiz bu söze üzüldü. Kendisinin sebeb oldugu bir ailenin dagilmasina gönlü râzi olmadi. Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimiz ona: "Esini tut, bosama. Allah’tan kork!.." buyurdu.

iki Cihan Günesi Efendimiz bu âilenin devam etmesi için gayret ediyordu. Fakat gönüller bir defa sogumustu. Ülfet edebilmek, tahammül gösterebilmek bir hayli zorlasmisti. Buna ragmen âile olarak beraberlikleri bir sene devam etti. Geçimsizlikleri son haddine vardi. Bu birliktelige tahammülü kalmayan Zeyd (r.a) nikah akdini bozmak zorunda kaldi. Zeynep (r.anhâ)’yi bosadi.

Resûl-i Ekrem (s.a) bu hadiseye çok üzüldü. Ancak cahiliye âdetleri toplumu kara bulutlar gibi sarmisti. Bir kimse evlâtliginin hanimi ile evlenemezdi. Allah Teâlâ bu yanlis anlayislarin, bâtil âdetlerin kalkmasini murad etti. Çok geçmeden vahyini indirdi. Ahzab sûresinin; 4 ve 5. âyetleriyle bu konuyu açikliga kavusturdu. söyle ki: Meâlen:

"... Evlâtliklarinizi öz ogullariniz gibi tanimadi. Bu, sizin agizlarinizdaki lâfinizdir. Allah, hakki söyler ve O, dogru, yolu gösterir. Onlari babalarina nisbetle çagirin. Bu Allah katinda daha dogrudur. Eger babalarinin kim oldugunu bilmiyorsaniz, bu takdirde onlari din kardesleriniz ve görüp gözettiginiz kimseler olarak kabul edin. Yanilarak yaptiklarinizda size vebal yoktur. Fakat kalblerinizin bile bile yöneldiginde günah vardir. Allah bagislayandir, esirgeyendir."

Bu âyetler nâzil olunca azâd edilmis köleler ve evlâtliklar, öz babalarinin adiyla anilmaya baslandi. Öz babasi bilinmeyenler de eski efendilerinin dostu ve din kardesi oldular.

Aradan bir zaman geçti.

Daha sonra da ayet, bu konudaki endiseleri izale eden hükmü bildirdi. Allah Teâlâ Ahzab suresi: 37-40. âyetlerini inzal buyurdu. Meâlen:

"(Resûlüm!) Hani Allah’in nimet verdigi, senin de kendisine iyilik ettigin kimseye: Esini yaninda tut, Allah’tan kork! diyordun. Allah’in açiga vuracagi seyi insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asil korkmana lâyik olan Allah’tir. Zeyd, o kadindan ilisigini kesince biz onu sana nikâhladik ki evlâtliklari karilariyla iliskilerini kestiklerinde (o kadinlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasin. Allah’in emri yerine getirilmistir."

"Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babasi degildir. Fakat o, Allah’in Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her seyi hakkiyla bilendir."

Hz. Âise (r.anhâ) annemiz bu âyetleri duydugu zaman: "islerin en büyügü en faziletlisi ona nasib olmus ve Allah onu gökte Resûlüne nikâhlamistir. Zeynep, bize karsi bununla iftihar edecek, ögünecektir." dedi.

Zeynep binti Cahs ile iki Cihan Günesi Efendimiz, hicretin besinci senesinde evlendi. O sirada Zeynep (r.anhâ) annemiz 35 yaslarinda idi. Mükellef bir dügün ziyafeti verildi. Enes ibni Mâlik (r.a)’in annesi Ümmü Süleym (r.anhâ) o gün Medine hurmasini yag ile karistirarak özel bir yemek yapti. "Hays" adi verilen bu yemegi Enes ile birlikte Efendimize gönderdi. Yemek iki kisiye zor yeterdi. Ama Allah dilerse bir orduya yetirirdi.

Enes o zamana kadar hiç görmedigi bir manzara ile karsilasti. iki Cihan Günesi Efendimiz ona: "Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali’yi çagir" dedi. O hayretler içerisinde gitti çagirdi. Efendimiz tekrar Enes’e: "Mescidde kim varsa, yolda kimi görürsen davet et!" buyurdu. Enes büsbütün sasirdi. Bu kadar yemek kime yetecek diye kendi kendine alip verdi? Ama emre uyarak disari çikti. Kimi gördü ise dügün yemegine çagirdi. Ulasilabilen ashabin hepsi grup grup gelmeye basladi. Habib-i Kibriya (s.a) efendimiz yemek kabini ortaya koydu. Bereketlenmesi için duâ etti ve: "Onar onar sofraya otursunlar ve herkes önünden yesin." buyurdular. Çagirilan herkes o yemekten doyasiya yedi. Enes (r.a) diyor ki: "Yedikçe kaptaki yemek çogaliyordu. Adetâ alttan kayniyordu. Davetlilerin hepsi yedi ve doydu. Getirdigim yemek aynen ortada idi." Resûl-i Ekrem (s.a) bana: "Yâ Enes! tabagi kaldir." buyurdu. Tabagi zevcesinin yanina koydum ve annemin yanina döndüm. Gördüklerimi hayretler içerisinde anneme anlattim. Annem bana "Hayret etme. Cenâb-i Hak o yemekten bütün Medinelilerin yemesini dilemis olsaydi, hepsi de yer ve doyardi." diyerek bunun bir mûcize oldugunu söyledi.

Ne iman!... Ne muhabbet!... Ne ülfet!... Ne teslimiyet!... Ey yüceler yücesi Allahim böyle bir iman, muhabbet, ülfet ve kaynasmayi bizlere de nasib et!... Amin.

Zeynep (r.anhâ) annemizin dügün ziyafeti tesettür ayetlerinin nüzûlüne de vesile oldu. Davetliler yemekten sonra kalkip gitmisti. Üç kisi vardi ki, onlar oturmus çene çaliyorlardi. iki Cihan Günesi Efendimiz onlarin kalkip gitmesi için odaya girip çikiyordu. Fakat onlar bu hareketten anlamiyorlardi. Efendimiz (s.a) annelerimizin odalarini ayri ayri dolasti geldi yine onlar konusuyordu. Can sikici bu hadise üzerine Allah Teâlâ Ahzab Sûresi: 53. ayet-i celileyi nâzil buyurdu. Meâlen:

"Ey iman edenler! Peygamberin evlerine yemege dâvet olunmadan vaktine de bakmadan girmeyin. Ancak davet edildiginiz zaman girin. Yemegi yediginizde hemen dagilin, sohbete dalmayin. Çünkü bu hareketiniz Peygamberi üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadir. Ama, Allah hakki söylemekten çekinmez. Peygamberin hanimlarindan birsey istediginiz zaman perde arkasindan isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onlarin kalpleri için daha temiz bir davranistir. Sizin Allah’in Resûlünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanimlarini nikâhlamaniz aslâ câiz olamaz. Çünkü bu, Allah katinda büyük bir günahtir."

O günden itibaren Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimizin âileleri, mü’minlerin anneleri, perde arkasina çekildiler. Kiyamete kadar gelecek islâm hanimefendilerine örnek teskil ettiler. insanlik haysiyet ve serefini böyle muhafaza ettiler. iffet timsâli nezih bir hayat sürdüler. Gözler ve gönüller islam’in bu güzellikleriyle huzur ve sükûn buldu. insanlik bu ölçülerle mutlu oldu. insan kiymeti ancak bu sekilde bilindi. insan insanliginin serefine erdi.

Zeynep binti Cahs (r.anhâ) annemiz ibâdete düskün, takva sahibiydi. Çokça nâfile namaz kilar, nâfile oruç tutardi. Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimiz bir gün mescitte iki direk arasinda bagli bir ip gördü. "Bu ip nedir?" diye sordu. Ashâb-i Kiram da: "Zeynep annemizin" dediler. Namazda ayakta durmaktan yorulunca bu ipe tutunur diye ilâve ettiler. Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimiz bu hareketten pek hoslanmadi. Bunun üzerine: "ibadette böyle güçlüge girilmez. Bu ipi çözünüz. Sizler zinde oldukça ayakta kilin." buyurdular.

O, vefâkâr bir hanimefendiydi. Hakki teslim ederdi. Dürüstlükten ayrilmazdi. Birgün, münâfiklar Hz. Aise annemize iftira atmislardi. iki Cihan Günesi Efendimiz bu konuda Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali (r.anhüm)’ün fikirlerini sordu. Bu arada Zeynep (r.anhâ) annemizin de görüsünü almak istedi. Bunun üzerine Zeynep annemiz bütün insanliga örnek olacak su cevabi verdi:

"Ya Rasûlallah! Ben isitmedigimi isittim demekten, görmedigimi gördüm demekten kendimi korurum. Onun hakkinda vallahi hayirdan baska bir sey bilmiyorum." dedi.

Bu cevap hem Habib-i Ekrem (s.a) Efendimizi hem de Hz. Âise (r.anhâ) annemizi çok sevindirdi.

Zeynep binti Cahs (r.anhâ) annemizin en bâriz vasiflarindan biri de cömertligi idi. O, dünya malina önem vermezdi. Kendi el emegi ile geçinirdi. Dikis ve el isi yapardi. Deri tabaklar onlari diker ve deri esyalar üretip satardi. Elde ettigi kazanci Allah yolunda fakir ve yoksullara dagitirdi. Ömrü boyunca sehavet üzere yasadi. infak etmek onun için büyük bir zevkti. Hz. Âise (r.anha) onun cömertligi hakkinda söyle der:

"Ben, dini yasama konusunda Zeynep’ten daha hayirli, ondan daha çok Allah’tan korkan, ondan daha dogru sözlü, akraba hakkini ondan daha çok gözeten, Allah’in rizâsini kazanabilmek için fakirlere ondan daha çok sadaka veren bir kadin görmedim."

Yine onun cömertligini ortaya koyan bir örnek de sudur:

"Hz. Ömer (r.a) sahâbîlere hazineden maas baglamisti. Zeynep annemize de bagladigi maasi gönderdi. Zeynep annemiz bu kadar çok parayi görünce sasirdi ve: "Allah Ömer’i affetsin. Diger kardeslerimin hisseleri de bunun içinde mi?" diye sordu. Parayi getirenler: "Hayir! Bunlarin hepsi senindir." dediler. Bunun üzerine o: "Sübhanallah!" diyerek örtüsü ile yüzünü kapadi ve hizmetçisine: "Elini sok, o paradan bir avuç al, falan ogullarina götür. Bir avuç al, filan’a ver." diyerek akrabasina ve kimsesizlere dagitti. Örtünün altinda avuçlayacak bir sey kalmadi. Hizmetçisi: "Ey mü’minlerin annesi! Allah sizi affetsin. Bunda bizim de payimiz var." dedi. Bu söz üzerine Zeynep annemiz örtünün altinda kalanlar da senin olsun dedi ve gelen paranin hepsini dagitti. Hz. Ömer (r.a) annemizin bu davranisindan haberdar olunca bin dirhem getirdi. Onun kapisinda durdu, selâm verdi ve: "Gönderdigim parayi dagittigini duydum. Bari bunlari elinde tut." dedi.

Zeynep (r.anhâ) o parayi da ihtiyaç sahiplerine dagitti. Üstelik ellerini açti ve bütün samimiyetiyle söyle duâ etti.

"Allahim! bundan sonra beni Ömer’in ihsanini almaya eristirme. Çünkü bu dünya mali bir fitnedir." dedi.

Kanaat ve cömertlik büyük bir hazine idi. Fakiri, yoksulu sevindirmek iki Cihan Seâdetini elde etmekti. Vermek, infak etmek dagitmak onun en büyük zevkiydi.

Bu yüce hasletlerinden dolayi o, Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimize vefatindan sonra ilk kavusan annemiz oldu. "Bana en önce kavusacak olaniniz kolu uzun olaninizdir." hikmetli sözünün muhatabi olarak anildi. Kolu uzun olmak cömertlikten kinaye olarak söylenmisti.

Zeynep binti Cahs (r.anhâ) vâlidemizin yapmis oldugu samimi duasi Allah katinda kabul buyuruldu ve hicrî 20 yilinda 53 yasinda iken Medine’de vefat etti. Bir daha maas alamadi. Cenâze namazini Hz. Ömer (r.a) kildirdi. Cennetü’l-Bakî kabristanligina defnedildi. Cenâb-i Hak sefaatlerine nail eylesin. Amin.

avatar
yağmur
Özel Üye
Özel Üye

Aktiflik :
999 / 999999 / 999

<b>Uyarı Seviyesi</b> Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 3897
<b>Puanı</b> Puanı : 4290
<b>Teşekkür</b> Teşekkür : 72
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/01/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz